<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025</id><updated>2012-01-31T11:19:06.558+02:00</updated><title type='text'>BÜYÜK YÜREK</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>106</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-6497743197565346589</id><published>2011-01-25T21:56:00.003+02:00</published><updated>2011-01-25T22:30:42.578+02:00</updated><title type='text'>ŞAKA YAZISI</title><content type='html'>40 yaşında yüksek lisans!&lt;br /&gt;Aralarında bana "teyze" diyen çıkar mı acaba?&lt;br /&gt;Belki "abla"...&lt;br /&gt;İzin veremem hayır, hayır, buna izin veremem.&lt;br /&gt;Aralarında dedikodu yapacaklar belki.&lt;br /&gt;Ne işi var la bu kocakarının burada?&lt;br /&gt;Ben de cevap veririm:&lt;br /&gt; "Size ne la? Aklımla başım arasındaki mesafe uzundu. Yeni kavuştular birbirlerine.&lt;br /&gt;Hesap mı vereceğiz bu yaştan sonra? Dağılın!&lt;br /&gt;Büyüklerinize saygı gösterin. Çarparım.&lt;br /&gt;Derslerde de öyle her lafa karışmayın.&lt;br /&gt;Büyüklerin sözünü dinleyin. Onlar ne derse doğrudur.&lt;br /&gt;Öyle ders arası çay kahve falan getirin, hürmet edin!&lt;br /&gt;Gerekirse ders notlarınızı paylaşın. Projelerde falan yardımınızı esirgemeyin...&lt;br /&gt;Ben de size yardımcı olurum uslu olursanız.&lt;br /&gt;Yolumun üstündeyse (ama saaaaaadece yolumun üstündeyse) ders çıkışı eve bırakırım mesela...&lt;br /&gt;Yaşlı kemiklerimi yormayın daha fazla! İşten çıktım yorgunum. Daha eve gidip ev hanımlığı olarak yemek, okul çocukluğu olarak ders, iş kadınlığı olarak ütü, oje gibi hazırlıklar yapacağım."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Heyecanlı değilim, hayır.&lt;br /&gt;Ürkmüyorum zibidilerden!&lt;br /&gt;Şaka la, şaka!!! Şaka diye yazdım.&lt;br /&gt;Batırdım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-6497743197565346589?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/6497743197565346589/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=6497743197565346589' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/6497743197565346589'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/6497743197565346589'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2011/01/saka-yazisi.html' title='ŞAKA YAZISI'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-1820172135534858915</id><published>2010-11-19T20:45:00.002+02:00</published><updated>2010-11-19T20:52:40.709+02:00</updated><title type='text'>şifre manyağı oldum</title><content type='html'>Aman da aman...&lt;br /&gt;Aylar yıllar oldu yazmayalı, buralara ilişmeyeli... Kullanılmayan bilgileri minik beynim çöpe atmış. (niye "minik" dedim ki bu muhteşem yaratığa?) (niye "muhteşem" dedim ki bu kendi halinde mütevazi organa?) ...... devam edebilirim.&lt;br /&gt;Kullanılmayan bilgi olan o birkaç harflik şifremi unutmuşum işte... Onu gir, buna bak, yedek mail adresi yaz derken başıma ağrılar girdi. Sevmiyorum bu işleri. Bana yapılmışını getirsinler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-1820172135534858915?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/1820172135534858915/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=1820172135534858915' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/1820172135534858915'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/1820172135534858915'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2010/11/sifre-manyag-oldum.html' title='şifre manyağı oldum'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-5841971222694380152</id><published>2008-07-17T23:17:00.000+03:00</published><updated>2008-07-17T23:29:18.763+03:00</updated><title type='text'>KENDİMDEN ŞÜPHELENİYORUM</title><content type='html'>Boş kaldığımda, mesela işe giderken yolda, televizyona sırf açık olduğu için bakarken koltukta, kafamı çalıştırmaya gerek olmayan işler yaptığımda kütüphaneyi düzeltmek, bıncır cıcık toz almak gibi, kendi kendime çok komik şeyler kurgulayıp kafamdan, kahkahadan geberene kadar gülüyorum içimden...&lt;br /&gt;Böyle böyle yapa yapa, bir neşe bir neşe bende...&lt;br /&gt;İçimi güldürüyorum, içim dışıma çıkıyor.&lt;br /&gt;İyi oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey güzel Allah'ım!!!&lt;br /&gt;Eğlenmek için bile kimseye ihtiyacım kalmadı mı?&lt;br /&gt;Peki bu hayır mıdır, yoksam şer mi?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-5841971222694380152?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/5841971222694380152/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=5841971222694380152' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/5841971222694380152'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/5841971222694380152'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2008/07/kendimden-pheleniyorum.html' title='KENDİMDEN ŞÜPHELENİYORUM'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-8534746266813443096</id><published>2008-02-18T22:31:00.000+02:00</published><updated>2008-02-18T23:04:36.455+02:00</updated><title type='text'>LEBLEBİ ÇEKİRDEK VİZESİ</title><content type='html'>2007-2008 Eğitim Yılı&lt;br /&gt;1.VİZE&lt;br /&gt;SORULAR&lt;br /&gt;1-Neden koca bir kase leblebiyi yanında şekerli çayla kıtır çıtır yerken, karışık kuruyemiş çanağında bademlerin, fıstıkların ardında leblebiler hep arta kalıp sürünür?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-Dallas'daki Bobby, abisi JR'ın tüm pisliklerine rağmen pür-i pak kalmayı başarırken, ne yapıp kirli işlere bulaşmıştı da "Amanın, ben de çamura bulaştım!" demişti?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-Çayyolu Belediye Başkanlığı'na aday olmam, yakın çevremde manidar ve yandan çarklı gülümsemelere neden olur mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-Güzel kurabiyeler yapmak, hamurla eğlenmek, onlara şekil verirken mutluluktan uçmak, seramik yapmaya yetenekli olduğumun bir göstergesi olabilir mi? Değilse, bu sonuca ulaşmam kendimle ilgili pek hoşnut olmayacağım başka bir özelliğin göstergesi midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5-Tıp, ampirik bir bilim dalı mıdır? Evet ise, 'tıp'tan faydalananlara ne denir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6-Kan tahlili yaptırmam için akın akın büyüyen aile-arkadaş baskısına karşı, yukarıdaki sorunun cevabı kullanılabilir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7-Sinop'a bütün karşı koyuşlara rağmen nükleer santral yapılması durumunda yine de büyüyünce orada yaşamak konusunda verdiğim kararı gözden geçirmem gerekir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8-Türkiye'deki bütün tarih ve doğa harikalarının nükleer santral, baraj, sondaj yapmak suretiyle içine edilmeye çalışılması, "güzel kız, ama talihsiz" gibi bir benzetmeyle örtüşebilir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9-"Aptallık" konusunda, "Karşındakinin zekasını hesaba katmayan" tanımlamasının üzerine daha iyisi bulundu mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10-Bir ağır ceza hakimi ayan beyan, memleketimin bir bölümündeki insanların hepsinin, hilafsız hepsinin berbat olduğunu söylerse, kendisinin meslek ahlakından şüphe edilip aynı zamanda kafatası avcılığıyla suçlanabilir mi? Bu suçlama için bana "karşı dava" açar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11-Ayşe, günde 6-8 saat arası uyuyamazsa, ertesi gün kendini iyi hissetmiyor. Şu an saat 22.50. Ayşe'nin yarın saat 05.50'de kendini iyi hissederek kalkabilmesi için, en geç kaçta yatması gerekir?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-8534746266813443096?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/8534746266813443096/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=8534746266813443096' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/8534746266813443096'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/8534746266813443096'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2008/02/leblebi-ekirdek-vizesi.html' title='LEBLEBİ ÇEKİRDEK VİZESİ'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-9196037105186634090</id><published>2008-01-22T21:42:00.000+02:00</published><updated>2008-01-22T22:55:11.900+02:00</updated><title type='text'>"SU"DAN ŞEYLER</title><content type='html'>SUyu seviyorum.&lt;br /&gt;Yüzüme çarpmasını seviyorum sabahları... Obsesif olduğum için, 8 kere sağ tarafa, 8 kere sol tarafa, 3 ortaya, 3 gıdıya... Sonra aynaya bakıp, aşağı sarkmış kaşlarımı düzeltip, kendime öpücük atıyorum... Bazen de gülümseyerek çeşitli açılardan nasıl göründüğüme bakıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şeyi temizleyebilmesini seviyorum... Kirli vücudumuzu, kirli elbiselerimizi, kirli tabaklarımızı ve dahi, kirli düşüncelerimizi... Suyun içindeyken, akan suyun altındayken, suyla uğraşırken aklımdan kötü bir düşünce geçtiğini hatırlamıyorum... Kötü rüyalarımızı bile akan suya anlatmıyor muyuz, alıp götürsün kötülüğü diye? Kahve falından sonra fincanı yıkarken "iyisi bana, kötüsü suya" demiyor muyuz? Bütün "kirli"leri alıp temizliyor su, ama kendinde biriktirmiyor...&lt;br /&gt;İçmesini seviyorum... Çocukken, babaannemin evinde kocaman bir testi, üzerinde kaneviçe bir örtü, onun üzerinde kenarları tırtıklı melamin bir tabak ve en üstte de küçük bir maşrapa vardı. Çok severdim o düzeneği. Herkesin gözünün içine bakardım "su isteseler de getirsem" diye. Su hep serin olurdu onun içinde bir de... Hani biraz ılık, biraz soğuk karıştırırsın da, en lezzetli ısıya ulaşır... Öyle... Onun içindekini karıştırmaya gerek yoktu. Her daim en lezzetli serinlikteydi ve içinden su alması çok zevkliydi...Bizim evdeki, musluklu bidondu. Yazın kötü kokardı su.&lt;br /&gt;Bir de bir 'kabahat' işlerdim çocukken... Su isteyen misafirlere, tam da annemin öğrettiği gibi, bardağın en parlağını seçip, altına şık bir bardak altı koyup, bardağa elimi sürmeden götürürdüm. Ancak mutfaktan getirene kadar, yürürken, illa ki bir-iki yudum içerdim üzerinden. Öylece verirdim misafire... Dayanamıyordum belki o güzel görüntüye... Güzel bardak, serin su. Hiç sektirmeden yaptım bunu. Ne zamana kadar, bilmiyorum. Acaba çakan olmuş mudur bunu? Dudak izim çıkmış mıdır hiç?&lt;br /&gt;Bahçe sulamasını, saksıdaki çiçeklere su vermesini seviyorum. Eski apartmanımızın önünde güzel bir bahçe vardı. Cemal Amca bahçeyi sularken alırdım elinden. Öyle herkese vermezdi hortumu. Öğretmişti bana: Ağaç diplerine bolca, çiçeklere hortumun ucunu iki parmağınla kıstırarak püskürtme usulü, havadan... Bazen o esnada mahallenin çocukları gelir su isterlerdi. O zaman hortumu biraz uzatıp, boşluğa bırakırdım suyu, gelip içerlerdi. Niyeyse önemli hissederdim kendimi.&lt;br /&gt;En çok da, yeni çiçek ektiğim zaman, 'can suyu' vermesini seviyorum. Toprağı iyice bastırıp sağlamlaştırdıktan sonra verirsin o suyu, 'can' alır çiçek. Kutsal bir iş gibi gelir bana bu... Zaten ismi de gayet ağır: CAN suyu...&lt;br /&gt;Suyu seyretmesini seviyorum. Kim sevmez ki? Ama 'gerçek' suları seviyorum, öyle belediye yapımı zevksiz şelaleleri, kuyudan fışkırmış petrol görüntüsü veren fıskiyeli manasız havuzları değil... Denizi, gölü, ırmağı seviyorum.&lt;br /&gt;Birilerinin anısına yaptırılmış çeşmeleri seviyorum... O çeşmelerden su içenlerin, o 'birileri'ne dua ettiklerini umuyorum...&lt;br /&gt;'Gerçek' suların sesini, renklerini seviyorum...&lt;br /&gt;Suyun olduğu yerdeki bereketi seviyorum. Sadece toprağa değil, etrafında yaşayan insana da bereket veriyor su... Sanki daha bir açık ufuklu, daha canlı oluyorlar.&lt;br /&gt;Büyük suların görkemini seviyorum. Hem seviyorum, hem korkuyorum... Aslında korku değil de, "ihtişama saygı" diyelim... Evet, aynen öyle...&lt;br /&gt;Büyük sulardaki, insan eli değ(e)memiş düzeni seviyorum. O doğal hiyerarşiyi, doğal düzeni seviyorum...&lt;br /&gt;"Aynı nehirde iki kere yıkanılmaz" sözünü seviyorum... Akan her bir su damlası hayatımızdan bir 'an'sa eğer, yaşadığını, o 'an'dan başka tekrarlayamazsın, geri döndüremezsin... Kurgulasan beceremezsin...&lt;br /&gt;Sonuç:&lt;br /&gt;Su gibi ömrümüz olsun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-9196037105186634090?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/9196037105186634090/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=9196037105186634090' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/9196037105186634090'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/9196037105186634090'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2008/01/sudan-eyler.html' title='&quot;SU&quot;DAN ŞEYLER'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-7730037734188796772</id><published>2008-01-12T19:27:00.000+02:00</published><updated>2008-01-12T20:16:37.821+02:00</updated><title type='text'>REDDETTİM</title><content type='html'>Ağustoooosssss, Eyylüüüüüüüll, Ekiiimmmmm, Kasııııııımmmmmmm, Araaaaaaalıkkkkkk!!! Çoook zaman geçmiş yazmayalı... Hatta Ocak'ı da ağdalayabilirdim sıradan. Neredeyse yarılamışım onu da.&lt;br /&gt;Güzel bir sene geçirdim.&lt;br /&gt;Özetle, en çok, "reddetmeyi" öğrendim.&lt;br /&gt;Mutlu oldum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimsenin hatırı için birşey yapmadım mesela, kendim istemezken... Reddederken yalan da söylemedim. "İstemiyorum" dedim, o kadar. Kimseyi de, hatırım için birşey yapmaya, bir yere gitmeye zorlamadım. O da istemiyor, o kadar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Facebook davetlerini reddettim, hem de büyük keyifle! Bu işin ne kadar boş ve rayiç sürülerin bir oyalanması olduğunu, reddettiklerimden soranlara keyifle anlattım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Cehalet"e kendimi ifade etme çabalarımı reddettim. Reddetmekle kalmayıp, "cehalet"le eğlenmeyi öğrendim... Artık, arkadaşlarımla aramızda konuşup, dedikodu yapıp, ama asla kendimizi hırpalamadan, sinirlenmeden birbirimize anlattığımız günlük eğlencelerimiz oldu onlar... Kendinden onsekiz beden büyük bir makama onsekiz takla atıp oturan "cahil"lerden birinin, kısa sürede bu gerçekle baş edemeyip hasta olacağını öngörüp, gerçekten de üç vakte kadar psikiyatrik destek almaya başlaması ve ülser olması bizi eğlendiriyor mesela... Ne yapalım? İyilik melekleri değiliz ki... Ekti ve biçti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılın son günü, beni arayıp yeni yılımı kutlayan eski kocamı reddettim... Ona, "bensiz ve mutlu yıllar" diledim. Çünkü artık onsuz ve mutlu yıllar beni beklerken, sürekli ayağıma dolanıp kafamı karıştırmasına, dünyanın en bencil insanı olmasına, hala hayatımda var olmak isterken, beni yaralarken, aslında keyifle kendi hayatını yaşamasına tahammül edemedim... Kısaca ...tirip gitmesini rica ettim, eksik olmasın, zannedersem kabul etti!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Köpek düşmanlarını reddettim... Hatta reddederken, edepsizleştim! Yaşlı başlı adamlara "Şu yaşına geldin, hala köpek bokuyla mı uğraşıyorsun? Düş yakamdan da git kendine bir meşgale bul! Bale kursuna yazıl, kaneviçe işle, resim filan yap" dedim. Aaaaaaa! Burama (burnuma) kadar geldi artık!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı sabit fikirlerimi reddettim, bazıları sabit kalakaldı... Şimdilik, sabit kalanlardan memnunum. Reddettiklerimin yokluğuna alışmam için biraz zamana ihtiyacım var. Kendimi terbiye etme aşamasındayım henüz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskiden olduğu gibi,&lt;br /&gt;Suratsız insanları&lt;br /&gt;Adab-ı muaşeret yoksunlarını&lt;br /&gt;Kitap okumayanları&lt;br /&gt;Olanı olmayanla paylaşmayanları&lt;br /&gt;Yiğidin hakkını vermeyenleri&lt;br /&gt;Haketmeden alanları&lt;br /&gt;Duygu vampirlerini&lt;br /&gt;REDDETTİM!!! (çok umrunuzdaysa...)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-7730037734188796772?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/7730037734188796772/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=7730037734188796772' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/7730037734188796772'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/7730037734188796772'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2008/01/reddettim.html' title='REDDETTİM'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-5049299544409518662</id><published>2007-08-14T18:45:00.000+03:00</published><updated>2007-08-14T18:50:44.113+03:00</updated><title type='text'>SIYIRTTIM</title><content type='html'>içinden geleni söyleeeeeee&lt;br /&gt;kalırsa yazık oluuuuuuuuur&lt;br /&gt;hayata küsüverirsiiiiiiin, hüzünler seni buluuuuuuuur&lt;br /&gt;bişeyler yapabilirseeem güzel gözlerin içiiiiiiiiiiiiin&lt;br /&gt;başından geçeni anlaaat , masaldır benim içiiiiiiiiiin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hele bi geeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeel , uzaklar sana gelir&lt;br /&gt;sen hele bi geeeeeeeeeeeeeeeeeeeel , bütün dertler bitiverir&lt;br /&gt;hep seni buluuuuuuur , uzun zor sıkıcı günleeeer&lt;br /&gt;yazık oluuuuuuuur , hadi gel kurtar biziiiiiiiiiiiiiiii&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dırı dırı dırınım, dırı dırı dırınım&lt;br /&gt;dırı dırı dırınım, dırı dırı dırınım&lt;br /&gt;dıt dıt dım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hele bi geeeeeeeeeel&lt;br /&gt;lay lay lay la lom!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-5049299544409518662?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/5049299544409518662/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=5049299544409518662' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/5049299544409518662'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/5049299544409518662'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2007/08/siyirttim.html' title='SIYIRTTIM'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-5863173891109265848</id><published>2007-07-23T21:11:00.000+03:00</published><updated>2007-07-23T21:25:20.949+03:00</updated><title type='text'>DEFOL</title><content type='html'>Amaaaaaan!&lt;br /&gt;Gönlüm geçti.&lt;br /&gt;Bu, herhalde benim, "zannettiğimle gerçek arasındaki farkı anlama" dönemim...&lt;br /&gt;Kendimi kandırarak tasarladığım portrenin aslında hiç de öyle olmadığını anlıyorum sanki.&lt;br /&gt;Eğitici-öğretici bir dönem yani... Verimli bir yaz okulu...&lt;br /&gt;Örtmenin neler öğretti sana kızım?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arzedeyim efendim:&lt;br /&gt;Biiiiir: Kendin gibi bilme kimseyiiiii!&lt;br /&gt;İkiiiii: Kişi, kendinden bilir işiiiiiiii!&lt;br /&gt;Üüüüç: Taş olsam çatlardııııım!&lt;br /&gt;Dööööört: Çatladııııııım!&lt;br /&gt;Beeeeeeeş: Ama mutluyuuuum!&lt;br /&gt;Altııııııııııı: Bu örtmenden sıkıldıııııım!&lt;br /&gt;Yediiiiiiii: Defol!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-5863173891109265848?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/5863173891109265848/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=5863173891109265848' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/5863173891109265848'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/5863173891109265848'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2007/07/defol.html' title='DEFOL'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-9206501427952699920</id><published>2007-07-13T23:26:00.000+03:00</published><updated>2007-07-14T13:39:46.595+03:00</updated><title type='text'>YAYLAYA GİDİYOM GİTMEK İSTİYOM</title><content type='html'>Of aman, sıkıldım..&lt;br /&gt;Yayla arıyorum. Tatil yapmak için.&lt;br /&gt;Denizden sıkıldım, sanki her sabah kahvaltımı denize nazır bahçemde yapıyormuşum gibi... Deli miyim, neyim?&lt;br /&gt;Çocukken tatile gittiğimizde, arabamız yollarda ilerleyip de yol iyice azaldığında, ablamla daha önce konuşulmamış, karar verilmemiş bir yarışa başlardık: Denizi ilk kim görecek? Genellikle araba bir dönemeci geçtiğinde deniz çıkardı ortaya, muhtemelen ikimiz de aynı anda görüp, aynı anda bağırırdık avaz avaz: Ben gördüm!&lt;br /&gt;Sonra da, kavga edecek yeni bir sebebimiz olurdu, ablam saate bakarak 15 dakika küs kalacağını söyler, cidden de 15 dakika boyunca hiç konuşmaz, arkada mütemadiyen tepinen, sırası önceden belirlenmiş çeşit çeşit el şaplatmacalı şarkılı oyunları bağıra bağıra oynayan, ve hatta yumruklaşarak kavga eden, ayaklarını camdan sarkıtan arka koltuktaki iki deliden illallah demiş zavallı babam, nihayet yolun kalanını sessiz sakin araba kullanarak geçirebilirdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neydi, deniz...&lt;br /&gt;Denizden sıkıldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yayla.&lt;br /&gt;Ayder bozulmuş mudur?&lt;br /&gt;Çok mu ayakaltı olmuştur?&lt;br /&gt;Onun da boku çıkarılmış mıdır?&lt;br /&gt;Pansiyonların saf sahipleri, ellerini ovuşturan turizm işletmecileri olmuşlar mıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu an çok yarım yamalak hatırladığım bir yazı okumuştum.&lt;br /&gt;Vakt-i zamanında, bilmem ne dağının eteklerinde, parayı hiç bilmeyen bir köye, dağcılar musallat olmuş...&lt;br /&gt;Çıkış ve inişlerde köyde kamp kurmaya başlamışlar.&lt;br /&gt;Köylüler onlara misafirperverlikle izzet ikramda bulundukça, onlar karşılığında para vermeye başlamışlar...&lt;br /&gt;Parayla ne yapacaklarını anlamamışlar önce...&lt;br /&gt;Sonra, öğrenmişler işi: Gelen giden dağcıların berelerini, ayakkabılarını satın almaya başlamışlar...&lt;br /&gt;Kamptakilere çorbayı, suyu parayla vermeye başlamışlar.&lt;br /&gt;Birbirlerine parayla birşeyler alıp verir olmuşlar.&lt;br /&gt;Bozulmuşlar.&lt;br /&gt;Çok bozulmuşlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu eğitici ve öğretici hikayeyle (aslında gerçek ama, böyle masal dede gibi anlatınca hikaye gibi oldu) durumu bağlamak da nereden çıktı anlamadım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Denizden sıkıldım.&lt;br /&gt;Yayla.&lt;br /&gt;Hatta dereli yayla.&lt;br /&gt;Ölmeden görmek lazım.&lt;br /&gt;Emekli olunca yaşanabilecek yerler listesine yeni seçenekler eklemek lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de şu sinir e-mail'ler var ya, power point'le iyi yapanı da yapmayanı da edebiyat parçalayıp, iki manzara, üç kalp resmi, can alıcı bir müzik koyup birşeyler yazıyorlar... Bana gönderilen son sekizyüzelliüçünü okumadan sildiğim hani... Başlarda okuyup, sinir olup siliyordum.&lt;br /&gt;Birinde diyordu ki; "ne bekliyorsun, istediğin hayatı yaşamak için ulan, neden herşeyi emekli olunca yapmak gerekiyor? Durma şşşşşşakkk (efekt) harekete geç!!!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nereye harekete geçiyorsun bilirkişi?&lt;br /&gt;Sen mi doyuracaksın karnımı?&lt;br /&gt;Vaktiyle birileri, tıpkı şu saf köylülere yapılan gibi sokmuş hayatımıza parayı...&lt;br /&gt;Ha, istediğin hayat kelebek adasında maymunların arasında yaşamaksa, bilemem...&lt;br /&gt;Ben bahçesi çoooook büyük, kendisi çooook küçük bir evde yaşayacağım. Böyle biline... Ona göre ayarlıyoruz herşeyi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bak, bir de mail'lerden daha beteri, kitaplar var...&lt;br /&gt;Kim mutlu olmanın yolunu kitaplardan öğrenmiş?&lt;br /&gt;Kim özgüvenini kitaptaki yolları izleyerek kazanmış?&lt;br /&gt;Kim sevdiği adamı kitaplardaki taktiklerle ele geçirmiş?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarıkız çok güzel demişti: "Ferrarisini Satan Bilge'nin yazarı, sayemizde elli Ferrari alacak duruma geldi..."&lt;br /&gt;Haydin, el ele verelim.&lt;br /&gt;Secret'ın yazarı uçağının modelini değiştirecekmiş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Denizden sıkıldım.&lt;br /&gt;Yayla&lt;br /&gt;Hatta dereli yayla...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-9206501427952699920?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/9206501427952699920/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=9206501427952699920' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/9206501427952699920'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/9206501427952699920'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2007/07/yaylaya-gidiyom.html' title='YAYLAYA GİDİYOM GİTMEK İSTİYOM'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-3906116563153365373</id><published>2007-06-26T20:26:00.000+03:00</published><updated>2007-06-28T20:10:09.695+03:00</updated><title type='text'>DEDİM NİHAYET</title><content type='html'>Acınası bir durumdayım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Klişeler boşuna oluşmuyor.&lt;br /&gt;Adam hissetmiş, öyle demiş... Sonra diğeri, diğeri...&lt;br /&gt;Hepsinin de hissettiği aynı. Darbe aynı yerde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boğazım düğüm düğüm,&lt;br /&gt;mideme taş oturdu,&lt;br /&gt;içim yanıyor&lt;br /&gt;kalbim ağrıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durumu, bunlardan daha iyi ifade edebilecek kelimeler yok.&lt;br /&gt;Hiç uğraşmasın öyle, o bilirkişiler "imgelemdeki devinimsel arayışım sona erdi, varoluşumun sorgusal düzlemindeyim" gibi alengirli abidik gubidik ifadelerle klişeleri bozmaya... Bozulmaz onlar.&lt;br /&gt;Çünkü gerçek, budur.&lt;br /&gt;Ben, bu durumdayım.&lt;br /&gt;ve hatta tam anlamıyla ...öt oldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gidiyor...&lt;br /&gt;Artık aynı şehirde, aynı mahallede yaşamayacağız.&lt;br /&gt;Öyle bir heyecanla haber verdi ki bana.&lt;br /&gt;Bir klişe daha: Onunla mutlu oldum, çünkü o çok mutluydu.&lt;br /&gt;Terfi haberini alır almaz hemen de aramış beni...&lt;br /&gt;Hemen beni aramış: Züğürt tesellisi...&lt;br /&gt;Gidiyor...&lt;br /&gt;Ötesi var mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve son bomba: Kelimeler kifayetsiz kalıyor.&lt;br /&gt;Vallahi öyle.&lt;br /&gt;Yazamıyorum işte...&lt;br /&gt;Ne demeliyim ki?&lt;br /&gt;"Ben onsuz ne yaparım?" mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dedim bile...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-3906116563153365373?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/3906116563153365373/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=3906116563153365373' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/3906116563153365373'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/3906116563153365373'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2007/06/dedim-nihayet.html' title='DEDİM NİHAYET'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-2736052010535696091</id><published>2007-05-12T17:46:00.000+03:00</published><updated>2007-05-12T18:02:26.014+03:00</updated><title type='text'>SEZEN-FERHAT-GİDEMEM-YALAKASIYIM</title><content type='html'>Yahu,&lt;br /&gt;Bir şarkı bu kadar mı her kelimesinde "evet, evet" dedirtir?&lt;br /&gt;En keyifli zamanımda bile dinlediğimde gözlerim doluyor.&lt;br /&gt;Öyle melankoli bir kadın da değilim, şarkı dinleyerek gözlerinden yaş boşalan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bu şarkı var ya bu şarkı, "nasıl bu kadar güçlü oluyorsun" diyenlere cevabımdır.&lt;br /&gt;Diyor ki şarkı, hayatta yaşadığın her acı, sana değer katar. Seni yıkmaz. Büyürsün. Olgunlaşma fırsatıdır.&lt;br /&gt;Acıyı fırsata çevirmeyi bilene.&lt;br /&gt;Sana acı yaşatana küsemezsin.&lt;br /&gt;Bu fırsatı vermiştir sana.&lt;br /&gt;"Unutamam acı tatlı, ne varsa hazinemdir."&lt;br /&gt;Ben de hep öyle diyordum, diyorum, diyeceğim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ferhat Göçer, Yolun Açık olsun, 11 : Gidemem&lt;br /&gt;Sezen Abla yapmış yapacağını.&lt;br /&gt;Bu nasıl bir yürek, nasıl bir zekadır öyle?&lt;br /&gt;Yine Sezen yalakası oldum.&lt;br /&gt;O yapsın, Ferhat söylesin.&lt;br /&gt;İyidir...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-2736052010535696091?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/2736052010535696091/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=2736052010535696091' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/2736052010535696091'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/2736052010535696091'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2007/05/sezen-ferhat-gidemem-yalakasiyim.html' title='SEZEN-FERHAT-GİDEMEM-YALAKASIYIM'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-8337144024251710102</id><published>2007-04-09T23:15:00.000+03:00</published><updated>2007-04-09T23:36:37.733+03:00</updated><title type='text'>DELİ MIKNATISIYIM</title><content type='html'>Bugün işyerinde, kerli ferli, yaşını başını almış bir amcanın, kendisiyle aynı durumda olan başka bir amcaya arkadan sinsice yaklaşarak ve de gözlerini elleriyle örterek "bil bakalım ben kimiiiimmm?" hareketine tanık olduk Sarıkız arkadaşımla...&lt;br /&gt;Daha bunun kahkahalarını içimde söndürememişken, hala aklıma geldiğinde gevrek gevrek gülerken, kazık kadar başka bir amcanın sırtında fosforlu bir post-it  gördüm. Öylece geziyordu bihaber... Arkasındaki diğer koca kazıklar da kıs kıs gülüyordu...&lt;br /&gt;Pek bir neşelendim...&lt;br /&gt;Hemen ardısıra, iş için yardım ettiğim bir adam (raporlu deli) , gerekli yerlere gidip işlerini hallettikten sonra yanıma teşekkür etmeye geldi... Yaptığı işlemlerden biriyle ilgili, çok komik olmayan, ama o söylediği için komik hale gelen birşey söyledi. Zaten sabahtan beri zevkten gevşekleştiğim için bana bir gülme geldi ki, sorma gitsin... Ben güldüm, o güldü.... Ben kahkaha attım, o attı... Kendimi tutamadım, koltuğa oturdum, o da karşıma oturdu... Gözlerimden yaş geldi, o kalkıp bana "Allah seni n'etmesin" dedi... Daha da güldüm, mahvoldum. Birbirimize baktıkça gülme geldi, bitmedi...&lt;br /&gt;Deli ve ben çok eğlendik...&lt;br /&gt;Ama herşey durulunca, onu odadan göndermek kolay olmadı.&lt;br /&gt;"Gene gelirim, güleriz" dedi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelsin, bir sakıncası yok.&lt;br /&gt;Ama anlamadım.&lt;br /&gt;O mu beni eğlendirdi, ben mi onu?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-8337144024251710102?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/8337144024251710102/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=8337144024251710102' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/8337144024251710102'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/8337144024251710102'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2007/04/deli-miknatisiyim.html' title='DELİ MIKNATISIYIM'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-136749603620470911</id><published>2007-03-30T20:15:00.000+03:00</published><updated>2007-03-30T21:59:16.118+03:00</updated><title type='text'>ERKEKSEN SÖYLE!</title><content type='html'>Ben şaşkınım.&lt;br /&gt;Ben hala kendime gelemedim.&lt;br /&gt;Ben onu bitirmiştim.&lt;br /&gt;O da beni bitirmişti.&lt;br /&gt;Benim ona "gel, mavi gözlü bir çocuk yapalım" dememe ramak kalmışken, o bana "artık bir araya gelmemizin hata olduğunu düşünüyorum" demişti.&lt;br /&gt;Üzülmemiştim.&lt;br /&gt;Mutlu olmuştum.&lt;br /&gt;Rahatlamıştım.&lt;br /&gt;Bunu söyleyebilmenin özgüveni çok keyif vermişti.&lt;br /&gt;Hatta demiştim ki kendime, "amma yürekli karıymışsın be!"&lt;br /&gt;Bilmek, şüpheyle beklemekten iyidir çünkü.&lt;br /&gt;Kapıyı bir kapatmıştım ki bunu duyduğum geceden sonra, ancak kapattıran açabilirdi kilidi. Anahtarı içeride unutup, dönmemek üzere komşuya gittim.&lt;br /&gt;Nasılsa başka bir evsahibi gelip beni alacaktı. Canım ister giderim, istemez gitmezdim. Zaten yolumu çizmiştim.(çizdim) Mutluydum.(mutluyum)&lt;br /&gt;O kadar da emindim (eminim) kendimden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün geceden beri şaşkınım.&lt;br /&gt;Duyduklarımı yazmalı ve unutmamalıyım.&lt;br /&gt;Belki onun ağzından duymam bir daha.&lt;br /&gt;(Hatırlama sırasına göre)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neee?&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bir sürü sevgilim oldu ama hiçbiri yerini dolduramadı.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Senin yerin hayatım boyunca hep çok özel ve farklı olacak.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Seni çok üzdüm.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bana kızgın mısın?&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Beni özlüyor musun?&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Seni aldattım ama ondan hariç çok da kötü davrandığım zamanlar oldu.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Nasıl bu kadar güçlü olabiliyorsun?&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Keşke çocuğumuz olsaydı.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Sana çok büyük haksızlık ettim.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ben çocuk istiyorum.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Sen çok iyi bir anne olurdun. Hatta o kadar iyi olurdun ki, benim tüm hatalarıma rağmen, kızgınlığını ona yansıtmazdın. Hep saygı duyardı bana. Bilmezdi yaptıklarımı.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bana o güzel şeyleri söylediğin gece kendimle mücadele ettim. Hiç hissetmediğim şeyleri söyledim. Ne kadar salaktım değil mi?&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Seni çok özledim.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Çok çekicisin.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bunları başkalarına da söylüyorum. Onlardan duymadan benden duy.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Amacım kafanı karıştırmak değil.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bana sarılsana.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Let's make love....&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Neden olmaz ki? Yabancı mıyız?&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bilmem?&lt;br /&gt;Yabancı mıyız?&lt;br /&gt;Değiliz tabi ama, o kadar da değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;E, n'oldu şimdi?&lt;br /&gt;Kendimi zafer kazanmış gibi hissetmiyorum.&lt;br /&gt;Gururum dehşetle okşandı, ayrı.&lt;br /&gt;Sadece, bunları yazarken bile sürekli gözlerim doluyor. (Aslında buna "ağlamak" deniyor)&lt;br /&gt;Yanındayken hiç açık vermedim ama, hatta bir ara ağlayacak gibi olduğunda görmemezlikten gelmeme rağmen, eve dönene kadar ağladım yolda. Araba-ev arası tuttum kendimi, yatakta yine ağladım sabaha kadar.&lt;br /&gt;Nasıl bu kadar güçlü olabildiğimi sormuştu bana.&lt;br /&gt;Demiştim ki, "bu yaşadıklarımı fırsata çevirmeyi tercih ediyorum,  hayatta her şeye hazırlıklı olabilmek için."&lt;br /&gt;Doğru tabi. Sonuna kadar fırsata çevirdim herşeyi.&lt;br /&gt;Ama hala, benim ne kadar acı çektiğimin farkında değil o zamanlarda.&lt;br /&gt;Bu acılar fırsata çevrilirken ödediğim bedellerin farkında değil.&lt;br /&gt;O kadar büyük bir acıydı ki bu, ömrü hayatımda, bunun büyüklüğünü itiraf edebildiğim tek bir insan yok.&lt;br /&gt;Aldatılmak mı acıttı canımı?&lt;br /&gt;Hayır.&lt;br /&gt;Sadece "aldatılmak", biraz üzerdi beni. Kimse kimseyi sevmek zorunda değil ki...&lt;br /&gt;Başkasını sevdin, git işte. Tutan mı var?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu acı o kadar karışık ki...&lt;br /&gt;Çocukluğun, gençliğin, hayatının yarısı sana kalleşlik etti, kocan değil o... "Koca" dediğin nedir ki bunun yanında?&lt;br /&gt;Ben kapıyı kapattım ona ama, bu kadar derin bir sevgiyi, sahibinden başka  kim tutabilir ki?&lt;br /&gt;Çok seviyorum onu.&lt;br /&gt;Bilmiyor ki...&lt;br /&gt;"Kuyruğu dik tutma" sanatı, budur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eeeeee?&lt;br /&gt;Şimdi yine acı çekiyorum.&lt;br /&gt;Ne kadar acı çektiğimin farkında değilse, beni yeniden yaralarsa, bana neler olabileceğinin de hiç farkında değil demektir.&lt;br /&gt;O zaman "nasıl bu kadar güçlü olabiliyorsun?" diye bir soru da soramaz ki...&lt;br /&gt;Kalmaz bende güç müç.&lt;br /&gt;Hak getire...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki de yanlış anladım.&lt;br /&gt;Belki de bu aralar özlemi kabardı, öyle bir dönem geçiriyor.&lt;br /&gt;Geçecek belki.&lt;br /&gt;Söylemedi ki adam gibi, "benim durumum budur, istediğim de budur" diye...&lt;br /&gt;Şöyle bir yumruk çaksaydı masaya...&lt;br /&gt;"Benim durumum seni özlemek, istediğim de sevişmek sadece" deseydi, ona da razıydım.&lt;br /&gt;Sevişmeye değil...&lt;br /&gt;Bunu bilmeye...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eski kocam, daim aşkım!&lt;br /&gt;Söylesene benden ne istediğini...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-136749603620470911?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/136749603620470911/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=136749603620470911' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/136749603620470911'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/136749603620470911'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2007/03/erkeksen-syle.html' title='ERKEKSEN SÖYLE!'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-6729138223166249738</id><published>2007-03-17T21:59:00.000+02:00</published><updated>2007-03-17T22:15:30.664+02:00</updated><title type='text'>RTT</title><content type='html'>Red Kit'in bir köpeği vardı hani...&lt;br /&gt;Rin Tin Tin.&lt;br /&gt;O kadar saftini bir köpekti ki, herkesin çok iyi kalpli olduğunu, kendisini çok sevdiğini zannederdi. Biri ona gülümseyerek baksa, hemen arkasından giderdi ve "Aaa ne iyi biri... Bana gülümsedi. Dur şunun peşinden gideyim de, bana bu kadar iyi davrandığı için teşekkür edeyim..."derdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden yazdım ki bunu?&lt;br /&gt;Konunun benimle ne ilgisi var?&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;Varsa da, kalmadı artık...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;Rin Tin Tin, artık, Rin Tin Tin olarak kalmayı ama Rin Tin Tin gibi görünmemeyi, Rin Tin Tin olmayanların savaş silahlarını bilmeyi ama kullanmamayı, kısaca "itlik" bilip, "itlik" yapmamayı öğrendi.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-6729138223166249738?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/6729138223166249738/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=6729138223166249738' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/6729138223166249738'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/6729138223166249738'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2007/03/itiraf-ben-rin-tin-tindim.html' title='RTT'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-5765045893893881244</id><published>2007-03-09T22:12:00.000+02:00</published><updated>2007-03-09T22:40:29.032+02:00</updated><title type='text'>BİR GÜL REÇELİ OLAMADIM</title><content type='html'>Bir aydan fazla olmuş, birşeyler yazmamışım, ve hatta e-maillere bile bakmamışım, ve hatta sevdiğim sayfalara dalmamışım, ve hatta hayat fantazilerini blog sayfalarında anlatan tanıdıkları merak edip "ay ay dur, seninki yine ne fantaziler yaratmış da bizi kandırmaya çalışıyor" diye turlamamışım, ve hatta ki hatta, 23 Nisan tatilini değerlendirme çalışmalarına web üzerinden hayaller kurup, "şuraya mı gitsem, buraya mı" diyerek yörelerimiz türkülerimiz ile Türkiye'min, kıta kıta dünyanın ne kadar büyük olduğunu düşünüp afallamamışım... Her yere canları isteyince gidebilenleri kıskanmamışım...&lt;br /&gt;Aklıma ilkokuldayken, espri makinemiz Erkan'ın sorduğu bir soru geldi:&lt;br /&gt;-Neden bütün kıtaların adı a ile başlar ve biter? hehü hü???&lt;br /&gt;-Neden (salak Erkan) ?&lt;br /&gt;-Sadece tesadüf, ehü hü he hühü....&lt;br /&gt;-(Salak kızlar korosu) Ay ne etkileyici çocukkkk!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğirdir iyidir...&lt;br /&gt;Az önce karar verdim.&lt;br /&gt;Göl, Davraz, Kovada... Yeterli, makul, değişik... Köy de var, kasaba da... Göl de var, kar da... Bir de gül fabrikaları.&lt;br /&gt;Geçen sene zeytinle bozmuştum... Bu sene açılış gülden olacak. Gül sabunu, gül suyu, gül kremi... Gül reçelini herkes sevmez, sevenler tutkuyla sever. (Keşkem benim için de böyle düşünülseydi...)&lt;br /&gt;Gül nasıl asil bir çiçektir öyle. Vermesini bilene, almasını da bilene. (Keşkem bana da, vermesini bilen biri gül verseydi. Pek güzelce alırdım...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında ben bugün biraz huysuzum.&lt;br /&gt;Ben niye gül reçeli değilim?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-5765045893893881244?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/5765045893893881244/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=5765045893893881244' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/5765045893893881244'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/5765045893893881244'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2007/03/bir-gl-reeli-olamadim.html' title='BİR GÜL REÇELİ OLAMADIM'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-325881673739228048</id><published>2007-02-02T19:59:00.000+02:00</published><updated>2007-02-02T20:55:49.879+02:00</updated><title type='text'>ŞÜKÜR</title><content type='html'>Aman o ne iki haftaydı öyle!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçek, gerçek... Hepsi gerçek.&lt;br /&gt;O Türk filmi usulü "kötü kadın iş çevirmeceleri" mi dersin...&lt;br /&gt; "Yalan Ağacı (Yalan Rüzgarı ve Hayat Ağacı'nın aynı dönemde yayınlanmasından kaynaklanan kavram karmaşasıdır, bir tanıdığımın annesinin beyanıdır) entrikaları" mı dersin...&lt;br /&gt;İşyerinin tüyü yeni bitmiş saf güvenlikçilerini ayartıp, hani şu karşısında türkü söylediğim kameralardan beni takip ettirmeceler mi dersin...&lt;br /&gt;Çaycıyı bardağımı yıkamasın diye köşeye kıstırmacalar mı...&lt;br /&gt;Ben orada çalışmaya başladığımda kimse bana yardım etmesin, kimse birşey öğretmesin diye özel toplantılar düzenlemeceler mi...&lt;br /&gt;Hüüüüüüü, hü!!!&lt;br /&gt;Hangi birini anlatsam...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra gel de, insan ayrımı yapma.&lt;br /&gt;Hiçkimse kusura bakmasın, şehirde yetişmiş züppelerle (kendim dahil), köyde yetişip bozulmamış saf insanım arasında bir yerlerde tutunmaya çalışan, cehaletle züppeliği bir arada yaşayan, şehirde büyümediği için şehirli gibi davranamayan, köyde büyümediği için onlar kadar katıksız olamayan  bir varoş camiası var...  Hani telefonda konuşurken aşırı kibar, "evet" yerine "iveeeet" diyen, "tamam" yerine "tımaaaam" diyen ama, telefonu kapatır kapatmaz arkadaşına "gız Allah canını neetmesin, o ne yırtmaç öyle, neredeyse şeyin görükecek. Kaça aldın kıııı?" diye bir çıkışta bulunan...&lt;br /&gt;Hepsi değil. Hepsi olsa, "varoş" der geçerdim.&lt;br /&gt;Bunlar, bir varoşun 'bir kısmı'.&lt;br /&gt;Cahil kısmı.&lt;br /&gt;El belde gezen kısmı.&lt;br /&gt;Şuursuz kısmı.&lt;br /&gt;Aptal kısmı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cahil+aptal= En tehlikeli düşman.&lt;br /&gt;Evet, böyle bir yazı okumuştum.&lt;br /&gt;En tehlikeli düşman, cahil ve aptal olanmış. Her kim tespit ettiyse bunu, çağırın, kendisini çalışmalarından dolayı tebrik edeceğim. Çekinmesin, arasın beni. Ödül de var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu "en tehlikeli düşman"a karşı ben ne yaptım?&lt;br /&gt;Önce kendisini, cümlenin ögeleri misali ayırdım.&lt;br /&gt;Özne: Düşman&lt;br /&gt;Tümleç: Cahil ve aptal&lt;br /&gt;Yüklem: Sallama.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sallamadım.&lt;br /&gt;Hiiiiiç sallamadım.&lt;br /&gt;Bardağımı kendim yıkadım. İncilerim dökülmedi.&lt;br /&gt;Güvenlikçi salağa "hakkında görevini kötüye kullanmaktan şikayet var" diye espri yaptım. Ben gülümserken onun mor halkalarını seyrettim. Çok eğlendim bu renk şölenini seyrederken... Bir daha yanıma uğramadı...&lt;br /&gt;Çalan telefonlara saldırıp işimi yapmaya çalıştılar, bir süre sonra vazgeçtiler. Çünkü onlara sekreter muamelesi yaptım elimde olmadan.  Ne yapabilirim beni arıyorlarsa??? "Bağla kızım" dedim, bağladılar!&lt;br /&gt;Hep gülümsedim.&lt;br /&gt;Dudaklarımı içimden içimden yemedim.&lt;br /&gt;Tırnaklarımı ağzıma götürmedim hiç.&lt;br /&gt;Beni asla tasalanmış görmediler.&lt;br /&gt;Kahkahalarım sinirlerini bozdu.&lt;br /&gt;Beni görmeye gelen "müşteri"lerin baklavalarını  su böreklerini çikolatalarını yediler.&lt;br /&gt;Yerken, çizgi filmlerdeki hani şu zorla dinamit yutturulan tavşan gibi, yutkunduklarında boğazlarından"gürp, gürp" sesi çıktı.  (1.gürp: hasssss    2.gürp: tiiiiiiir.)&lt;br /&gt;Bana yaptığı resmi, yazdığı şiir kitabını hediye edenler oldu. (en az üç "gürp" eder.)&lt;br /&gt;Delirdiler.&lt;br /&gt;Çıldırdılar.&lt;br /&gt;Çetebaşı on gün rapor aldı. (Yeminle)&lt;br /&gt;Çetebaşının yalakasını, boşanacağı kocası kaçırdı, işe gelemedi bugün. Haftaya Allah kerim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alma mazlumun ahınıııııı,&lt;br /&gt;Çıkar aheste aheste.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama ben beddua etmedim ki!&lt;br /&gt;Havale ettim O'na.&lt;br /&gt;Dedim ki, "Onlara akıl fikir ver"&lt;br /&gt;O kadar...&lt;br /&gt;Ben birşey yapmadım.&lt;br /&gt;O yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dua edin.&lt;br /&gt;Herkes dua etsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önceki Pazartesi, ağlarsam nereye kaçarım planları yaparken, şimdi beni ağlatmak isteyenler kaçacak delik arıyor...&lt;br /&gt;Haince zevk alıyorum bundan.&lt;br /&gt;Ama gerçekten böyle olsun istemedim.&lt;br /&gt;Sadece dua ettim. "bed"ine kıyısından bile dokunmadan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teşekkürler Allah'ım.&lt;br /&gt;Beni şımarttın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-325881673739228048?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/325881673739228048/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=325881673739228048' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/325881673739228048'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/325881673739228048'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2007/02/kr.html' title='ŞÜKÜR'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-7270621333214871757</id><published>2007-01-18T22:43:00.000+02:00</published><updated>2007-01-18T23:00:45.857+02:00</updated><title type='text'>KAFAM KARIŞTI</title><content type='html'>Dedi ki "biri" bana,&lt;br /&gt;Yörüngene giren insanlara çok büyük katkıların oluyor.&lt;br /&gt;Ama onların sana katkısı hiç yok...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İltifat mı, hakaret mi?&lt;br /&gt;Anlayamadım.&lt;br /&gt;Düşünmem lazım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi, "yörünge"me (??) aldığım insanlar var.&lt;br /&gt;Düzeltelim, ilişki kurduklarım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlara büyük katkılarım var...&lt;br /&gt;Kötü niyetli düşünelim:&lt;br /&gt;Soru: Terbiyeyi kimden öğrendin?&lt;br /&gt;Cevap: Terbiyesizden. (1921, anneanne söylemi)&lt;br /&gt;İyi niyetli düşünelim:&lt;br /&gt;Onların iyi şeyler yapmasını sağlıyorum.&lt;br /&gt;ya da iyi hissetmelerini...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama onların bana katkısı hiç yok...&lt;br /&gt;Kötü niyet:&lt;br /&gt;Etrafımdakilerden hiçbirşey öğrenemedim.&lt;br /&gt;İyi niyet:&lt;br /&gt;Etrafımdakilere iyi şeyler verdim, karşılığını göremedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç:&lt;br /&gt;Yine anlayamadım.&lt;br /&gt;Bir ara düşünürüm.&lt;br /&gt;Çok da önemli değil.&lt;br /&gt;Belki önemli de, söyleyen çok önemli değil.&lt;br /&gt;İyi tanımıyorum kendisini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boşver, düşünmeye gerek yok.&lt;br /&gt;Vakit yok.&lt;br /&gt;Ama kafama takılırsa gece filan, düşünebilirim elimde olmadan... (kafiye yaptım, farkında olmadan!)&lt;br /&gt;Söz vermeyim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-7270621333214871757?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/7270621333214871757/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=7270621333214871757' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/7270621333214871757'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/7270621333214871757'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2007/01/kafam-kariti.html' title='KAFAM KARIŞTI'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-2533861531709937384</id><published>2007-01-15T21:03:00.000+02:00</published><updated>2007-01-15T21:31:57.868+02:00</updated><title type='text'>EYLEMLERİM DEVAM EDECEK</title><content type='html'>Eylem planı-1:&lt;br /&gt;Bir miktar köpek kakası alınır. (Elle değil, poşetle!)&lt;br /&gt;Bu malzeme özenle ince ve içini göstermeyen bir kağıda sarılır, kağıdın malzemeyi sıkıca sarması sağlanır. Bu oluşuma kısaca "hediye paketi" diyeceğiz.&lt;br /&gt;Hediye paketi, malum kişilerin evinin önüne gizlice konur.&lt;br /&gt;Hediye paketinin ucu, aynı gizlilikle ve bir çakmak marifetiyle hızla tutuşturularak, daha da hızlı bir şekilde malum kişilerin kapıları çalınır, en hızlı şekilde oradan uzaklaşılır.&lt;br /&gt;Malum kişiler, kapılarının önündeki küçük yangını söndürmek maksadı ile, ilk akla gelen hareketi yapar, ayaklarıyla paketi ezerek söndürmeye çalışır.&lt;br /&gt;Bu ezme hareketi sonucu, ayaklarına köpek kakası bulaşır.&lt;br /&gt;Kaçan kişiler bunu bilerek eğlenir, intikam sevinci yaşar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eylem planı-2:&lt;br /&gt;Mutsuz ev kadınlarının pencere önlerinden ilişiklerini kesmek maksadı ile mahalle kumpanyaları düzenlenir. Bu kumpanyalara, onlara ne kadar güzel olduklarını söyleyip, romantik danslar edecek yakışıklı kişiler çağırılır.&lt;br /&gt;Bu şekilde, mutsuz ev kadınları mutlu edilir. Böylece, yakışıklı kişileri düşünmekten ve mutluluktan, pencereden sarkıp, onun bunun köpeğine kafayı takmaları önlenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eylem planı-3:&lt;br /&gt;Emekli olmuş, sürekli ev işlerine karışıp karılarını deli ettikleri için, günlerini kendi benzerleri diğer arkadaşlarıyla geçiren ve  boşluktan çareyi site yöneticisi olmakta bulmuş prostat mevsimi gelmiş amcalara yalancıktan iş kurulur.&lt;br /&gt;Bu işyerlerinde, kendilerine kalantor masalar, deri koltuklar ve her söylemlerini emir adleden odacılar tahsis edilir.&lt;br /&gt;Yine yalancıktan, bu işyerinde çok önemli projeler gerçekleştiriliyor havası yaratılır.&lt;br /&gt;Maalesef gerçekcikten, akşam evlerine dönerken ceplerine az biraz para konur.&lt;br /&gt;Bu şekilde, kendilerine meşgale bulmuş, hala sözleri dinlenen ve para kazanan mutsuz amcalar mutlu edilir.&lt;br /&gt;Böylece, işyerlerindeki çok önemli projeleri düşünmekten ve mutluluktan, sabah akşam site içi denetimlere çıkıp, onun bunun köpeğine kafayı takmaları engellenmiş olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eylem planı-4:&lt;br /&gt;Sitedeki tüm posta kutularına spor salonlarının, el sanatı kurslarının, çöpçatan kuruluşların vesair, broşürleri atılır.&lt;br /&gt;Böylece, yukarıdaki iki gruba dahil olup da, adıgeçen eylem planları ile iflah olmayanlara islah edilmeleri için başka seçenekler sunulmuş olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eylem planı-5:&lt;br /&gt;Hiçbiri işe yaramazsa, en yakın benzinciye gidilip, en masum ifadeyle "Arabamın benzini bitti, biliyorum, artık bidonla benzin vermiyorsunuz ama pek müşkül durumdayım pompacı bey" denir.&lt;br /&gt;Benzin alınır, sitenin orta yerinde bir elde benzin bidonu, diğer elde çakmakla "layyyn, beaaaa, yeter artık" gibi haykırışların bolca yer aldığı bir konuşma yapılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eylem planı-6:&lt;br /&gt;Jandarmanın büyük ihtimalle kısa sürede gelmesi nedeniyle son bulan eylem planı-5 tutmayacağı için, düzenli olarak loto, toto, şans topu oynanır, para çıkar, site ateşe verilerek çiftlik evine taşınılır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-2533861531709937384?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/2533861531709937384/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=2533861531709937384' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/2533861531709937384'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/2533861531709937384'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2007/01/eylemlerim-devam-edecek.html' title='EYLEMLERİM DEVAM EDECEK'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-350975908061534502</id><published>2007-01-14T18:07:00.000+02:00</published><updated>2007-01-14T18:25:09.649+02:00</updated><title type='text'>AMPUL PATLADI ŞOFÖR ATLADI</title><content type='html'>Bizim mutfağın lambası ben deyim bir ay, öbürküsü desin iki aydır yanmıyordu...&lt;br /&gt;Sebep?&lt;br /&gt;Ampul değiştirebilirim ama o "duy" dediklerinden korkuyorum. O bozulmuş mu ne?&lt;br /&gt;Basiret de bağlandı, ha bugün ha yarın derken, tamirci (enişte) çağırmayı da erteleyip, aspiratörün altındaki küçük lambalarla idare ediyoruz bunca zamandır.&lt;br /&gt;Bugün artık rahatsız olup, tamirci (enişte) çağırdık, mutfak lambamıza kavuştuk...&lt;br /&gt;Lakin bir problem var:&lt;br /&gt;Biz hala aspiratörün altındaki küçük lambaları kullanıyoruz....Mutfağa girdiğimizde elimiz onun düğmelerine gidiyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç:&lt;br /&gt;1. Yerine koyabildiğin iyi kötü birşey varsa, öbürünün yokluğuna alışıyorsun. (mu?)&lt;br /&gt;2. Yitirdiğin "şey" çok basit bir-iki eylemle sana geri gelecek olsa bile, sen yokluğuna alıştığın için ya da yokluğu -şimdilik- seni rahatsız etmediği için, onu geri getirmek için kılını bile kıpırdatmıyorsun. (mu?)&lt;br /&gt;3. Yitirdiğin "şey" in yokluğu, seni artık ciddi boyutlarda rahatsız etmeye başladığında onu arıyor, geri getirmeye çalışıyorsun. (mu?)&lt;br /&gt;4. ve fekat, geri geldiğinde, yokken, yokluğu seni rahatsız eden "şey" in varlığını unutuyorsun. Elin öbürüne gidiyor... "İdareten" olana... (mı?)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cogito ergo sum!!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-350975908061534502?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/350975908061534502/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=350975908061534502' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/350975908061534502'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/350975908061534502'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2007/01/ampul-patladi-ofr-atladi.html' title='AMPUL PATLADI ŞOFÖR ATLADI'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-2133180928954405975</id><published>2007-01-13T00:36:00.000+02:00</published><updated>2007-01-13T00:40:06.048+02:00</updated><title type='text'>BUNAK</title><content type='html'>Kendime, Sarıkız'a ve MMonroe'ya o sihirli değnekleri neden almıştım yeniyıl hediyesi olaraktan?&lt;br /&gt;Hatırla bakalım.&lt;br /&gt;Bir hatırla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Var mı bir çağrışım, bir ampul, şimşek filan?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-2133180928954405975?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/2133180928954405975/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=2133180928954405975' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/2133180928954405975'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/2133180928954405975'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2007/01/bunak.html' title='BUNAK'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-116828179787461506</id><published>2007-01-08T20:43:00.000+02:00</published><updated>2007-01-08T20:43:18.300+02:00</updated><title type='text'>KARA(RMAYACAK) SEVDA</title><content type='html'>Ben aşık oldum.&lt;br /&gt;Kendimi harika hissediyorum.&lt;br /&gt;O bunu bilmiyor.&lt;br /&gt;Bilse kulaklarına inanamaz.&lt;br /&gt;Benden bunu beklemez. Çizmiş yolunu.&lt;br /&gt;Mutlu olur mu? &lt;br /&gt;Bilemem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boşver.&lt;br /&gt;Ben aşık oldum.&lt;br /&gt;Kendimi harika hissediyorum.&lt;br /&gt;Hep aynaya bakıyorum.&lt;br /&gt;Her an çıkabilir karşıma diye, iki dirhem bir çekirdek geziyorum.&lt;br /&gt;Bakkala giderken bile!&lt;br /&gt;Ellerime sürekli krem sürüp, zırt pırt parfüm sıkıyorum.&lt;br /&gt;Akşamları yüzüme yoğurt sürüyorum. Kokuyor, yıkıyorum.&lt;br /&gt;Gözlerimi kapatıp hayaller kuruyorum.&lt;br /&gt;Ona yapacağım şımarıklıkları düşünüyorum.&lt;br /&gt;Yaptığım en güzel yemeği hatırlamaya çalışıyorum.&lt;br /&gt;Gideceğimiz en güzel tatili planlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O bunları bilmiyor.&lt;br /&gt;Bilse çok şaşıracak.&lt;br /&gt;Belki kendini, en son aşık olacağım insan olarak biliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boşver, ben aşık oldum.&lt;br /&gt;35 yaşında, ilk kez aşık oldum.&lt;br /&gt;Bundan ona ne?&lt;br /&gt;Kendimi harika hissediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O da öyle hissedecek.&lt;br /&gt;Ama henüz bunu bilmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben aşık oldum.&lt;br /&gt;Kavuşunca geçer mi?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-116828179787461506?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/116828179787461506/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=116828179787461506' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116828179787461506'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116828179787461506'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2007/01/kararmayacak-sevda.html' title='KARA(RMAYACAK) SEVDA'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-116818555603828297</id><published>2007-01-07T17:59:00.000+02:00</published><updated>2007-01-07T17:59:16.400+02:00</updated><title type='text'>İYİ BAKIN BİRBİRİNİZE</title><content type='html'>Ben mezarlık ziyaretini sevmiyorum.&lt;br /&gt;Onu orada görmekten hoşlanmıyorum.&lt;br /&gt;Orada değil çünkü.... de... kimseye anlatamıyorum.&lt;br /&gt;Kimseyi memnun edeyim diye değil, sırf neden gelmediğimi belki merak edip üzülüyordur diye gidiyorum.&lt;br /&gt;Halbuki ben onu hergün anıp, hergün dua yolluyorum...&lt;br /&gt;İlla ki gözlük ve şapkayla gidiyorum.&lt;br /&gt;En dirayetli zamanlarımda bile, daha uzaktan ismini görür görmez, herşeyi bırakıp ağlamaya başlıyorum.&lt;br /&gt;Çok ağlıyorum.&lt;br /&gt;Tutamıyorum kendimi.&lt;br /&gt;Beni böyle görmekten mutlu olmaz.&lt;br /&gt;Tutamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de, ne kadar bencil olduğumuzu farkettim son gidişimizde.&lt;br /&gt;Sanki sadece bizim babamız gitti...&lt;br /&gt;Orada olan herkesin seveni, özleyeni, ziyaret bekleyeni var.&lt;br /&gt;Kimin ne kadar zaman önce son ziyaretçisini kabul ettiği, mezarların üzerindeki çalılardan belli olur.&lt;br /&gt;Bu sefer, babamın bütün komşularına da dua ettim. İki yanına, önüne, arkasına...&lt;br /&gt;Mezarlarındaki çalıları temizledim.&lt;br /&gt;Birer çiçek koydum başuçlarına.&lt;br /&gt;Birbirlerine iyi baksınlar diye...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-116818555603828297?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/116818555603828297/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=116818555603828297' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116818555603828297'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116818555603828297'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2007/01/iyi-bakin-birbirinize.html' title='İYİ BAKIN BİRBİRİNİZE'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-116802548948709967</id><published>2007-01-05T20:38:00.000+02:00</published><updated>2007-01-05T21:34:37.900+02:00</updated><title type='text'>DELİRİN, ÇOK ZEVKLİ</title><content type='html'>Bugün itibariyle, beni gerçekten iyi tanıyıp ve de sevenler arasında, bana "deli" olduğumu söyleyenlerin sayısı ona ulaştı.&lt;br /&gt;Korkuyorum doktor.&lt;br /&gt;Kim bu rezil-i rüsva kişilikler?&lt;br /&gt;1- Annem (yaş 62, k, defalarca beyan etti.)&lt;br /&gt;2- Ablam  (yaş 37, k, defalarca beyan etti.)&lt;br /&gt;3- Büyük yeğenim (yaş 12, e, son birkaç görüşmemizin hepsinde beyan etti.)&lt;br /&gt;4- Eks hazbınt (yaş 36, e, çeşitli geyiklerimizde beyan etti.) &lt;br /&gt;5- Sarıkız arkadaşım (yaş 27, k, hilafsız, beni gördüğü hergün beyan etti. )&lt;br /&gt;6- Çerkes Kızı arkadaşım. (yaş 35, k, beni her gördüğünde beyan etti.) &lt;br /&gt;7- Çerkes Teyzem (yaş 66, k, bana "delibozuk" diyor.)&lt;br /&gt;8- Denizli Horozu arkadaşım. (yaş 35, k, yılda bir-iki görüşürüz, her gördüğünde der.)&lt;br /&gt;9- Kuzenim (yaş 27, e, beni arkadaşlarına "deli kuzenim" diye tanıttı.)&lt;br /&gt;10-Babacığım. (Rahmetli, e, bana "deli koko" derdi.) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doktor, ben deli miyim?&lt;br /&gt;Deli olmaktan memnun muyum?&lt;br /&gt;Bana 'deli' denmesi hoşuma mı gidiyor?&lt;br /&gt;Kimseye zarar vermeden istediğin herşeyi yapabilmek cesareti delilik mi?&lt;br /&gt;İnsan yaratığının büyük kısmını sallamadığım için onlarla eğlenmek delilik mi?&lt;br /&gt;İşyerimdeki güvenlik kameralarına bakıp el sallamak, türkü söylemek delilik mi?&lt;br /&gt;Yeğenlerime üşenmeden tayt ve tütü giyip bale gösterisi sunmak, böyle bir san'at olayı ifşa etmek  delilik mi?&lt;br /&gt;Hacca gidip hüdaya ermiş komşularımızı yılbaşı gecesi zorla sokağa çağırıp, zorla şampanya içirmeye çalışmak, ısrar etmek delilik mi?&lt;br /&gt;Köpek oğlumun sokağa bıraktığı minik ve mis kokulu hediyeleri, daha destur bismillah cebimden boş poşet çıkarıp toplamaya niyetlenirken, hediye bombalarına "iğrençsiniz, sokaklar tuvalet sanki" gibi zeka pırıltıları bezeli yorumlar getirenlere, onlar bu yorumları yaparken köpek bokuynan doldurduğum poşeti gözlerine sokmak suretiyle saygıyla sunmak, hediye etmek istemek, "hava soğuk, ellerinizi ısıtır" demek delilik mi? &lt;br /&gt;Çiçeklerime Pakize, Nurhayat, Nesligül; elektrik süpürgeme Kezban, arabama Racır (in English, Roger) gibi isimler takmak delilik mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük market arabalarına asılıp, marketi kayarak gezmek delilik mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kime zararı var ayol bunların?&lt;br /&gt;Ne demişler?&lt;br /&gt;Akıllı olup dünyanın kahrını çekeceğine, deli ol, dünya senin kahrını çeksin!&lt;br /&gt;Ne kahır varsa bunda...&lt;br /&gt;Çekinmeyin, delirin.&lt;br /&gt;Çok zevkli.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-116802548948709967?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/116802548948709967/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=116802548948709967' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116802548948709967'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116802548948709967'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2007/01/delirin-ok-zevkli.html' title='DELİRİN, ÇOK ZEVKLİ'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-116794005151651502</id><published>2007-01-04T21:06:00.000+02:00</published><updated>2007-01-04T21:47:31.786+02:00</updated><title type='text'>ANACIĞIM BANA MASAL OKUSANA!</title><content type='html'>Uykum var.&lt;br /&gt;Uyuyamıyorum kaç gecedir.&lt;br /&gt;Her yolu denedim.&lt;br /&gt;Öyle ballı süt, ılık duş, sıkıcı bir kitap filan değil. Kesmez onlar... Denemedim mi sanki?&lt;br /&gt;Son çareler:&lt;br /&gt;Yatakta kendimi salladım. Salladıkça salaklaştım, hareket ettikçe uykumun açıldığını bayağı bir sonra farkettim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dilimin üstüne bir cimcik deniz tuzu koydum. Önce iyiydi... Sonra tuzun erimeye başlamasıyla ağzımda iğrenç bir tat oluştu. Eriyen tuz boğazımı yaktı, öksürmeye başladım. Kalkıp su içtim. Uykum açıldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağdan soldan okuduğum yarım yamalak gevşeme tekniklerini uyguladım. Derin derin nefes aldım. Tüm kaslarımı serbest bıraktım. Ellerim, kollarım, omuzlarım, göz kapaklarım... Hepsini becerdim mi diye düşünürken, uykum açıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bari kalkıp temiz hava alayım dedim, pencereyi açtım. Önüne dikildim... Plana göre öyle üşüyecektim ki, koşarak sıcacık yatağıma gidip, huzurla uykuya dalacaktım. Soğuk ve temiz hava ciğerlerime doldu, yağmur da yağmış, etraf toprak kokuyordu, pek hoşuma gitti, oksijen yiyen beynim canlandı, uykum açıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Televizyonu açtım, güzel film buldum: Jacknife... Fazla güzeldi. Sonuna kadar seyrettim, uykum açıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalktım yerimden, gittim mutfağa... Gecenin bir yarısı saçmalamayım diye, masum ve kocaman bir portakal aldım buzdolabından... Tam istediğim gibi soydum. Kabuklarını almadan, ince ince yarımaylar. Tabakta az durdular, üstelik onları doğrarken iştahımı kabarttılar, yanlarına bir masum ve kocaman elma da soyuverdim... Elmaların üzerine tarçın serptim. Gömüldüm yatağa, aldım kucağıma mis kokulu tabağı. Hapır hupur, şapır şupur yerken, çiğnerkenki gürültüleri beynimi uyandırdı. Üstelik ellerim yapış yapış oldu, kalktım yıkadım, uykum açıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dört gündür, o da sabaha karşı hepi topu altı yedi saat uykuyla acaba insomnia tehtidi altına giriyor olabilir miyim? Uyuyamadıkça daha da salaklaşır mıyım? Salaklaştıkça, uyumak için bulduğum yöntemler daha da salaklaşır mı?  Yöntemler salaklaştıkça daha da mı az uyurum? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gece yatmadan önce kendi etrafımda sekiz kere dönüp, oniki kere de "rumba, zımba, zıp" diyerek zıplayacağım.&lt;br /&gt;Ya da, Pembe Panter'in kara yağmur bulutu gibi sürekli başımın üzerinde gezen soru işaretlerini poflatacağım... Soru soracağım. Sahiplerine...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-116794005151651502?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/116794005151651502/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=116794005151651502' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116794005151651502'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116794005151651502'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2007/01/anaciim-bana-masal-okusana.html' title='ANACIĞIM BANA MASAL OKUSANA!'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-116777270399733909</id><published>2007-01-02T23:18:00.000+02:00</published><updated>2007-01-02T23:18:24.300+02:00</updated><title type='text'>NE İDÜĞÜ BELİRSİZ YAZI</title><content type='html'>Aman yok, öyle şeyler yazmayacağım...&lt;br /&gt;Yeni yıl sözleri, iyi dilekler, sigarayı bırakacağımız meşhur (01 Ocak 2007 saat 00.00) zaman dilimi, kırmızı don bereketi, yeni yılda ilk kimi öptük, yeni yıla girerken ne yapıyorduk...&lt;br /&gt;Ben bir keresinde, çocukken, yeni yıla tuvalette ve kusarak girdim. Yediğim onlarca sigara böreği, kaşık kaşık rus salatası ve çerkes tavuğuna çocuk midem dayanamamıştı... Annemler de tuvaletin kapısında, onları da içeri sokmuyorum, "Yavvvvrummm, iyi misin? Gelelim mi?" haykırışlarıyla bekliyorlar... E, N'oldu? Tüm sene boyunca ne ben  kustum, ne de annemler başımı bekledi... Yalan, yalan. Hurafe...&lt;br /&gt;Kırmızı don da hurafe... Kırmızı don üreticilerinin kakaladığı bir aldatmaca... Bir de yeni yılı beraber karşılayacağımız, ama çok samimi olmadığımız insanlara verilebilecek en kaçak hediye... Nice seneler bilirim, saat tam 00.00'da işi gücü bırakıp sinsice kırmızı don giymeye gitmişimdir... Elalem neş'e içinde birbirini kucaklarken ve çoğu zaman alkol ve karmaşanın etkisiyle kimi kucakladıklarının bile farkında değilken, ben tüm farkındalığımla o kırmızıyı giymeye çalışıp, koşa koşa karmaşaya dahil olmuşumdur...  Bu emeklerim, bana sonsuz bereketli bir yıl olarak yansımış mıdır? Hayır... &lt;br /&gt;İtiraf: Ne olur, ne olmaz, bu sefer de giydim... Belki de bu geceyarısı törenime şimdiye kadar anlamlı bir yanıt gelmediği için küsmüşümdür kırmızı dona... Olabilir...&lt;br /&gt;Yalnız, bir hurafe konusunda şüpheliyim...&lt;br /&gt;Geçen yılbaşı, yılın ilk dakikalarında sokakta dans edip, hemen ardından büyük bir caddeyi koşa koşa geçip geri döndüm... Ne oldu? Bol bol gezdim geçtiğimiz sene... Çok da eğlendim... Bilmem ki tesadüf mü?&lt;br /&gt;Gittikçe batıyorum.&lt;br /&gt;Amacım, yeni yıl hurafelerini alaşağı etmekti, yazını başıyla sonu (şimdilik sonu) çelişki dolu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çekil git çelişki...&lt;br /&gt;Önemli şeyler yazacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Denk geldi. Yeni bir yıla girdiğimiz için, "Geçen yıl ne öğrendim?" klasiklerine girmeyeceğim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana birşeyler oldu son birkaç yılda...&lt;br /&gt;Sabır küpü oldum.&lt;br /&gt;Bir dinginlik, bir olgunluktur gidiyor.&lt;br /&gt;Bir 'herkesi  kendi haline bırakma' durumu...&lt;br /&gt;Bir 'bunlarla uğraşamam, hayat çok kısa' ukalalığı...&lt;br /&gt;Dedikodu kumkumalarına bir yandan çarklı gülüş tavrı...&lt;br /&gt;Canımı -hala- acıtmak isteyenlerin canını 'yoksayma' tekniğiyle acıtma akıllılığı... &lt;br /&gt;Ayağımı kaydırmaya çalışanlara ağzımın kenarından gülerek çıkardığım bir "tıh" sesine eşlik eden omuz silkme özgüveni...&lt;br /&gt;Belli bir duruş, kendinden memnuniyet...&lt;br /&gt;Kimsenin canını bile isteye acıtmamış olmanın verdiği huzur...  &lt;br /&gt;Unutmak, kin tutmamak, affetmek...&lt;br /&gt;Özür dilemesini bilene "Olur böyle şeyler, hayat bu" demek... (Henüz diyemedim.)&lt;br /&gt;Hataları itiraf edebilmek...&lt;br /&gt;En kötü huyunu keşfetmek: Herkes için en iyisini ben düşünürüm.  &lt;br /&gt;Biraz daha az kötü huyunu keşfetmek: Eleştiriye açık değilim.&lt;br /&gt;Ondan biraz daha az kötü huyunu keşfetmek: Sinirlenince ne dediğimi bilmiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle işte...&lt;br /&gt;Bağlayamadım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-116777270399733909?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/116777270399733909/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=116777270399733909' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116777270399733909'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116777270399733909'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2007/01/ne-id-belirsiz-yazi.html' title='NE İDÜĞÜ BELİRSİZ YAZI'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-116680895745540812</id><published>2006-12-22T19:23:00.000+02:00</published><updated>2006-12-22T19:42:35.010+02:00</updated><title type='text'>AYI</title><content type='html'>Ben demiştim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan 5-6 yıl önce, saçımı tutup da başımın arka çıkıntısını  ensemle öpüştüren ayıya demiştim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sessiz telefonların sese geldiği nadir akşamlarımızdan birinde, telefonda arsız arsız malum ayıyı (kocamı) isteyen "ağırbaşlı olgun hanımabla" tahammül sınırlarımı zorladığı için çıldırmıştım... Şimdiki aklım olsa, güler geçer ve güle oynaya  giderdim evden... Toyluk işte.&lt;br /&gt;Gösterdiğim tepkiye sinirlenen ayı, salonda arkadaşlarımız olduğu halde, beni mutfağa çekerek, bağırmamamı sağlamak için!!! bir eliyle ağzımı kapatırken, diğer eliyle de saçımı tuttuğu gibi arkama yapıştırmıştı kafamı hızla...&lt;br /&gt;Ayı!&lt;br /&gt;Hayvan!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çıkacaktı bunun acısı birgün bedenimden, boynumdan. Belliydi. O kadar hayvancaydı ki yaptığı...&lt;br /&gt;Buyur işte!&lt;br /&gt;Aman boynum tutuldu, aman boynum yine ağrıyor derken, iki hafta boyunlukla gezmem gereken günler geldi.&lt;br /&gt;"Birgün boynumda bu yüzden bir sorun çıkacak" demiştim.&lt;br /&gt;"Bunu hesabını sorarım" demiştim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boynumda sorun çıktı.&lt;br /&gt;Hesap sormak neye yarar?&lt;br /&gt;Kimi eğitir? Kimi memnun eder?&lt;br /&gt;Bırak boyun travmasını, tek bir saç telim çekildiğinde yaşayacağım can acısına değmez... idi...&lt;br /&gt;Toyluk.&lt;br /&gt;Şaşkınlık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acaba Ayı ve Hanımabla'nın sağlık durumları iyi mi?&lt;br /&gt;Geçmiş olsun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-116680895745540812?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/116680895745540812/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=116680895745540812' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116680895745540812'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116680895745540812'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/12/ayi.html' title='AYI'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-116646887631346370</id><published>2006-12-18T20:59:00.000+02:00</published><updated>2006-12-18T21:07:57.343+02:00</updated><title type='text'>MERHAMETTEN MARAZ DOĞAR, DOĞDU DAHA ÖNCE...</title><content type='html'>Yumuk yumuk kolları olan, kocaman, şişman bir köylü teyzenin kucağında ağlamak istiyorum...&lt;br /&gt;O teyze 'köy' gibi güzel koksun istiyorum...&lt;br /&gt;Hatta bana yanık bir türkü söylesin istiyorum...&lt;br /&gt;Türküsünü söylerken bir yandan da beni sallasın istiyorum...&lt;br /&gt;Ben ağladıkça o kocaman kollarıyla beni sıkarak kucaklasın istiyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana ne yaaaaa,&lt;br /&gt;Biraz da ben kalp kırayım.&lt;br /&gt;Herşey karşılıklı değil ya?&lt;br /&gt;Zorla olmaz ki...&lt;br /&gt;Yok, yok...&lt;br /&gt;Üzülmüyorum.&lt;br /&gt;Yufka yürekli değilim ben.&lt;br /&gt;Erkek adam ağlar mı canım öyle?... İnsanın yüreğini burka burka?&lt;br /&gt;Etkilenmedim.&lt;br /&gt;Hiç etkilenmedim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-116646887631346370?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/116646887631346370/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=116646887631346370' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116646887631346370'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116646887631346370'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/12/merhametten-maraz-doar-dodu-daha-nce.html' title='MERHAMETTEN MARAZ DOĞAR, DOĞDU DAHA ÖNCE...'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-116575889371017618</id><published>2006-12-10T15:54:00.000+02:00</published><updated>2006-12-10T22:21:00.476+02:00</updated><title type='text'>İŞ RAYDAN ÇIKMIŞTIR, TADI KAÇMIŞTIR</title><content type='html'>Amaaaaan!&lt;br /&gt;Tadı kaçtı herşeyin...&lt;br /&gt;Milli Piyango biletleri internetten de satılacakmış...&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ne anlamı kaldı, yanımdan bir biletçi geçtiğinde ve ben biletçide kendi paranoyamdan kaynaklanan, bana karşı davetkar bir bakış sezdiğimde, işi gücü bırakıp, "İşte bu, o bilet olmalı!" diyerek peşine düşüp, illa ki ondan bilet almamın?...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne anlamı kaldı, biletçi elindeki tomarı iskambil kağıdı gibi pırrrr diye önümde çevirirken ve suratım onun yarattığı serinliği alırken, parmağımı arada bir yere sokarak bu küçük rüzgarı durdurup, elimin hemen altındaki bileti almamın?...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne anlamı kaldı, Türkiye'nin neresine gidersem gideyim, sanki o toprağın şansı bana geçecekmiş gibi, mutlaka oradan bir bilet almamın?...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne anlamı kaldı, çektiğim bileti cuzdanıma yerleştirirken, "Keşke yanındakini alsaydım, gözüm ilk ona takılmıştı" dememin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne anlamı kaldı, biletçinin "hayırlı olsun" sözünün ardından "Çıkarsa seni unutmam, hakkını veririm, heh hüh" gibi iyi niyetli cümleler sarfettiğimde, biletçinin yüzündeki 'Biz çooook gördük böyle diyeni' ifadesinin?...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilet çekmek...&lt;br /&gt;Biletçi...&lt;br /&gt;Liste...&lt;br /&gt;Ali Haydar...&lt;br /&gt;Nimet Abla...&lt;br /&gt;Yuvarlak bilet tablaları...&lt;br /&gt;Çeyrekler sağda, yarımlar solda, tamlar ortada...&lt;br /&gt;Biletçinin elinde de ayrı bir tomar. Pırrrrr!...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-116575889371017618?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/116575889371017618/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=116575889371017618' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116575889371017618'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116575889371017618'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/12/i-raydan-ikmitir-tadi-kamitir.html' title='İŞ RAYDAN ÇIKMIŞTIR, TADI KAÇMIŞTIR'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-116543067354561204</id><published>2006-12-06T20:44:00.000+02:00</published><updated>2006-12-06T20:49:25.543+02:00</updated><title type='text'>DENGESİZ İHTİYAÇLAR LİSTESİ VE BEKLENEN SONUÇ</title><content type='html'>Sevgili Noyel Baba,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni bir yıla girmemize çok az kaldı. &lt;br /&gt;Bana sorarsan, inan ki hiç ama hiç anlamadım, takvim ne zaman onikinci ayı işaret etmeye başladı, ne zaman yuvarlana yuvarlana kartopu (bizim için kar güllesi) oynadık, ne zaman montları çıkarıp ince gömlekler giydik, pikniklere gittik, çayır çimen yuvarlandık, ne zaman yüksek koruma faktörlü kremler sürdük, ne zaman şemsiyeleri açtık, yine ne zaman üşümeye başladık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su gibi aktı vallahi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Velhasıl, gelen seneye dair birtakım ihtiyaçlarım da hasıl olmaya başladı.&lt;br /&gt;Şuracığa ufacık bir liste iliştiriyorum. Durumun olursa, beni de gör be Noyel Baba!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Büyük bir ev. Mümkünse dört odalı, bahçeli olsun. Değilse bahçe olmayıversin. Kocaman bir çalışma masası ve kocaman kütüphaneyi kaldıracak kadar büyük bir odası olsun, kurtarır. Köpek oğlum da bahçeyi sever... Şartları zorlayamaz mıyız?&lt;br /&gt;2- Arabaya kar lastiği. Mümkünse en iyisinden, mümkünse dört adet, değilse iki de kurtarır.&lt;br /&gt;3- Arabaya CD çalar. Mümkünse en iyisinden ses sistemi de olsun, değilse iki düzgün hoparlör de kurtarır.&lt;br /&gt;4- Bir düzine kadar eşofman altı ve ona uygun tişört... Mümkünse tişörtler iyi kalite pamuklu olsun, eşofman altlarının dizleri iki giyişte sümük gibi yayılmasın...  Araya bir de bizim kazıkçı spor salonuna beş yıllık üyelik de sıkıştırıver... (Mümkünse!)&lt;br /&gt;5- Uzelli'deki bütün CD koleksiyonu... Hepsi mümkün olmazsa, "pop" olanları eleyebilirsin... Bir de acıklı müzikleri... Ama onların  da bazıları güzel oluyor be Noyel Baba, hani ortamı olduğunda, kızlarla içilirken, kızlardan birinin aşk acısı, koca acısı  filan varsa... Bir kısmını eleyelim mi sadece?&lt;br /&gt;6- Bütün renklerden, bütün çeşitlerden incik boncukla dolu bir kutu... Mümkünse kutuda öyle bir teknoloji olsun ki, ben bir düğmeye basıp istediğim rengi söyleyim, dıziii dıziii sesleri çıkarıp, uygun olanları önüme sıralasın. Hani sabahları işe giderken benim sefil ve karışık incik boncuk kutularımı alaşağı ediyorum da aradığım hiçbir şeyi bulamayıp sinir yaratıyorum ya o güzelim sabahlarda? Onun için... Mutluluk için... İnsanların mutluluğu be Noyel Baba... (Kutunun karışım oranı %90 gümüş, %10 altın incik boncuk olsun mu?)&lt;br /&gt;7- Sigaradan tiksinme makinesi icat edildi mi Noyel Baba?&lt;br /&gt;8- Ya köpeklerle konuşma makinesi?&lt;br /&gt;9- Diline mukayet olma makinesi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbiri tutmadı mı?&lt;br /&gt;10- Pofuduk oyuncak da olur Noyel Baba! Mümkünse Kral Garfield...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınlar ne ister ki Noyel Baba...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-116543067354561204?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/116543067354561204/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=116543067354561204' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116543067354561204'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116543067354561204'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/12/dengesiz-ihtiyalar-listesi-ve-beklenen.html' title='DENGESİZ İHTİYAÇLAR LİSTESİ VE BEKLENEN SONUÇ'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-116500631559340925</id><published>2006-12-01T21:43:00.000+02:00</published><updated>2006-12-10T21:59:54.373+02:00</updated><title type='text'>UNUTMAMAK İÇİN</title><content type='html'>Muz toplamaya çalışan salak maymunlarla hayatımıza giren dijital oyunların şimdi geldiği nokta, çocukların bilgisayarlarına neredeyse "size anne diyebilir miyim?" sözleriyle sarılmasına yol açacak...&lt;br /&gt;Temel eğitim kurallarından birine göre, pekiştirilmeyen bilgiler, unutulur...&lt;br /&gt;Bu oyunları oynayan , bu sözleri sarfeden çocuk kalmadı çevremde... Unutmaktan korkuyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*** Sayım suyum yok!!!&lt;br /&gt;*** Ay may kumay&lt;br /&gt;    Cevdet Sunay&lt;br /&gt;    Nihat Erim&lt;br /&gt;    Ciğerini yerim&lt;br /&gt;    (Eller çifter çifter birleşir)&lt;br /&gt;    Eşimsin! Eşimsin...&lt;br /&gt;*** Herşey benden, kurallar benden!&lt;br /&gt;*** Top benim, kuralları ben koyarım!&lt;br /&gt;*** Badegül, çık! Su içtin!&lt;br /&gt;*** Sinan! Armuuuutttt!&lt;br /&gt;*** Mendilim köşe köşeeee&lt;br /&gt;    Bizden size kim düşeeeee!&lt;br /&gt;*** Güzellik mi, çirkinlik mi,&lt;br /&gt;    Havuz başı heykellik mi?&lt;br /&gt;*** Ali Baba saatin kaç?&lt;br /&gt;    Kazandibiiiiii!&lt;br /&gt;*** Aldım verdim&lt;br /&gt;    Ben seni yendim&lt;br /&gt;    Yenmeye geldim&lt;br /&gt;    Sarıkız'ın saçını&lt;br /&gt;    Örmeye geldim.&lt;br /&gt;    Topuk mu, burun mu?&lt;br /&gt;    İlhami'yi al, o hızlı koşuyor.&lt;br /&gt;*** Ama ben 'mum diktim' demiştiiiimmmm!&lt;br /&gt;*** Mihriban'ın çok canı var, onu şişleyelim!&lt;br /&gt;*** Topu dikmece yok!&lt;br /&gt;*** Biz şimdi üç kardeşmişiz, ailemiz Amerika'daymış... Kim abi olacak?&lt;br /&gt;*** Kızlar kovboyculuk oynayamaz! Sadece seyredin.&lt;br /&gt;    Niyeymiş? Bonanza'da kızlar da var!&lt;br /&gt;*** Kızlara erkekler sessiz film oynayalım mı?&lt;br /&gt;    Olmaz, siz hep ayıp filmler söylüyorsunuz!&lt;br /&gt;*** Şarkıcılık oynayalım mı?&lt;br /&gt;    Ben Ajda Pekkan'ım...&lt;br /&gt;*** Anneee! Kağıt bebeğin gelinliğini sen keser misiiiin? Çok zoooor!&lt;br /&gt;*** Herkes evden patates getirsin, ateş yakıp pişirelim...&lt;br /&gt;*** Küs mü, barış mı?&lt;br /&gt;*** Hadi, apartmana girip kaloriferde eldivenlerimizi kurutalım.&lt;br /&gt;*** Leğen, naylon torbadan daha güzel kayıyor...&lt;br /&gt;*** Aşşaaa gelsene!&lt;br /&gt;    Gelemem, Şeker Kız başlayacak...&lt;br /&gt;*** Aşşaaa gelsene!&lt;br /&gt;    Gelemem annem evde yok. 'Ben gelene kadar çıkma' dedi.&lt;br /&gt;    Biz gelelim??&lt;br /&gt;    Olmaz, kızar...&lt;br /&gt;*** Mustafa'nın eniştesi Almanya'dan pilli tren getirmiş...&lt;br /&gt;*** Leyla'nın halası Amerika'dan kokulu silgi getirmiş...&lt;br /&gt;*** Bisikletini bi tur versene...&lt;br /&gt;*** Lastik atlayalım mı?&lt;br /&gt;    Lastiği hep ben getiriyorum, bu sefer de siz getirin...&lt;br /&gt;*** Sanem'le Ahmet gece saklambaçında beraber saklanmışlar!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka? Başka? Başka?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-116500631559340925?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/116500631559340925/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=116500631559340925' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116500631559340925'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116500631559340925'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/12/unutmamak-iin.html' title='UNUTMAMAK İÇİN'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-116491146861713920</id><published>2006-11-30T20:25:00.000+02:00</published><updated>2006-12-01T23:39:00.670+02:00</updated><title type='text'>ÇIKARIN KAĞITLARI YAZILI VAR!</title><content type='html'>Dünkü yazıma yapılan yoruma ithafen,&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;"BLOG UYDURUKTAN MI OKUNMUŞ" YAZILI SINAVI&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AÇIKLAMA: 1,2,3,4,5 no.lu soruları lütfen belge beyan ederek cevaplayınız.&lt;br /&gt;Örnek: "Sayın Koko, şu tarihli şu başlıklı yazınızda diyorsunuz ki....." gibi. Ayrıca şu maddenin şu fıkrası, şu bendi gibi detaylar da belirtilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru1- Günümü işyerindeki insanlara kızmakla geçirdiğimi nereden çıkardınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru2- Kiboş'a kızdığımı nereden çıkardınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru3- Bu bloğu birşeylere kızdığımda kullandığımı nereden çıkardınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru4- Birşeylerden kaçma isteğinde olduğumu nereden çıkardınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru5- Bloğu güncellemekle keyfim arasındaki bağlantıyı nasıl kurdunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru6- "3-5 Yazıyla Kişilik Tahlili" kitabını nereden edindiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru7- Blog yazma halet-i ruhiyesi nasıl olmalıdır? Kişi hangi durumlarda blog yazabilir? Mesela -durum benimle alakalı değilse de- çok mutluyken yazı yazmayan birinin sinirliyken yazdıkları sayılmaz mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT: İstediğiniz sorudan başlayıp, soru numaralarını kırmızı kalemle yazabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorunuza cevap- Kızmadığım hiçbir an yok. Ben çok kızgın biriyim. Birşeylere kızamadığım zamanlarda hayatım anlamını yitiriyor. Elim ayağım dolaşıyor. Doktor çağırıyorlar, doktorlar yalancıktan beni kızdırıyor, rahatlıyorum.&lt;br /&gt;Şaka bir yana, ben kızmıyorum, eğleniyorum... &lt;br /&gt;Şimdi olduğu gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ev Ödevi: "Hiciv" nedir? Nerelerde kullanılır? Örneklerle açıklayınız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-116491146861713920?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/116491146861713920/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=116491146861713920' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116491146861713920'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116491146861713920'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/11/ikarin-kaitlari-yazili-var.html' title='ÇIKARIN KAĞITLARI YAZILI VAR!'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-116482432718742215</id><published>2006-11-29T19:53:00.000+02:00</published><updated>2006-11-29T20:20:20.506+02:00</updated><title type='text'>KİBOŞUM KİBOŞUM KİBAR KİBOŞUM</title><content type='html'>Bir yazı yazdım dün akşam.&lt;br /&gt;Kiboş'la ilgili...&lt;br /&gt;Hala draft'ta bekliyor. Biraz abartmışım sanırım.&lt;br /&gt;Olur ya hani, buraya gizli şifreyi yazıp girilmiyor, biri okuyup da Kiboş'u çözerse, ki yazdıklarımdan, onu tanıyıp da çözmemesi mümkün değil, ha istifa mektubumu yaldızlı kalemle yazmışıııım, ha bahsettiğim yazıyı yayımlamışım... Sakal ve bıyık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama duramıyorum...&lt;br /&gt;Yazarken çok eğlendim.&lt;br /&gt;Günün birinde, bir samimi ortamda konu "işyerinde kadın manyaklığı"ndan açılırsa, tatlı tatlı anlatayım da herkes benim kadar eğlensin diye, unutmamak için, birkaç doneyi (done??? neredesin tdk.gov.tr???) buraya taşımak zorundayım... Hani, fıkra anlatmayı çok seven insanların, cuzdanlarında fıkraları anımsatacak bir-iki kelimeyi bir kağıda yazıp taşımaları gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hülasa,&lt;br /&gt;*** Kiboş ve beyaz etek altına giymem gereken -çok afedersiniz- çamaşır brifingi...&lt;br /&gt;Bu brifing esnasında içimden gerçekleştirdiğim katıla katıla gülme durumu bir araya dışımdan da gerçekleşmeye yeltenmiş, durum, yalandan öksürme suretiyle örtbas edilmiş, kendisine yardımları için teşekkür edilmiştir. (Deliye "he, he" deme muamelesi)&lt;br /&gt;*** Kiboş ve "Bana adımla hitap edebilirsin, nasılsa aynı yaşlardayız." beyanı. Kendisi anam karılara benzer...&lt;br /&gt;*** Kiboş ve kuşları (Detay yok... Yaldızlı kalem!!!)&lt;br /&gt;*** Kiboş efsaneleri...&lt;br /&gt;Kiboş efsanesi-1:"Benim bir bakışımla karşımdakinin eli ayağı birbirine dolaşır..." Kiboş efsanesi-2:"Karşımdakinin ufacık bir hareketinden ya da bakışından niyetini anlarım. Çok zekiyim..."&lt;br /&gt;Kiboş efsanesi-3: Patronu en iyi ben tanırım. Sol kaşı kalksa su, sağ kaşı kalksa kahve ister. İkisi birden kalkarsa eşini ararım, kaşları kalkıkken elini şıklatsa, yönetim kurulu toplantısı ayarlarım."&lt;br /&gt;Efradı koro olup cevap verir: Evet Kibooooş, evet, evet, evet... Sen var ya sen...... &lt;br /&gt;Yiyorsa "hadi len" desinler...&lt;br /&gt;İşin doğrusu, efradı Kiboş'tan çok korkar. Çünkü o, bildiğimiz "deli"dir. Bunu bir tek kendisi bilmemekte, korku ile saygıyı, sevgi ile yalakalığı ayırt edememektedir. Ama zekidir!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*** Kiboş ve topuklu ayakkabıları...&lt;br /&gt;Kiboş, onlarla yürümeyi beceremez ama ayak parmaklarıyla ayağının geri kalanı arasında dik açı oluşturacak kadar yüksek topuklu ayakkabılar giyer... Bir adım atar, arkasından poposunu toplar. Düşmemek için kamburlaşır.Kuşlarından birinin koluna girer genellikle... Yalnız yürüyorsa, kollarından destek alır. Kolları omuz hizasına çıkar neredeyse, elleri serbestçe sallanır...&lt;br /&gt;Kiboş, yazın dekolte(??) ayakkabılar giyer. Uzattığı narin ayak tırnaklarına sedefli turuncu, beyaz ojeler sürer.&lt;br /&gt;Zarif Kiboş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;N'oluyor be???&lt;br /&gt;Abarttım yine. Hani fıkra başlığı tadında ufak hatırlatmalarla sınırlamıştık yazıyı?&lt;br /&gt;Ayıp oldu yine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şaka kız Kiboş...&lt;br /&gt;Vallahi şaka!&lt;br /&gt;Ben o zannettiğin kişi değilim.&lt;br /&gt;O zannettiğin kişi, bilgisayar kullanmayı bile bilmez, bırak blog mlog yazsın... Git bilgisayar bile kullanamadığımı patrona söyle de işime bir taş daha koymuş ol, neme lazım... Tutar belki...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-116482432718742215?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/116482432718742215/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=116482432718742215' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116482432718742215'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116482432718742215'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/11/kiboum-kiboum-kibar-kiboum.html' title='KİBOŞUM KİBOŞUM KİBAR KİBOŞUM'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-116449576737252758</id><published>2006-11-26T00:47:00.000+02:00</published><updated>2006-11-26T01:03:35.880+02:00</updated><title type='text'>BİR GECEDEN ÇIKAN SONUÇLAR</title><content type='html'>Sonuç1- Cazın fingirdek Brezilya ritimleriyle buluştuğu bir müzik, güzel sesli güzel Brezilyalı kadının konseri, elde bira, popo sallanarak dinlenir. Konser salonunda değil... Efes Pilsen Blues Festival'ın gözünü seveyim. Başlamış... Gitmeli... Yine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç2-Basgitar çalan erkeklere karşı ezelden beridir anlam veremediğim bir hayranlığım var. Ama daha çözemedim... Acaba bu, müziğe girdiği anda tamamen havayı değiştirip içimizi kımıl kımıl yapan basgitardan mı kaynaklanıyor, yoksa şimdiye kadar dinlediğim tüm basgitarcılar mı etkileyici, ikisi bir arada mı etkili, bilemedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç3-Herkese "merhaba" demektense, bir elin parmaklarının -belki de yarısı- kadar dostun olsun, yeter... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç4-Hala Prodigy dinleyebiliyorum!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç5-Ama artık arabada yüksek sesli müziği bünyem kaldırmıyor... Genç Sarıkız'la arkadaş olmanın tek dezavantajı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç6-MUTLUYUM.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-116449576737252758?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/116449576737252758/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=116449576737252758' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116449576737252758'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116449576737252758'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/11/bir-geceden-ikan-sonular.html' title='BİR GECEDEN ÇIKAN SONUÇLAR'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-116318261655545485</id><published>2006-11-10T20:16:00.000+02:00</published><updated>2006-11-10T20:16:56.930+02:00</updated><title type='text'>BEN HİÇ AŞIK OLMADIM/MI/MIŞIM/</title><content type='html'>Ben isterdim ki,&lt;br /&gt;hani Rahşan istemeseydi şu Devlet Mezarlığı işini de, alelade bir yer de olsa, önünde sonunda ölümde de beraber toprağa karışacakları bir yer seçseydi...&lt;br /&gt;O zaman bu aşk "gerçek" olurdu sanki...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani o sevdiğim şiir gibi.&lt;br /&gt;"Biri beni böyle sevsin" dediğim gibi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BEN SENDEN ÖNCE ÖLMEK İSTERİM&lt;br /&gt;Ben senden önce ölmek isterim.&lt;br /&gt;Gidenin arkasından gelen&lt;br /&gt;gideni bulacak mı zannediyorsun?&lt;br /&gt;Ben zannetmiyorum bunu.&lt;br /&gt;İyisi mi,beni yaktırırsın,&lt;br /&gt;odanda ocağın üstüne korsun içinde bir kavanozun.&lt;br /&gt;Kavanoz camdan olsun, şeffaf, beyaz camdan olsun ki&lt;br /&gt;içinde beni görebilesin&lt;br /&gt;Fedakarlığımı anlıyorsun&lt;br /&gt;vazgeçtim toprak olmaktan, vazgeçtim çiçek olmaktan&lt;br /&gt;senin yanında kalabilmek için.&lt;br /&gt;Ve toz oluyorum yaşıyorum yanında senin.&lt;br /&gt;Sonra, sen de ölünce kavanozuma gelirsin.&lt;br /&gt;Ve orada beraber yaşarız külümün içinde külün&lt;br /&gt;ta ki bir savruk gelin yahut vefasız bir torun bizi ordan atana kadar...&lt;br /&gt;Ama biz o zamana kadar o kadar karışacağız ki birbirimize,&lt;br /&gt;atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz yan yana düşecek.&lt;br /&gt;Toprağa beraber dalacağız.&lt;br /&gt;Ve bir gün yabani bir çiçek&lt;br /&gt;bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse&lt;br /&gt;sapında muhakkak iki çiçek açacak :&lt;br /&gt;biri sen biri de ben.&lt;br /&gt;Ben daha ölümü düşünmüyorum.&lt;br /&gt;Ben daha bir çocuk doğuracağım&lt;br /&gt;Hayat taşıyor içimden.&lt;br /&gt;Kaynıyor kanım.&lt;br /&gt;Yaşayacağım, ama ,çok, pek çok, ama sen de beraber.&lt;br /&gt;Ama ölüm de korkutmuyor beni.&lt;br /&gt;Yalnız pek sevimsiz buluyorum bizim cenaze şeklini.&lt;br /&gt;Ben ölünceye kadar da&lt;br /&gt;Bu düzelir herhalde.&lt;br /&gt;Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde?&lt;br /&gt;İçimden bir şey : belki diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nazım Hikmet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk var mı yaaa?&lt;br /&gt;Gerçek olan ama.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Aşık oldum" diyeni çok duydum ama...&lt;br /&gt;herhalde dil sürçmesiydi...&lt;br /&gt;Çoğu midemi bulandırdı.&lt;br /&gt;Hatta birinin üstüne kustum bir seferinde...&lt;br /&gt;Hala onları temizliyor!!!&lt;br /&gt;Ama farkında değil.&lt;br /&gt;Kötü cadı büyü yaptı.&lt;br /&gt;Aşka iade-i itibar edene kadar o pislik temizlenmeyecek...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-116318261655545485?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/116318261655545485/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=116318261655545485' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116318261655545485'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116318261655545485'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/11/ben-hi-aik-olmadimmimiim.html' title='BEN HİÇ AŞIK OLMADIM/MI/MIŞIM/'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-116258803095558530</id><published>2006-11-03T22:45:00.000+02:00</published><updated>2006-11-03T23:07:13.443+02:00</updated><title type='text'>GEÇTİ YİNE BİR GÜN</title><content type='html'>Bugün...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Sabah pek bir enerjik uyandım...&lt;br /&gt;*İşteki sarı saçlı, kara suratlı Kibariye'ye yine gıcık oldum. Hasta o yaaaa, vallahi hasta.&lt;br /&gt;*İki kişi "bunları kimseye söyleme" diyerek bana sır verdi. Söylemem, vallahi söylemem. Dediler ki....... (pek bir espiriliyim)&lt;br /&gt;*Öğle tatilini Tunalı'da geçirdim. Yok, yok... Tadı kaçmış. Haydin Işık Dağı'na...&lt;br /&gt;*Kendime kitap ve cd hediye ettim, çok uslu olduğum için.&lt;br /&gt;*Akşam eve dönüşte yanımdaki adamın neredeyse omzuna düşüp uyuya kaldım. Yaşlanıyorummmm. Hayır, hayır... Yol tutuyor. Hıyar adam da nazikçe bir omuz dürter, hareket eder de uyanayım... Nerdeeee!&lt;br /&gt;*Annemin son mahsul sebze çorbasının yine ve maalesef deneği oldum. Bu seferki ıspanaklıydı... Tadı iyi, görüntüsü berbattı. Haniii. Biri çıkarmış gibi midesinden... Anneciğim, ıspanağı öyle eskisi gibi yapsan hani, kavurup soğanla filan? &lt;br /&gt;*Köpek oğlumla uzuuun bir sonbahar yürüyüşü yaptım akşam vakti. Siviiit novembır...&lt;br /&gt;*Yeğenlerimi alıp kocaman bir kitapçıya soktum. Puf koltuklarda oturup kitap okudular. Pek duygulandım.&lt;br /&gt;*Çoook uzun zamandır görmediğim bir arkadaşımı gördüm... Bana bir sarıldı, bir sarıldı... Babalık çok yakışmış... En kısa zamanda görüşmek üzere...&lt;br /&gt;*Yoruldum, yarın saat ellibeşe kadar uyanmayacağım...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-116258803095558530?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/116258803095558530/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=116258803095558530' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116258803095558530'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116258803095558530'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/11/geti-yine-bir-gn.html' title='GEÇTİ YİNE BİR GÜN'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-116241885468294288</id><published>2006-11-02T00:06:00.000+02:00</published><updated>2006-11-02T00:07:35.770+02:00</updated><title type='text'>MUTLULUĞUM ÇAN EĞRİSİ...</title><content type='html'>Bugün huysuzdum,&lt;br /&gt;ama öğlene kadar.&lt;br /&gt;Sonra kıvrak bir manevrayla işten kaytarıp kendimi kasvetten kurtardım.&lt;br /&gt;Köpek oğluma koştum.&lt;br /&gt;Parkta saatlerce oynadık.&lt;br /&gt;Attığım topları getirmekten yorulunca bir kenara muzur muzur çekilip topu parçalamasına ve de parçalarını mideye indirmesine izin vermedim. Ağızdan top çekme savaşını ben kazandım. Bizimki pitbull olmuş da haberim yok... Topa asılı kaldı dakikalarca havada... Sol kolumun canı çıktı... Aylar önce, yediği koca bir parça tenis topu yüzünden ölümden döndü canım köpek oğlum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sitenin gerzek sakinlerinden, sabahtan akşama kadar pencereden koca memelerini sarkıtarak gelenin geçenin hayatını didikleyen kadın olanıyla, çok istemesine rağmen, kavga etmedim.&lt;br /&gt;1.Deneme: "Köpeği parkta gezdirmesenize! Çoluk çocuk oynuyor..."&lt;br /&gt;Cevap :  &lt;br /&gt;İçten :(Senin oğlanı geçtiğimiz yaz ağaç diplerine işerken az yakalamadım) &lt;br /&gt;Dışarı: "Yaaaa, size de iyi günler."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.Deneme: "Bir köpek eksikti burada!! Bıktık yahu sizden!!!&lt;br /&gt;Cevap:&lt;br /&gt;İçten: (...tir git başımdan)&lt;br /&gt;Dışarı: "Kaloriferler de yanmaya başladı artık, evet, evet..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3.Deneme: "Aaaaa, iyice terbiyesiz bu! Dalga mı geçiyorsun? Jandarma çağıracağım. O köpek pislikleri ne oluyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevap: (Cebimdeki boş  torbaları çıkardım) "Bunlara giriyor onlar. Doldurunca size de bir tane getireyim mi sıcak sıcak?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Delirdi kadın. Pencereyi kapatırken camı dışarı patlayacaktı az kalsın.&lt;br /&gt;Bekledim, jandarma gelmedi.&lt;br /&gt;Keşke gelseydi. Komutanları bu gerzeklerle çok eğleniyor... Öbür evdeyken bir kere, yine böyle bir arızalıya "Zabıt tutalım hanımefendi, sahipli köpekler parklarda dolaşmasın, sokak köpekleri istedikleri kadar işeyebilir, diye not düşelim" demişti. Hi hihi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısmette varmış, jandarma arabasını akşam caddede gördüm.&lt;br /&gt;Utanmadan bir de, selektör yapıp durdurdum. Derdim başkaydı...&lt;br /&gt;Caddede gezinen 4-5 tane modifiye arabalı canavar gördüm. Yolun orta yerinde üçü   yan yana durup arabalarından indi, yarım saat sonraya sözleştiler yarış için... Kulaklarımla duydum... Sonra da küfürlere kornalara milletlerarası geçerliliği olan "nah" işaretleriyle karşılık verip, o makas senin, bu makas benim, binbir tacizle u dönüp caddenin karşısına geçtiler. &lt;br /&gt;Hemen biraz önümde de candarmamızın devriye otosunu görmeyim mi??&lt;br /&gt;Selektör, dat dut derken, durdular, yanlarına gittim.&lt;br /&gt;Şikayet ettim, hayal kırıklığına uğradım.&lt;br /&gt;Şu an suç teşkil edecek bir durum yokmuşşşş!&lt;br /&gt;"E, ama devriye geziyorsunuz, takip etseniz falan??"&lt;br /&gt;Şikayet yazılı olmadığı sürece birşey yapılamazmışşşş.&lt;br /&gt;"Pes yani! Asker de bunu yapıyorsa!! İlla memur zihniyetiyle mi hareket etmek lazım? Zabıt mabıt? Üç beş ay sonra bu ruh hastaları bir iki kanlı vukuat yaşatınca mı anlayacaksınız durumun vehametini? Ben bunu başka yollarla şikayet edeceğim o zaman."&lt;br /&gt;..............&lt;br /&gt;Bammmm!!! (Benim arabanın kapısı)&lt;br /&gt;Yarın son derece dokunaklı bir şikayet mektubu yazılacak, ilgili ilgisiz merci(mek)lere iletilecek. Ben yapayım da üzerime düşeni... "Korna eşliğiyle sinirli hareketler"yöntemini benimsemiş tepkili duyarlı milletim de başka yollar arar belki bu duruma son vermek için.&lt;br /&gt;Ne zannettiniz ulan mahallemi? Bağdat Caddesi ezikleri özentileri sizi... Ananız babanız nerde? Arabanıza bu kadar masraf yapacak parayı nereden buluyorsunuz? Siz geberin ama kimseye zarar vermeden, kendi aranızda geberin!&lt;br /&gt;Tahammül edemiyorum!!!&lt;br /&gt;İşte buna tahammül edemiyorum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaaa, ne diyordum?&lt;br /&gt;Üremek başkaaaa, insan yetiştirmek başka.&lt;br /&gt;Üre, hasbelkader büyüt, at sokağa, ver parayı, ne halt yerse yesin.&lt;br /&gt;Hapçı, topçu, yarışçı olsun...&lt;br /&gt;Babanız boynuzlarını parlatsın, ananız kariyer yapsın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi de...&lt;br /&gt;Yetişmiş pırıl pırıl çocuklar ne olacak?&lt;br /&gt;Ya birine bu şuursuzlar yüzünden zarar gelirse? Gelmedi mi daha önce, defalarca?&lt;br /&gt;Geberin e mi? Kendi aranızda geberin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Canım sıkıldı beee!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-116241885468294288?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/116241885468294288/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=116241885468294288' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116241885468294288'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116241885468294288'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/11/mutluluum-erisi.html' title='MUTLULUĞUM ÇAN EĞRİSİ...'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-116207408843895197</id><published>2006-10-29T01:01:00.000+03:00</published><updated>2006-10-29T01:21:29.186+03:00</updated><title type='text'>SALAK ŞEYLER</title><content type='html'>Kızdığım insanlar var...&lt;br /&gt;Öyle belli birileri değil, ya da belli olmasın diye, o belli birilerinden yola çıkarak genelleme yapıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatını yönetmekten aciz insanlara kızıyorum.&lt;br /&gt;Küçük bir hareketin hayatta neler değiştirebileceğinin farkında olmayanlara.&lt;br /&gt;Kaderine razı olanlara ya da kaderindeki diğer seçenekleri kullanmayanlara.&lt;br /&gt;Temkinli ya da önyargılı davranmak adı altında, neler kaçırdıklarını idrak edemeyenlere.&lt;br /&gt;Salak şeyler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-116207408843895197?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/116207408843895197/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=116207408843895197' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116207408843895197'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116207408843895197'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/10/salak-eyler.html' title='SALAK ŞEYLER'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-116205994084630878</id><published>2006-10-28T21:24:00.000+03:00</published><updated>2006-10-28T21:25:41.006+03:00</updated><title type='text'>MUMYALAYAMADIM</title><content type='html'>Dayanamadım, daha "mum"ları soğumadan, bir ayakkabı kutusunun içine yerleştirilerek bana ayrılan fotoğraflarımı mumya olmak üzere gömdüğüm kolinin derinlerinden kurtardım.&lt;br /&gt;Bir tanesine bile bakmadım daha.&lt;br /&gt;Trilye'den getirdiğim barik şarabının tadını, onlarla çıkaracağım.&lt;br /&gt;Belki yarın.&lt;br /&gt;Annemi yatılı misafir gönderip ablamlara...&lt;br /&gt;Öylece yatıyorlar kutuda. Sabrımı deniyorlar. &lt;br /&gt;Herşeyi tadıyla yapmak lazım.&lt;br /&gt;Elde bir fotoğrafla derinlere dalıp, gözlerin tek noktaya takılı kaldığı için büyüyüp, sahibine eblek ifadesi verdiği o hali kimseden sakınmadan, biri görür diye düşünmeden yaşamak lazım.&lt;br /&gt;Belki de ağlamanın tadına varmak.&lt;br /&gt;Sarhoş olup, gaza gelip, fotoğraf kahramanlarını aramak belki.&lt;br /&gt;Belki de beraber ağlamak içim yanına çağırmak.&lt;br /&gt;Ya da gülmek için...&lt;br /&gt;Bol bol "keşke" demek için.&lt;br /&gt;Ya da daha da çok "iyi ki...".&lt;br /&gt;Kimlerin burnumda tüttüğünü farketmek için.&lt;br /&gt;Hangi fotoğrafa daha uzun baktığımdan, kimleri daha çok önemsediğimi anlamak için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah'ım, korkuyorum...&lt;br /&gt;Bu fotoğraflara bakma işine fazla törensel bir anlam yükledim.&lt;br /&gt;Abarttım mı ne?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-116205994084630878?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/116205994084630878/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=116205994084630878' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116205994084630878'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116205994084630878'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/10/mumyalayamadim.html' title='MUMYALAYAMADIM'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-116136627027321655</id><published>2006-10-20T20:44:00.000+03:00</published><updated>2006-10-20T20:44:30.900+03:00</updated><title type='text'>YİNE ŞIMARDIM, GEÇER...</title><content type='html'>Ekiiiiiimmmmmm!&lt;br /&gt;Taaatillllllll!&lt;br /&gt;Sonbahaaaaaaarrrrr!&lt;br /&gt;En sevdiğim tatil zamanı ve yeriiiiii!&lt;br /&gt;Sonbaharda deniz kıyısıııııı!&lt;br /&gt;Ormannnnn!&lt;br /&gt;Balııııkkkk!&lt;br /&gt;Ayakta botlar, sırtta yağmurluuuukkkk!&lt;br /&gt;Aynı zamanda göl kıyısı, pikniiikkkk!&lt;br /&gt;Köy kahvaltısı, balık ekmeeekkkk!&lt;br /&gt;Kirli tişörtler, ıslak çoraplaaarrr!&lt;br /&gt;Yorgunluk, ama temiz uykuuuuu!&lt;br /&gt;Zeytinyağı turları, köy pazarııııı!&lt;br /&gt;Çamlar altında deniz manzaralı çaayyyy!!&lt;br /&gt;Şımarıkım şımarıııkkkkk!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-116136627027321655?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/116136627027321655/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=116136627027321655' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116136627027321655'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116136627027321655'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/10/yine-imardim-geer.html' title='YİNE ŞIMARDIM, GEÇER...'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-116128583217640864</id><published>2006-10-19T22:23:00.000+03:00</published><updated>2006-10-19T22:23:52.943+03:00</updated><title type='text'>VEFAT ve TEŞEKKÜR</title><content type='html'>Kocaman bir balonun içinde sürdürdüğüm keşmekeş hayatımın, balonun yerinde ve zamanında patlayarak sadece beni dışarı atması ve hani şu biz küçük çocuklarken, dünyanın oluşumu hikayesinde anlatıldığı gibi büyük patlamanın tozlarından yeniden doğarak ve de yeniden keşmekeş bir hayatın idame edildiği yeni, bensiz bir balon haline gelmesinin üzerinden neredeyse iki yıl geçti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu balonun artık dışında kalan ben, bir zamanlar içerideki hayatını "dış göz"le seyretmeye dalıp yorumladığımda, ne kadar iyi bir karar verdiği(mizi) anlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçerideyken, iliğime kemiğime kadar işlemiş, sevgisizlikten ve kandırılmanın anlamak istenmemeye çalışılmasından kaynaklanan mutsuzluğumun sebebini araştıramayacak kadar incitilmiş, engellenmiş, yanlışların çokluğundan "yanlış"ın normal kabullenildiği, doğruların unutulduğu bir haldeyken, artık dayanamayacak duruma gelmeme ramak kala gerçekleşen bu patlamanın pimini çeken beyinsiz kaltağa -maalesef- minnettarım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tek amacı "benim de artık acı çekmem gerekliliği" olan bu meş'um eylemin, balonun içinde süregelen şuursuz mutsuz hayatımın etkilerinden henüz sıyrılamamam sebebiyle, kısa bir süre için amacına erişmiş olduğunu kabul etmek durumundayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu "ağırbaşlı olgun hanım abla", benim tükürülmemden sonra yeniden oluşan mutsuzluk balonunun içine kendini güle oynaya atıp,  kazdığı kuyuya düşen ahmak olarak kendi tarihinde kara bir sayfa açtığının farkında mıdır, bilinmez...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim ise, farkında olduğum tek bir şey var:&lt;br /&gt;Ben -seve seve- öldüm ve teşekkür ederim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Bugün Kandil...&lt;br /&gt;Dua etmenin gücüne inanmamak için hiçbir sebebim yok.)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-116128583217640864?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/116128583217640864/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=116128583217640864' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116128583217640864'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116128583217640864'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/10/vefat-ve-teekkr.html' title='VEFAT ve TEŞEKKÜR'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-116111926335079243</id><published>2006-10-18T00:07:00.000+03:00</published><updated>2006-10-18T00:07:43.636+03:00</updated><title type='text'>KEL ALAKA NE ALAKA</title><content type='html'>Bugün birşeyi farkettim ve bunu belgelemek istiyorum.&lt;br /&gt;Şu komedi dizilerinde, gerekli yerlerde gülmeye şartlayan  kahkaha sesleri ya da şaşkınlık duymamızı bildiren  aaaaaaaaaa! sesleri gibi, klavyede ya da cep mesajlarında yazdıklarının sonuna&lt;br /&gt;:) ya da&lt;br /&gt;:p ya da&lt;br /&gt;:(((( ya da&lt;br /&gt;:=) gibi işaretler (mi desem) koyanlara sinir oluyorum.&lt;br /&gt;Niyeyse.....&lt;br /&gt;Sanki bana düştü tasası...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-116111926335079243?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/116111926335079243/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=116111926335079243' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116111926335079243'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116111926335079243'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/10/kel-alaka-ne-alaka.html' title='KEL ALAKA NE ALAKA'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-116102438493621783</id><published>2006-10-16T21:03:00.000+03:00</published><updated>2006-10-16T21:46:25.570+03:00</updated><title type='text'>ZATEN GEÇERKEN UĞRAMIŞTIM</title><content type='html'>Bana ait olduğuna karar verdiği fotoğrafları bir kutuya koymuş...&lt;br /&gt;Bakamadım. Korktum.&lt;br /&gt;Hani şu uzun süre bakmadığımız fotoğraflar elimize geçtiğinde yapacağımız bütün işleri unutup, onları yerlere dağıta dağıta bakarak tadını çıkarırız ya, zamanında yaşadıklarımızın...&lt;br /&gt;Yapamadım.&lt;br /&gt;Fotoğraf kutusunu görür görmez şöyle bir baktım ilk fotoğrafa, kapattım kutuyu. Onu da başka bir büyük kolinin içine, uzun süre ihtiyaç duyulmayacak oldukları için depoya konulacakların arasına gönderdim, kolinin ağzını sıkı sıkı bantlayarak... Gömdüm onları. Ya da mumyaladım diyelim...&lt;br /&gt;Ağlayacaktım, eminim.&lt;br /&gt;Ben zaten fotoğraflara bakarken iki uçta gezerim: Ağlarım ya da gülerim.&lt;br /&gt;Bu seferki tek uçlu olacaktı. Yapamadım. Zamansızdı çünkü. Onlara başka bir zaman başka bir yerde de baksam, ağlayacağım büyük ihtimalle ya da kesinlikle... Koca bir hayat saklı onlarda. Yaşadığım gerçekler.&lt;br /&gt;Kızgın değilim ona.&lt;br /&gt;Çünkü o benim sadece "kocam" değildi. Bu fotoğraflarda saklı hayatımın içinde, neredeyse çocukluğumuzdan beri beraberdik. 17-18 yaşlarından beri. Ayrılana kadar, ömrümüzün şimdiki yarısı kadar. &lt;br /&gt;Sadece "kocam" değildi o yüzden. &lt;br /&gt;Arkadaşım, dostum, sevgilim ve de kocam... Nihayet "eski kocam". Hepsi oldu sırayla. Zaman zaman sadece biri oldu, zaman zaman hepsi. &lt;br /&gt;Sadece "kocam" olduğunda, sevmedim onu. Çünkü o, "koca"lığı sevmedi, benim de sevmem için hiç çaba göstermedi. &lt;br /&gt;Arkadaşken aynı zamanda, bir harikaydı. Hayatta en çok eğlendiğim insanlardan biriydi. Aynı şeylere gülmek çok önemli...&lt;br /&gt;Sevgilimken aynı zamanda, aklımda kalan en derin his, arada bir elimi tutup durup dururken öpmesi ve çok sıklıkla "iyi ki varsın" demesiydi. İşte o zaman anlardım beni sevdiğini... Gerisi hikaye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...ve fakat, asla "abi" ya da "baba" olmadı gereken zamanlarda. Belki de bu tatmin etmedi beni, bende onu her ne tatmin etmediyse... Her kadın gibi, en zangoç gibi olanı bile, kimi zaman ihtiyaç duyar sığınmaya ve korunmaya.&lt;br /&gt;Ağzından bir kere bile "üzülme, ben varım" çıkmadı. Doğru olsun olmasın "dünya bir yana sen bir yana" demedi. Bu güven duygusunu yaşamadım onda. Yoktu, yok...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine de seviyorum onu. O da biliyor. Ama sevgimin boyut değiştirdiğinin farkında mı, değil mi, emin değilim. &lt;br /&gt;Aşk değil bu. Cinsiyetinin de önemi yok. &lt;br /&gt;Ona zarar gelecek diye ödüm kopuyor. Yaptığı saçmalıkları duyunca çok üzülüyorum. Mutlu ve başarılı olmasını istiyorum. Aptallıklarına kızıyorum. Ama söyleyemiyorum. Ne de olsa, normal şartlarda "eski karı", ona bunca acı çektiren "eski koca"nın mutlu olmasını istemez. Yaptığı yanlışlardan zevk alır hain hain. Bu nedenle de, samimiyetime inanmamasından korkup, "yanlış" yapıyorsun" diyemiyorum ona, gün gibi ortadayken yanlışlar...  &lt;br /&gt;Her ne yaşanmış olursa olsun , bana ne kadar acı çektirmiş olursa olsun, aramızda yılların beslediği derin bir bağ var. Belki bunun sadece ben farkındayım şimdilik. Ama o da zamanla anlayacak.&lt;br /&gt;Güzel bir şey bu...&lt;br /&gt;Şimdi bile hala üzülüyorum çamaşır makinesini taktırana kadar ne yapacak diye... ya da yeni koltuklar gelene kadar...&lt;br /&gt;İnsan, kendini bu kadar inciten birinin iliğini kemiğini soyar boşanma durumunda. Ama yok, kıyamıyorum.&lt;br /&gt;'Hak geçmesi'nden çok korkarım. Rahatsız eder beni. Bana helal edilmeyen hiçbir şeyi almadım umarım...&lt;br /&gt;Üzüldüm mü?&lt;br /&gt;Bilmem ki...&lt;br /&gt;Aslında hayır.&lt;br /&gt;Çünkü, elimden gelen herşeyi yaptım, bütün tavizleri verdim, bütün zamanları sundum hem evliyken, hem de boşandıktan sonra...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Velhasıl, geçtiğimiz Cuma ve Cumartesi günlerini, elimde kutularla "evim"i "evim" olmaktan tamamen çıkaracak işleri yapmaya gittim. &lt;br /&gt;Orada bir zamanlar benim de yaşadığımı hatırlatacak birşey kalmadı...&lt;br /&gt;Geldik gittik işte...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-116102438493621783?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/116102438493621783/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=116102438493621783' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116102438493621783'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116102438493621783'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/10/zaten-geerken-uramitim.html' title='ZATEN GEÇERKEN UĞRAMIŞTIM'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-116042382015065677</id><published>2006-10-09T22:48:00.000+03:00</published><updated>2006-10-09T22:58:04.063+03:00</updated><title type='text'>"CUK" OTURDU</title><content type='html'>Bunun zamanı, hakkını vere vere geldi...&lt;br /&gt;Aslında çoktaaaaan gelmişti de, ben bu şiiri Sarıkız bana gönderdiğinde okuyup da, "Zamanı geldiğinde kullanılacaktır" şeklinde bir fikir yürüttüğümü, bilgisayarımdaki "kullanılmayan dosyalar" bölümünü temizlerken hatırladım.&lt;br /&gt;Bir güzel temizlik daha...&lt;br /&gt;Tam yerini buldu.&lt;br /&gt;"İhtiyaca cevap verdi."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;BENCE ARTIK SEN DE HERKES GİBİSİN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gönlümle baş başa düşündüm demin;&lt;br /&gt;Artık bir sihirsiz nefes gibisin.&lt;br /&gt;Şimdi ta içinde bomboş kalbimin&lt;br /&gt;Akisleri sönen bir ses gibisin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maziye karışıp sevda yeminim,&lt;br /&gt;Bir anda unuttum seni, eminim&lt;br /&gt;Kalbimde kalbine yok bile kinim&lt;br /&gt;Bence artık sen de herkes gibisin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor&lt;br /&gt;Onlardan kalbime sevda geçmiyor&lt;br /&gt;Ben yordum ruhumu biraz da sen yor&lt;br /&gt;Çünkü bence şimdi herkes gibisin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yolunu beklerken daha dün gece&lt;br /&gt;Kaçıyorum bugün senden gizlice&lt;br /&gt;Kalbime baktım da işte iyice&lt;br /&gt;Anladım ki sen de herkes gibisin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büsbütün unuttum seni eminim&lt;br /&gt;Maziye karıştı şimdi yeminim&lt;br /&gt;Kalbimde senin için yok bile kinim&lt;br /&gt;Bence sen de şimdi herkes gibisin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NAZIM HİKMET&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-116042382015065677?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/116042382015065677/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=116042382015065677' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116042382015065677'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/116042382015065677'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/10/cuk-oturdu.html' title='&quot;CUK&quot; OTURDU'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-115972409082119149</id><published>2006-10-01T20:30:00.000+03:00</published><updated>2006-10-01T20:36:13.886+03:00</updated><title type='text'>İYİ Kİ -ONLAR DA-VARLAR</title><content type='html'>Var yaaaaa, vallahi var!&lt;br /&gt;İyi dostlarım var.&lt;br /&gt;Bana sahip çıkan, inanan, bağını koparmayan...&lt;br /&gt;Hesapsız, olgun,dürüst, iyi niyetli...&lt;br /&gt;İyi ki varlar!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-115972409082119149?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/115972409082119149/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=115972409082119149' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115972409082119149'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115972409082119149'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/10/iyi-ki-onlar-da-varlar.html' title='İYİ Kİ -ONLAR DA-VARLAR'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-115955114513844284</id><published>2006-09-29T20:32:00.000+03:00</published><updated>2006-09-29T21:04:37.933+03:00</updated><title type='text'>AĞIRBAŞLI OLGUN HANIMABLA</title><content type='html'>Etrafını mütebessim bir ifadeyle, başını hafifçe indirip kaldırarak selamlayan "ağırbaşlı" bir kadın...&lt;br /&gt;Sürekli gülümseyen yüz, zarif hareketler, titizlik muskası tavırlar...&lt;br /&gt;Ağzından "salak" kelimesi çıksa, "çok afedersiniz" diyecek kadar incelmiş konuşma ifadeleri...&lt;br /&gt;İnsanlarla iletişim halinde çalışılan her türlü işte,  artık herkesin bir şekilde ucundan kıyısından almış olduğu "iyi iletişim kurma" bazlı eğitimlerin herhangi birinden çalıp çırpılarak, beceriksizce uygulanmaya çalışılan taktikler.&lt;br /&gt;Konuşma sırasında sıradanlıkla söylenen, o konuşmanın anlatmak istediğiyle uzaktan yakından bağlantısı olmayan önemsiz bir ayrıntının datalara kaydedilerek, yeri geldiğinde kullanılması örneğin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Geçen gün bizim oğlanı dişçiye götürmek için fellik fellik taksi ararken, arabanın biri zart! fren yapıp önümüzde durdu. Tam küfredecektim, bir de kim çıksın içinden? Bizim Kemal! Bir yakışıklı olmuş, bir hoşlaşmış ki sorma... Telefonunu verdi, haftaya görüşeceğiz.............." şeklinde uzayan bir konuşma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç: Bir sonraki karşılaşmada, "oğlunuzun diş tedavisi nasıl gidiyor?" sorusuyla, yakın ilgi alaka, dikkat edilme, önemsenme, anlattıklarının dinlenmesi gibi ihtiyaçların basit bir şekilde karşılanması suretiyle kalp kazanılmaya çalışılması.&lt;br /&gt;Profesyonelce... Fazla formal... Fazla samimiyetsiz... Kurgulandığı belli incelikler...&lt;br /&gt;İş hayatında uygulanması kolay ve bilindik taktiklerin, eş-dost arasında ne kadar samimiyetsiz ve bayağı kaçtığından bihaber debelenmeler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama, Allah için "ağırbaşlı"!!! Allah için "hanımefendi"!!! Hal hatır eksik kalmaz, gülümseme gırla, iki dirhem bir çekirdek her daim... &lt;br /&gt;"Ben bildiğiniz gibi değilim" çabaları, hiçbir işe yaramayan, arkasını döndüğünde dedikodusu yapılan, ortamdan uzaklaştığında kendilerini sıkan bedenleri oh be! dedirten, hatır için katlanılan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O kadar "ağırbaşlı" ki...&lt;br /&gt;Nasıl desem?&lt;br /&gt;Nasıl anlatsam?&lt;br /&gt;Sanki...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanki yıllarca, kendi de hali hazırda evliyken, evli sevgilisinin evine neredeyse hergün sessiz telefonlar edip huzur kaçırmaya uğraşmamış...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanki küçücük kızının kafasını karıştırıp rahatsız olmasını sağlayacak kadar muhatap etmemiş sevgilisiyle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanki sevgilisinin eşiyle paylaştığı eve elini kolunu sallayarak defalarca girip fantazi yaşamamış...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanki evin -maalesef- diğer sahibi olan 'öteki kadın'a mesaj bırakmamış, kullanılmış regl tamponunu uluorta banyoda unutup!!!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanki sevgilisinin karısını canı her istediğinde, kafası her bozulduğunda arayıp orospu, kaltak, kahpe gibi, "salak"tan çok öte kelimeleri sarfetmemiş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanki bir gece çıldırıp, Sulukule camiasının bile dudaklarını uçuklatacak bir bayağılıkla sevgilisini karısına ispiyonlayıp, ağıza alınmayacak küfürler savurup, hiçbir şeyden haberi olmayan kadının hayatını alt üst etmeye çalışmamış...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanki işler tüm bunlara rağmen istediği gibi gitmeyince, sevgilisinin karısına yönelttiği küfür boyutlarını "ağıza alınmayacak" mertebesine taşımamış...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanki işi gücü bırakıp, işyerini vakitsiz terkedip, onun bunun garsoniyerinde sevgilisiyle ayaküstü düzüşüp, koştur koştur kızını kreşten almaya gitmemiş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanki sevgilisinin evinin önünde arabayla bekleyip, sapık sapık onu ve karısını takip etmemiş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanki, sevgilisinin karısıyla birlikte olduğundan emin olduğu bir zamanda telefon edip porno film sesleri dinletmemiş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanki meydan -memnuniyetle- ona bırakıldığı halde hala içi rahat etmediği için sevgilisinin eski(ttiği) karısını hala arayıp saçma sapan tehditler savurmamış...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanki, sanki.... Sankimmmmmm!!!&lt;br /&gt;Kifayetsiz... Kelimeler yetmez bu ağırbaşlılığı tasvire...&lt;br /&gt;Böylesine ağırbaşlı yani.&lt;br /&gt;Böylesine olgun, böylesine hanımefendi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Velhasıl, herkes kendi yoluna.&lt;br /&gt;Bırakalım, herkes ne kazanıp ne kaybettiğini yıllar geçtikte anlasın.&lt;br /&gt;Zamanla herkes layık olduğu koltuklara oturacak, eminim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama...&lt;br /&gt;AMA...&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;AMA...&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimse, o küçücük beyniyle, "Benim hakkımda hırsından ileri geri konuşmuş, ben aslında öyle değilim"  havası yaratıp, hatta gücünün yettiği, kıyak ev kredisi  verdiği için onu pek seven  arkadaşlara ağlayarak beni hiç olmadığım biri gibi gösteremez!&lt;br /&gt;Kimse beni yalancı çıkarmaya çalışamaz.&lt;br /&gt;İnsanlar o kadar aptal değil.&lt;br /&gt;Herkes haddini bilsin.&lt;br /&gt;O, sadece kendi "aptal"ını zehirlemeye devam etsin.&lt;br /&gt;Bana bulaşmasın.&lt;br /&gt;İşim olmaz. Elimi, beynimi, ruhumu kirletemem, bundan daha fazla da mesai harcayamam böyle bir rezillik için.&lt;br /&gt;Benimle kafasını bozduysa, kendi "aptal"ıyla çözsün sorununu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yoksa?&lt;br /&gt;Yoksa ben de çok "ağırbaşlı" olurum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani ilgilenmem.&lt;br /&gt;Yani ona buna ağlamam.&lt;br /&gt;Yani oluruna bırakırım herşeyi.&lt;br /&gt;Yani yanlış yapılmasına fırsat veririm, doğruyu bulsunlar diye.&lt;br /&gt;Yani hayatıma devam ederim, mutlu mutlu, iç huzurlu, dış huzurlu...&lt;br /&gt;Kimseye bilerek zarar vermeye çalışmadığım için rahat uyuyarak.&lt;br /&gt;"Ağırbaşlı" yani.&lt;br /&gt;Ağırbaşlı...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-115955114513844284?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/115955114513844284/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=115955114513844284' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115955114513844284'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115955114513844284'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/09/airbali-olgun-hanimabla.html' title='AĞIRBAŞLI OLGUN HANIMABLA'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-115946405617754100</id><published>2006-09-28T20:20:00.000+03:00</published><updated>2006-09-28T20:46:34.296+03:00</updated><title type='text'>ÇOK ÜZGÜNÜM</title><content type='html'>Yaaaaa, işte...&lt;br /&gt;Vakit geliyor yavaş yavaş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka bir boyuttan olan biteni seyrediyorum  gibi gelmişti. Sanki yapmam gerekenleri yapıyorum şuursuzca.&lt;br /&gt;O kadar üzgündüm ki, onların varlığı yokluğu umurumda değildi.&lt;br /&gt;Mavi koltuklarım, bulaşık makinam, mavi tül perdelerim...&lt;br /&gt;Evimle vedalaştığımda, onlara bakarken tek düşündüğüm, her birine sahip olmak için harcadığımız emekti, yaşadığımız güzel telaştı. &lt;br /&gt;Koltukların kumaşını seçmek için teptiğimiz sokaklardı.&lt;br /&gt;Gardırobumun çekmecelerini, raflarını tek tek düşünüp, hesaplayıp ve de çizip, mobilyacıya gururla verdiğim kağıttı.&lt;br /&gt;Yatağımızın çok özel olması için karıştırdığım dergilerdi.&lt;br /&gt;Evim için aldığım yarısı sarı, yarısı mor ilk yemek takımlarıydı.&lt;br /&gt;Her zaman gittiğimiz restoranda bize hediye edilen bir çift bira bardağıydı.&lt;br /&gt;Daha küçücük sevgililerken, evlenmek gibi bir düşüncemiz yokken, annemin baskılarıyla 'çeyiz olsun' diye utana sıkıla aldığım renkli renkli nevresim takımlarıydı.&lt;br /&gt;Tekini, o daha öğrenciyken, Eskişehir'de ev tuttuklarında  hediye ettiğim bir çift pofuduk yastıktı.&lt;br /&gt;Evim için aldığım ilk süs eşyasıydı, içinde mum yanınca dışarıya yıldızdan gölgeler veren mavi fener...&lt;br /&gt;Parasızlıktan ucuza kaçıp aldığımız kilimlerdi.&lt;br /&gt;Kardeşinin verdiği, kocaman çerçeve içinde kırmızı motorsiklet resmiydi.&lt;br /&gt;Annesinin bana taktığı, kendi ucuz ama değeri yürekten kopup gelen en büyük hediye olduğu için asla ölçülemeyecek zarif saatti.&lt;br /&gt;Eniştemin her seferinde büyük bir heyecanla getirdiği küçük küçük mutfak eşyalarıydı.&lt;br /&gt;İçini doldurmaya debelendiğimiz CD'likti...&lt;br /&gt;İlk VCD'mizi kurmaya çalışırken yaşadığımız telaştı.&lt;br /&gt;Herkese açık yemek masamızda keyifli yemeklerimiz, ailemiz, arkadaşlarımız...&lt;br /&gt;İçki, king, tavla... Yılbaşı şapkası, yılbaşı hindisi... Pazar kahvaltıları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eeeee?&lt;br /&gt;Ne kaldı?&lt;br /&gt;Haftaya dağılacak hepsi.&lt;br /&gt;"Yuvanı dağıtma!" diye boşuna söylemiyorlarmış.&lt;br /&gt;Keşke kızgınlığım doruktayken yapsaydım şu işi.&lt;br /&gt;Şimdi geriye sadece iyi anılar kaldı.&lt;br /&gt;Anlamsız sevgim kaldı.&lt;br /&gt;Çok zor be!&lt;br /&gt;Herşey tamamen geçmişte kalacak ve ben artık portakallı İsviçre çikolatalarıyla başbaşa kalacağım...&lt;br /&gt;İstesem deeeee, istemesem de.&lt;br /&gt;Denemek için. Şans vermek için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki, bu şans koltuk kanepe almaya kadar giderse ne olur?&lt;br /&gt;Koltuklarımın rengi beni o kadar ilgilendirir mi artık?????????????????????&lt;br /&gt;Hepsi aynı, hepsi aynı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;NOT: Bir ara, "ağırbaşlı kadınlar"la ilgili bir yazı yazayım.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-115946405617754100?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/115946405617754100/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=115946405617754100' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115946405617754100'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115946405617754100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/09/ok-zgnm.html' title='ÇOK ÜZGÜNÜM'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-115869361266128211</id><published>2006-09-19T22:20:00.000+03:00</published><updated>2006-09-19T22:20:31.876+03:00</updated><title type='text'>Basiretim Bağlandı</title><content type='html'>Yazamıyorum.&lt;br /&gt;Yazıp yazıp siliyorum.&lt;br /&gt;Kuyuya konuşmam lazım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-115869361266128211?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/115869361266128211/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=115869361266128211' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115869361266128211'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115869361266128211'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/09/basiretim-baland.html' title='Basiretim Bağlandı'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-115825888959481793</id><published>2006-09-14T21:34:00.000+03:00</published><updated>2006-09-14T21:36:10.923+03:00</updated><title type='text'>BİTTİ</title><content type='html'>E, n'oldu şimdi?&lt;br /&gt;Öyle kelimeleri uzata uzata, şımara şımara yazdığım eyyylülllll-taaatillll ikilisinin biri gitti, birinin neredeyse yarısı kaldı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hak mı ulan bu?&lt;br /&gt;10 gün tatil kime yetmiş?&lt;br /&gt;"Tatilden dönme" kavramını kim yaratmış?&lt;br /&gt;Niye para kazanmak zorundayız?&lt;br /&gt;Çalışmıyacağııııımmmmm.&lt;br /&gt;Nihilist olacağıııımmmm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçecek, geçecek...&lt;br /&gt;Bu hep oluyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-115825888959481793?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/115825888959481793/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=115825888959481793' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115825888959481793'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115825888959481793'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/09/bitti.html' title='BİTTİ'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-115714049585181772</id><published>2006-09-01T22:54:00.000+03:00</published><updated>2006-09-01T22:57:13.646+03:00</updated><title type='text'>Eylül ve Tatil</title><content type='html'>Eyylülllll!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevdiğim ay.&lt;br /&gt;Geç kalmış tatil.&lt;br /&gt;Yağmur.&lt;br /&gt;Renk.&lt;br /&gt;Hırka.&lt;br /&gt;Doğanın güzellik uykusu.&lt;br /&gt;Seviyorum seni.&lt;br /&gt;Senin bir kısmını arkamda dağlar, önümde denizle başka yerde yaşayacağım.&lt;br /&gt;Taaatillllll!!!!&lt;br /&gt;Eyyylüllll!&lt;br /&gt;Taaatilllll!&lt;br /&gt;Eyyylülllllllllll!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-115714049585181772?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/115714049585181772/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=115714049585181772' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115714049585181772'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115714049585181772'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/09/eyll-ve-tatil_01.html' title='Eylül ve Tatil'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-115670374164438759</id><published>2006-08-27T21:11:00.000+03:00</published><updated>2006-08-27T21:42:45.656+03:00</updated><title type='text'>YAZIYA HACET YOK..... AMA</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/4617/2493/1600/adem.gif"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4617/2493/400/adem.png" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;E,ben artık daha ne diyeyim ki...&lt;br /&gt;Mesela, şunları diyeyim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korkuyorum...&lt;br /&gt;İyi ki çocuğum yok, diyorum artık.&lt;br /&gt;Yeğenlerim için korkuyorum ama.&lt;br /&gt;Nasıl bir hayat yaşayacaklar bundan sonra?&lt;br /&gt;Daha birkaç yıl önce Irak'ta kerli ferli bir işadamıyken, çocukları ve torunlarıyla aynen şu an bizim (bizim: benim ailem) yaşadığımız gibi "normal" (??? başka bir tartışma konusu) bir hayat yaşarken, yani korkusuz, yani tok, yani mutlu, yani kaygısız.... kısa bir süre içinde yok yere (bambaşka bir tartışma konusu) darmadağın olan hayatının hikayesini dinledikten sonra, o dağ gibi adamın ağlamalarını kalbim sıkışarak izleyip, gururunu daha fazla kırmamak için bir de ben ağlamamaya çalışırken, ama başaramazken,  uzun zamandır unuttuğum bir gerçeği tekrar hatırladım: Her an, herşey, herkesin başına gelebilir...&lt;br /&gt;Ne yapmak lazım?&lt;br /&gt;Çocukları toplayıp "bakkal amca"lı bir yere gitmek çözmez ki hiçbir şeyi... Sadece daha az hissedersin dünyadaki pis hesapları, devran döner.&lt;br /&gt;İçime sinmese de bu tavır, bari kendimizi kurtaralım... &lt;br /&gt;Duruma ayıkanlar zaten dolduruyor "insan" kalan her yeri yavaş yavaş.&lt;br /&gt;-Kendimce- hesaplarıma göre, 11 yıl sonra büyük şehirde yaşamayacağım.&lt;br /&gt;Bekle beni bakkal amca!!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-115670374164438759?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/115670374164438759/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=115670374164438759' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115670374164438759'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115670374164438759'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/08/yaziya-hacet-yok-ama.html' title='YAZIYA HACET YOK..... AMA'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-115567208541184703</id><published>2006-08-15T22:34:00.000+03:00</published><updated>2006-08-15T23:04:44.046+03:00</updated><title type='text'>TEMBEL SERPİŞTİRMELER</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/4617/2493/1600/sunnet%20g%3F%3Fl%3F%3F.png"&gt;&lt;img style="float:center; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4617/2493/320/sunnet%20g%3F%3Fl%3F%3F.png" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;1- Ekim'de burada bir haftasonu geçirmezsem bana da Koko demesinler... (Diyen kalmadı zaten...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Hani bazen, çok iyi tanıdığınız -zannettiğiniz- birine söylediğiniz bir esprik ağırlıklı cümlenin, tamamen  söyleme niyetimizle bir anlaşılmadığını görüp üzülürüz... Üzüldüm ben de. Ben zannettim ki "Evet.. Aynen öyleyim değil mi? Koltuğa gömüldüm mü çıkmam bir daha evden" deyip, o da gülecek. Olmadı. Gülmedi. Üstüne üstlük, beni terbiye etti. Üzüldüm. Ama farkında olmadan başka konuda terbiye etmiş beni yıllar içinde: Cevap vermedim, sustum, iyi yaptım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Geçen pazar yazısında Haşmet Babaoğlu, yıllardır kimseye anlatamadığım derdime tercüman olmuş: "Deniz varken havuza girilir mi?" demiş... Ey yıllardır havuz kenarından toplamaya çalıştığım tanıdık eşrafım! Sakallı biri böyle bir fikir beyan etmiş. Artık bunun doğruluğuna inanınız, beni sinir etmeyiniz... Ha iki kişi bir küvettesiniz, ha tanımadığınız bir sürü kişi havuzdasınız. Havuz pistir, keyifsizdir, Birka çamaşır suyu kokar, havuz suyu ve güneş birleşince aydan parlak, elmadan kırmızı ve acıyan bir cildiniz olur. Akşam yemeğe indiğinizde (yemeğe inmek???) herkes size güler.&lt;br /&gt;  Kumlardan korkmayınız, yemezler. İki su görünce nazikçe vücudunuzdan süzülürler.&lt;br /&gt;  Denizde yüzmekten korkmayınız. En azından, herhangi bir kulaç eyleminiz, farketmeden kollarınızın altına kıstırdığınız bir insana malolmaz. Birbirinize çarptıktan sonra şapşal bir ifadeyle bakınıp "ay, pardon" demezsiniz. Ferahtır deniz, herkese yer vardır.  Seyretmesi güzeldir, yüzmesi güzeldir, balıkları pek güzeldir... Deniz iyi birşeydir. Sağlıktır. Denizde yüzünüz, yüzdürünüz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4- Tatile gitmeme 10 iş günü ya da 12 gün kaldı. Dipteyim, yoruldum, ihtiyacım var.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-115567208541184703?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/115567208541184703/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=115567208541184703' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115567208541184703'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115567208541184703'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/08/tembel-serpitirmeler.html' title='TEMBEL SERPİŞTİRMELER'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-115514747889624328</id><published>2006-08-09T21:04:00.000+03:00</published><updated>2006-08-09T21:23:09.550+03:00</updated><title type='text'>OTUZBEŞİMİN BAHARINDAYIM</title><content type='html'>İşte geldim otuzbeşime...&lt;br /&gt;Kazık kadar oldum.&lt;br /&gt;Daha dün hesaplarken 2000 yılında kaç yaşımda olacağımı,&lt;br /&gt;ve cevabı bulduğumda "amma da büyük olacağım" dediğimi,&lt;br /&gt;Şimdi 2000 yılındaki küçüklüğüme dönmek istiyorum belki...&lt;br /&gt;İstiyor muyum daha genç olmak?&lt;br /&gt;Geçmişimde, yeniden yaşamak istediğim bir dönem&lt;br /&gt;ya da yeniden hayata başlamak istediğim bir yaş var mı?&lt;br /&gt;....&lt;br /&gt;Yok mu?&lt;br /&gt;Aferim bana!&lt;br /&gt;Silmek istediğim hatıralar?&lt;br /&gt;.....&lt;br /&gt;Var mı?&lt;br /&gt;Ama onlar öylece kalsın, önemli değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepimiz birgün en sevdiklerimizi kaybedeceğiz.&lt;br /&gt;Ölümün bile güzeli var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepimiz "acı"lar yaşayacağız.&lt;br /&gt;Herkesinki kendine "acı".&lt;br /&gt;Onlar da lazım, büyümek için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç tanımamış olmayı istediğim biri var mı?&lt;br /&gt;.....&lt;br /&gt;Yok mu?&lt;br /&gt;Tanıdığım herkesin bir faydası oldu bana.&lt;br /&gt;İnsan kısmının şaşırtıcılığını öğrettiler hiç değilse.&lt;br /&gt;Sevdiğim herkesin de beni sevdiğinden eminim.&lt;br /&gt;Boşa gitmedi hiçbir şey...&lt;br /&gt;Yoksa nasıl olurdum otuzbeşimde bu kadar memnun?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Velhasıl,&lt;br /&gt;Otuzbeşimin baharında,&lt;br /&gt;kendimden memnunum.&lt;br /&gt;Sahip olduklarımdan memnunum.&lt;br /&gt;İnsan daha ne ister ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Doğumgünü pastamdan bir dilim daha!!!)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-115514747889624328?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/115514747889624328/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=115514747889624328' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115514747889624328'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115514747889624328'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/08/otuzbeimin-baharindayim.html' title='OTUZBEŞİMİN BAHARINDAYIM'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-115495780547636938</id><published>2006-08-07T16:26:00.000+03:00</published><updated>2006-08-07T16:36:45.606+03:00</updated><title type='text'>HESAPLAR BURADA KESİLMİYOR</title><content type='html'>Son birkaç gündür, yazılarımın sonunda oldukça eğlenceli yorumlar alıyorum.&lt;br /&gt;Eğleniyorum, çünkü birinin benimle bir hesabı var.&lt;br /&gt;Biri benim bir sayfam olduğunu keşfetmiş.&lt;br /&gt;Biri kuduruyor, aşılı olmasına rağmen.&lt;br /&gt;Biri benden rahatsız oluyor.&lt;br /&gt;Birinin özgüveni dibe vurmuş.&lt;br /&gt;Biri benden korkuyor, eli kolu bağlı olduğu için en cahilce şeyi yapıyor.&lt;br /&gt;Hakaret ediyor.&lt;br /&gt;İsimsiz...&lt;br /&gt;Yemiyor, bir tarafı yemiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devam etsin.&lt;br /&gt;Ben çok eğleniyorum.&lt;br /&gt;O kadar eminim ki kendimden,&lt;br /&gt;bu yaptıkları beni rahatsız edeceğine, &lt;br /&gt;kıskanılmanın dayanılmaz tatminini yaşatıyor bana.&lt;br /&gt;Sağol yaaaa, sağol!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-115495780547636938?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/115495780547636938/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=115495780547636938' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115495780547636938'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115495780547636938'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/08/hesaplar-burada-kesilmiyor.html' title='HESAPLAR BURADA KESİLMİYOR'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-115481145076661839</id><published>2006-08-05T23:52:00.000+03:00</published><updated>2006-08-05T23:57:31.126+03:00</updated><title type='text'>İRTİFA KAZANIYORUM</title><content type='html'>Bu son yazım olabilir...&lt;br /&gt;Her an buharlaşıp gökyüzüne uçabilir, çocukken bakıp bakıp birşeylere benzetmeye çalıştığım bulutlardan biri haline dönüşebilir, hava şartları elverip de gerekli yoğunluğa ulaşamazsam, yağmur olup tekrar yeryüzüne kavuşamayabilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok sıcak ulaaaayyyyynnnn!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-115481145076661839?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/115481145076661839/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=115481145076661839' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115481145076661839'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115481145076661839'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/08/irtifa-kazaniyorum.html' title='İRTİFA KAZANIYORUM'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-115472444801498462</id><published>2006-08-04T23:47:00.000+03:00</published><updated>2006-08-04T23:54:35.340+03:00</updated><title type='text'>ZANNEDERSEM ŞİMDİ "TAMAM"</title><content type='html'>"Dünyada en korkunç şey, bana kalırsa, bir başka adamın yüreğidir. Ne yaparsan yap, adamın yüreğinde olup biteni bilemezsin... Burada senin yanında uzanmışım ya, ne düşündüğünü bilmiyorum işte, ne zaman bildim ki zaten? Senin ardında ne biçim bir hayat var? Onu da bilmiyorum. Sen de beni bilmiyorsun tabii... Belki şu anda seni öldürmek geçiyor içimden, sen tutmuş bana çörek uzatıyorsun, ne düşündüğümü hiç bilmeden... İnsanlar kendilerini de pek tanımıyorlar......"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve Durgun Akardı Don&lt;br /&gt;Cephede nöbet tutarken, Mişa, Beşniyok'a söylüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de bilemedim adamın yüreğinde olup bitenleri.&lt;br /&gt;Ama engel mi, benimkileri bilmemesine?&lt;br /&gt;Değilmiş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir akşam, iki kararlı ve gerekli cümle söylemeye gittim yanına. Tamamen maddeyle ilgili. Cümlelerin ne olacağı bile belli değildi, anafikirden başka.&lt;br /&gt;Sonra, ne olduğunu anlamadan, kendimi "Belki de seni hala seviyorum" derken buldum... &lt;br /&gt;Biliyor tilki gibi... Beni konuşturmayı, benim yalan söyleyemeyeceğimi, tek kaşım ve burnum havada hallerine düşmeden sorulanlara saf saf cevap vereceğimi biliyor. "Saf saf", genellikle salaklık hali için kullanılmasına rağmen güzel Türkçe'mizde, burada tamamen anlamını buluyor. "Saf" yani... Katıksız. Direkt.&lt;br /&gt;"Belki de hala seni seviyorum" dedim, evet.&lt;br /&gt;İlginçtir, böyle bir duygu taşıdığımı daha önce düşünmemiştim. Gel-git'ler vardı hep. &lt;br /&gt;Bir anda çıktı ağzımdan.&lt;br /&gt;Pişman mıyım? Utanıyor muyum?&lt;br /&gt;Asla.&lt;br /&gt;Kendimi kötü hissettim mi? Gururum kırıldı mı?&lt;br /&gt;Hayır.&lt;br /&gt;Tersine, kendimle gurur duydum. Vedalaşıp dönerken Amerikan filmlerinin şu meşhur tatmin hareketini yapmak istedim... Hani el yumruk olmuş, tek kol başının yukarısından hızla inerken  çaprazındaki bacak aynı anda hızla yukarı atılır, gövde içeri bükülür ve "yesssss!" derler!!!&lt;br /&gt;İçim hafifti. Mutluydum. Sonucunu düşünmeden, cevap beklemeden, gelirse de ne olacağından korkmadan, tedbirsizce söyledim. İçimin yağları eridi...&lt;br /&gt;Bunlar olup biterken o kadar rahat ve güvenliydim  ki -anladıysa-, ona demek istedim ki, "Benimle gönül rahatlığıyla uyuma şansın hala var. Ha oldu, istemezsen, benim zaten gönül rahatlığıyla uyuduğum biri var. Seni hala seviyor olmam, başkasını senden daha fazla sevmeyeceğim anlamına gelmiyor. İnsan en çok, onu çok seveni sever..."&lt;br /&gt;Gönül rahatlığıyla uyumak... Akşam kafanı beraberce yastığa koyduğunda, yaptıklarından dolayı huzursuz olmamak. Yanındakinin seni incitmeyeceğinden emin olmak. Seni çok sevdiğini bilmek. Karşılıklı hataları bilmek, ama asla dile getirmemek. Unutmak. Kin beslememek. Önüne bakmak.&lt;br /&gt;Ne güzel!&lt;br /&gt;Ne zaman biteceği belli olmayan hayatımızda, yüreğimizden geçenleri dosdoğru söylememek, bana büyük kayıp geliyor şimdi. Ömrünü "ah keşke bunu bilseydi" lerle geçirmek yerine, "bunu bildiği halde olmadı" gibi bir kesinlik, insanı ferahlatıyormuş. İşte o zaman tamamen önüne bakabiliyormuş...&lt;br /&gt;Düşündüm de, daha fazla ne söyleyebilirdim, diye...&lt;br /&gt;"Gel mavi gözlü bir çocuk yapalım" olur muydu?&lt;br /&gt;Söyleyecek tek cevap var, başkası uygun düşmez: &lt;br /&gt;"Oooohaaaaaa!!!"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-115472444801498462?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/115472444801498462/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=115472444801498462' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115472444801498462'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115472444801498462'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/08/zannedersem-imdi-tamam.html' title='ZANNEDERSEM ŞİMDİ &quot;TAMAM&quot;'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-115454854042111117</id><published>2006-08-02T22:55:00.000+03:00</published><updated>2006-08-02T22:55:40.843+03:00</updated><title type='text'>NE TAMAMI BE, NE TAMAMI?</title><content type='html'>Tamam mamam değil.&lt;br /&gt;Şimdi yorgunum.&lt;br /&gt;Yarın yazarım birşeyler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-115454854042111117?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/115454854042111117/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=115454854042111117' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115454854042111117'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115454854042111117'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/08/ne-tamami-be-ne-tamami.html' title='NE TAMAMI BE, NE TAMAMI?'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-115246463946091879</id><published>2006-07-09T20:03:00.000+03:00</published><updated>2006-07-09T20:03:59.580+03:00</updated><title type='text'>TAMAMDIR</title><content type='html'>Artık zaman doldu...&lt;br /&gt;Hazırım. Hem de gönül rahatlığıyla...&lt;br /&gt;Kucak dolusu açtım kollarımı.&lt;br /&gt;Mutluyum. Huzurluyum. Pişman değilim, asla da olmayacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de..&lt;br /&gt;Bir de, zamanında yapabilecekken yapamadıklarım beni rahatsız etmeye başladı.&lt;br /&gt;Onun da vakti geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanki bana büyü yapılmış vakt-i zamanında da, onun hükmü kalmamış gibi.&lt;br /&gt;Yıllaaaar yıllar önce taşıdığım, varlığını kaybetmesine zaman içinde giderek içime gömülerek seyretmekle tanık olduğum ve anlam veremeyerek hep "bana ne oldu?" diye sorduğum, kendimi tanıyamadığım zamanlarımın sona erdiğini muştulayan gücüm geri geldi sanki.&lt;br /&gt;Artık korkmuyorum.&lt;br /&gt;Ne kimseyi kırmaktan, ne de birilerine yaklaşmaktan.&lt;br /&gt;Duvarlarım yıkıldı.&lt;br /&gt;Geçen geceki havai fişek gösterileri de bunun şerefineydi.&lt;br /&gt;Bundan sonrakiler de bana hep bu hayırlı yıkımı hatırlatacak...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-115246463946091879?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/115246463946091879/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=115246463946091879' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115246463946091879'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115246463946091879'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/07/tamamdir_09.html' title='TAMAMDIR'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-115135277416727150</id><published>2006-06-26T23:12:00.000+03:00</published><updated>2006-06-26T23:55:11.833+03:00</updated><title type='text'>EGO MEGO HAK GETİRE</title><content type='html'>Başka şeyler yazacaktım...&lt;br /&gt;Bir yazdım, bir sildim. Harfler bir soldan sağa çoğaldı, bir sağdan sola azaldı... Utandım yazdıklarımdan. Sonra "yaz be" dedim. Sonra yine utandım. Sadece kendimden utandım. "Yuh be" dedim kendi kendime... "Yuh be!" Yine sildim.&lt;br /&gt;Kendimle ilgili tüm 'zannettiklerim' yıkıldı çünkü. Hayatın gerçekleri şakkk diye yazı halinde gözümün önüne geldi. Rahatsız oldum. Egom hasar gördü. Sarsılmaz dik duruşum (artık şüpheliyim),sonsuz mağrurluğum (çok şüpheliyim) yerle bir oldu. Belki de yıkılması gerekiyordu. &lt;br /&gt;Sıradan bir insanım ben de... Öyle zannettiğim gibi değilim. Ya da olması gerektiği gibi...&lt;br /&gt;Her zaman "vay be, bunun da üstesinden geldi" dediler bana, her ne yaşadımsa hayatım boyunca... O yüzden kimse bana sormadı "bir sıkıntın var mı?" diye... Sordurmadım ki, onların ne suçu var? Eeee, ne geçti elime? Cevap: .........(küfür barındıran bir kısım kelimeler)&lt;br /&gt;Bu duyguyu hisseden yüzlerce binlerce insandan biriyim işte, bu kadar basit.&lt;br /&gt;İnsanoğlunun tüm acizliklerini ben de taşıyorum. &lt;br /&gt;Belki de kendimi kandırıyordum. Belki de artık, böyle yaşamanın bana yarar sağlamadığını anladım. Belki de bunları yazan  sefil  parmaklarım bile anladı, aptallıktan geberecek kıvama gelmiş ben-lik-im anlamadı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne öğrenmişiz bir kez daha? Büyük konuşmamayı...&lt;br /&gt;Efendim? Büyük konuşmamayı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen misin, "mümkün değil" diyen? &lt;br /&gt;İyi de... Ömür geçiyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-115135277416727150?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/115135277416727150/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=115135277416727150' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115135277416727150'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115135277416727150'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/06/ego-mego-hak-getire.html' title='EGO MEGO HAK GETİRE'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-115055899212974576</id><published>2006-06-17T17:44:00.000+03:00</published><updated>2006-06-17T18:43:12.450+03:00</updated><title type='text'>GÜN OLAAA HARMAN OLAAAA</title><content type='html'>Evin Sultan'ına söz vermiş bulunmuştum vakt-i zamanında. Bugün büyük temizlik yapılacak(mış)(tı)  evde. Unutmuşum, memnunmuşum, hatırlatıvermiş sabah sabah... Gerinirken... Gazetelere dalmışken... Spor üstü sauna planları yaparken... Sonra bir akşamüstü kahvesi kırda bayırda...&lt;br /&gt;Sindrella'nın üvey annesi gibiydi vallahi, canımı çıkardı.&lt;br /&gt;Hiçbir yere çıkamadım. Çakıldım kaldım evde. (Şu zaman itibariyle, tertemiz evde) Şu an tek istediğim şey, beni hamur gibi yoğuracak, cıbıldak ayaklarını sırtımı çiğneye çiğneye gezdirecek biri... Ne kadar kıroyum be! İnsan "Uzak Doğu masajı istiyorum" gibi birşeyler söyler... Sıpa mıpa'dan bahseder...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;E, büyük kavgalar da çıktı tabi.&lt;br /&gt;Efendim ben, yapı itibariyle hayatta, evde, gardropta, çekmecede, kafada fazlalığa tahammülü olmayan biriyim. &lt;br /&gt;Genel prosedür şöyle işler, bana kalırsa:&lt;br /&gt;1.Son bir yıldır kullanılmayan herşey, önce ihtiyacı olana verilmeli, kalanlar çöpe gitmelidir.&lt;br /&gt;2.Yenisi alınan herşey önce ihtiyacı olana verilmeli, kalanlar çöpe gitmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evin çeşitli yerlerinde çeşitli kutular, vazolar var mesela... Kutuların hepsinin içinde tedavülden çıkmış bozuk paralar, neye ait olduğu bilinmeyen düğmeler, boncuklar, çiviler, paket lastikleri, varlığını unuttuğumuz tokalar... Her bir kutuda ayrı ayrı hem de... Şimdi ben diyorum ki "onları (kutuları da) atalım", Sultan diyor "Olmaz, gün gelir lazım olur"... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büfenin üzerinde, iki yıl önce alınmış bir tütsülük var... Sultan tütsü yakılınca öksürüyor diye, iki yıldır kullanılmıyor, iki yıldır orada yer işgal ediyor... Bir de şekilsiz ki. Ne yaptım? Gizlice çöpe attım. Bakalım ne zaman farkına varacak? Bence hiçbir zaman.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni tencere takımları alınmış, ama eskileri de onlarla beraber üst üste, kat kat duruyor dolapta. Birini almak için, onun üzerinde konuşlandırılmış diğer dördünü çıkarmak zorundasınız önce. Her seferinde tahammül ötesi tencere gürültüsü, tangır tungur kapaklar yerde. Mesela tenceresi ortadan kaybolmuş, ama anlamsız ve hiçbir tencereye uymayan kapaklar var. Sapı kopmuş cezve, bir tencere kapağının siyah tutacağı... Onlar da duruyor. Birgün lazım olur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizimkisi bir de haftalarca uğraşıp emek verip, ahşap boyama sehpa takımı yaptı. Bir güzel, bir zarif... El emeği. Muhteşem! Eski sehpa takımları n'oldu? Onlar da duruyor... Misafir gelirse kullanılırmış. Birşey ikram edildiğinde onları önlerine koymak rahat oluyormuş... Misafir için yaşıyoruz zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Camların önündeki mermerlerde kinder sürpriz oyuncakları dizili. Gelen misafirlerin çocukları oynarmış...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu Sultan bir tatile gitsin, o zaman görecek "büyük temizlik" nasıl olurmuş. Öyle büyük şeyleri ya da çok göz önünde olanları atamıyorum. Mimlendim çünkü. Anneannemden kalan süslü sabunu (sabunluk değil, sadece sabun) atmıştım, mimlendim... Çöpleri kontrol ediyor ben temizliğe giriştiğimde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Niye böyle oldu bu bizimkisi bilmem ki... Savaş çocuğu sanki. Herşeyi saklıyor. Bu böyle değildi. Yaşlandıkça garipleşti. Yokluk korkusu sardı. Güzel annem, sen hayatında yokluk gördün mü hiç?  Allah bundan sonra da göstermesin... Ama bırak, evin çıfıtçı çarşısına dönmesin be güzelim! Her köşeden bir aksesuvar zırtlamasın gözümüzün önüne. Orta masana koyduğun çıfıtlardan sıkılıp yenisini aldığında, diğerleri de onlarla birlikte durmasın orada... At onları, kurtul kalabalıktan! Başkasına "yeni" olur o... Orada o ikisi olmaz. Yorar seni... Bakarken gözlerini, toz alırken kollarını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat gibi... &lt;br /&gt;Temizlik lazım, zaman zaman da "büyük temizlik".&lt;br /&gt;Son 1 yıldır sana zarardan başka hiçbir şey vermeyen arkadaşlıklar bitmeli...&lt;br /&gt;Yeni bir aşk istediğinde, eskisini incitmeden göndermeli, başkasına "yeni" olsun diye... İkisi bir arada olmaz. Yorar.&lt;br /&gt;Niye gönderilmesin ki? Gün gelir lazım mı olur?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-115055899212974576?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/115055899212974576/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=115055899212974576' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115055899212974576'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115055899212974576'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/06/gn-olaaa-harman-olaaaa.html' title='GÜN OLAAA HARMAN OLAAAA'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-115049018978197745</id><published>2006-06-16T22:10:00.000+03:00</published><updated>2006-06-16T23:39:17.346+03:00</updated><title type='text'>SESSİZ TELEFON TRAVMASI</title><content type='html'>Bak şimdi yine sinirliyim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sessiz telefonlara -tabii ki özel numara- illlllett oluyorum.&lt;br /&gt;Bütün günümün içine etti tam anlamıyla. Söylesene ulan, her kimsen? Eskiden olsa psikopat bir kadından şüphelenirdim. Ama o da huzura erdiğine göre (huzurdan ne anladığına bağlı. O huzurluysa, ben Mevlana'yla pişti oynuyorum.), kim bu? Kim kim kim... Telefonu kapatsam bir türlü, sessize alsam bir türlü, açsam bir türlü.&lt;br /&gt;N'oluyor şimdi? Ne anlıyorsun eblek eblek tüm akşamını, konuşmayacağın birinin "efendim"ini defalarca duymaya harcayarak? Buyur, eve geldim, kapattım telefonu. Ne halin varsa gör. Parmaklarına kramp girer, gözlerin şaşı kalır, ömrün boyu sesin çıkamaz inşallah!&lt;br /&gt;Bu sessiz telefonların sesini duyurmaktan aciz sahipleri ne demek istiyor sessizce? "Ben buradayım." "Ne yaptığını merak ediyorum." "Ben mutsuzum, bari rahatsız edeyim de en azından tadın/ız kaçsın."  Başarıyor da şerefsizler...&lt;br /&gt;Bir dönem, ben evimin kadınıyken!! ve evimin direğiyle!! mutlu mutlu!! yaşarken, eve sürekli sessiz telefonlar geliyordu. Her gün... Her akşam... Denli densiz zamanlarda.&lt;br /&gt;O kadar sinir bozucu birşey ki bu, yaşamayan anlamaz. Yaşamayan, benim bu sessiz telefon paniğime anlam veremez. Bu benim için, tekrar yaşamak istemediğim zamanların, hatırlamak istemediğim mutsuzlukların, etrafımda dönen pislik oyunların, sahtekarlığın başlangıç düdüğü. Sanki bu sessiz telefonların defalarcasının ardından, bir gece sessiz telefon sese gelecek ve bana şunları diyecek:&lt;br /&gt;"Senin kocan bana asılıyoduuuuu....&lt;br /&gt;Altı yıldır ilişkimiz vaaaar.....&lt;br /&gt;Salaaaaksın kızım sennn.....&lt;br /&gt;Ben evinize girdiiiim...&lt;br /&gt;Ben yatağınıza girdiiiim.... &lt;br /&gt;Seni sevmiyoooo...&lt;br /&gt;Peşimi bırakmıyoooo...."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, evet... Ben bir gece bunları duydum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Türkçe meali:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ben zor durumdayım.&lt;br /&gt;Kocan senden ayrılmıyor, ayrıca salağın da teki.&lt;br /&gt;İş bana düştü.&lt;br /&gt;Ne yaptımsa olmadı, salak kocan sana birşey söyleyemedi.&lt;br /&gt;Sonunda şarkülüm kaydı, ayarlarım bozuldu.&lt;br /&gt;Ayrıca çirkefim, aynı zamanda onursuz ve arsız... &lt;br /&gt;Şu bombayı bir patlatayım da, salak kocan nasıl olsa maymun gibi beni affeder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Koko meali:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bunlara ne gerek vardı gerzekler?&lt;br /&gt;Söyleseydi, yıllarca acı çekmezdiniz büyük aşkınız için.&lt;br /&gt;Söylerdi, biterdi.&lt;br /&gt;Şimdi olduğu gibi.&lt;br /&gt;Ama ben, şimdi olduğu gibi bittiğinde, aynı ben olmazdım.&lt;br /&gt;Ne gerek vardı beni yaralamaya?&lt;br /&gt;Ne gerek vardı üzerime oyunlar oynamaya?&lt;br /&gt;Söylerdi, biterdi. &lt;br /&gt;Ben yoluma devam ederdim, şimdi olduğu gibi.&lt;br /&gt;Mutluluğu -şimdi değil de- yıllar önce yakalardım.&lt;br /&gt;Ne gerek vardı zamanımı yiyip bitirmenize?&lt;br /&gt;Söylerdi, biterdi, anlardım.&lt;br /&gt;Anlamayacak insan mıydım? &lt;br /&gt;"İlişkilerde zorla sevgi olmaz, ölümüne dürüstlük olur" diyen kimdi defalarca?&lt;br /&gt;Hayatım boyunca kimsenin sevgisine, varlığına muhtaç olmadım.&lt;br /&gt;Ne zannettiniz kendinizi?&lt;br /&gt;Adam gibi söylerdi, anlardım, biterdi.&lt;br /&gt;Adam gibi söylenmedi, adam gibi bitirdim.&lt;br /&gt;Alnımda "Gerizekalı bir erkek kullanılarak, kadınsal egolar tatmin edilir, bedava" mı yazıyor?&lt;br /&gt;Ne gerek vardı hala aklımdan çıkamayan bu kefaşe cümleleri duymama?&lt;br /&gt;Ne gerek vardı, bana hayatımın her sessiz telefonunda travma yaşatmaya?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Psikolog meali:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Hayatın içinde herşey var.&lt;br /&gt;İnsanların mayasında iyilik kadar kötülük de var. Kiminde az, kiminde çok...&lt;br /&gt;İlişkide bulunduğun insanları kendin gibi bilirsen, büyük hayal kırıklıkları ve travmalar yaşarsın.&lt;br /&gt;İnsanlardan herşeyi bekle...&lt;br /&gt;Ama hayatını bu şüpheyle yönlendirme. &lt;br /&gt;Öyle bir dimdik dur ki, kendini manevi anlamda öyle bir donat ki, başına ne gelirse gelsin kopan onca fırtınadan sonra ortalık durulduğunda arda kalan tek şey, özgüvenin olsun. &lt;br /&gt;Özgüven beraberinde neyi getirir?&lt;br /&gt;Özeleştiriyi... Kendini tanımayı... İnsan cinsini fazla sallamamayı... Hayata bağlanmayı... Değerinin farkına varmayı... Fırtınanın yıkımlarını zamanla unutmayı. Anahtar kelime neymiş?&lt;br /&gt;Zamanla unutmak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman geçiyor, ben unutuyorum.&lt;br /&gt;Sessiz telefonları "bir hayranım" diye şımarıklıkla karşılayacağım zamanlar çok yakın.&lt;br /&gt;Hissediyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-115049018978197745?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/115049018978197745/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=115049018978197745' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115049018978197745'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115049018978197745'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/06/sessiz-telefon-travmasi.html' title='SESSİZ TELEFON TRAVMASI'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-115031059342696725</id><published>2006-06-14T21:31:00.000+03:00</published><updated>2006-06-15T23:19:10.096+03:00</updated><title type='text'>KIVRANIYORUM</title><content type='html'>Sigara mı, göbek mi?&lt;br /&gt;Sigara mı, koca popo mu?&lt;br /&gt;Sigara mı, tombul kollar mı?&lt;br /&gt;Sigara mı, yemek mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigara mı daha zararlı vücuda, fazla kilo mu?&lt;br /&gt;Sigara mı daha zararlı bünyeye, sigara içmemenin yarattığı -bendeki- abartılı asabiyet mi?&lt;br /&gt;Etrafımıza sigara içerken mi daha çok zarar veriyoruz, sigara içmediğimiz için sinirli olduğumuzda mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu akşam da içmeyim, peki.&lt;br /&gt;Ben yürüyüşe gidiyorum.&lt;br /&gt;Hayır, bir sigara alıp geleceğim.&lt;br /&gt;Hayır, sadece yürüyüp geleceğim. Yerde yarılanmış bir izmarit bulurum belki!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-115031059342696725?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115031059342696725'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115031059342696725'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/06/kivraniyorum.html' title='KIVRANIYORUM'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-115022415536584178</id><published>2006-06-13T21:42:00.000+03:00</published><updated>2006-06-13T21:42:36.156+03:00</updated><title type='text'>İĞĞĞRENCİM!</title><content type='html'>Ankamall'daydım bu akşam. Mecburen. Ricaen. &lt;br /&gt;Genişşşşş... Derinnn....Nereye yürüyeceğimi şaşırıyorum. Sürekli yanımdakini kolaçan ediyorum. Neredeyse iple kendimi bağlayacağım ona. Benim kaybolma hikayelerim meşhurdur... Bir kaybolursam, tamam. Cep telefonuyla arasam, bulunduğum yeri tarif edebileceğimden şüpheliyim. İşin yoksa otoparkın girişine yürü... En kesin yer. Orada ondan bir tane daha yok! O yüzlerce metrekarelik alanın varlığı içimi daraltarak tezat oluşturuyor. Bir sürü şaşkın  insan oradan oraya koşuşturup duruyor... Eller kollar poşet dolu.Durmadan tüketiyorlar. Bir yandan da, birbirlerine bakıyorlar. Zaman zaman, ellerinde en fazla poşet taşıyanların en havalı kırıtmalarına tanık olunuyor. Yemek için ayrılan kata daha bir güvenle yürüyerek arz-ı endam ediyorlar. Topukları şu marşa tempo tutuyor: en-çok-pa-ra-yı-ben-bas-tım! Yedikleri yemekten nasıl keyif aldıkları anlaşılmıyor.  O uğultuda nasıl yemek yenir ki? Yemek sadece karın doyurmak için mi yenir hayvanlar gibi? Huzurla oturulur masaya. Sohbet edilir. Damak keyiflendirilir. Öyle olmaz ki! Her yer insan gürültüsü... Uğultu, uğultu. Bir de gezmeye gelenler var. Bu kadar salaklık olur mu be! Dışarıda püfür püfür hava varken gezmek için oraya mı gelinir? Mel mel vitrinlere bakınıyorlar. Tööbe töööbeee... &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Soru: Yukarıda anlatılan insan tipolojisi aşağıdakilerden hangisini tüketmektedir?&lt;br /&gt;a)Parayı&lt;br /&gt;b)Zamanı&lt;br /&gt;c)İçlerini&lt;br /&gt;d)Birbirlerini&lt;br /&gt;e)Hepsi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru: Aynı insan tipolojisi aşağıdakilerden hangisini kaçırmaktadır?&lt;br /&gt;a)Sokaktaki hayatı&lt;br /&gt;b)Özgün olabilmeyi&lt;br /&gt;c)Yaşam keyfini &lt;br /&gt;d)Kendisi gibi hayatı, tüketmeyen insanları&lt;br /&gt;e)Hepsi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle şeylere niye takıyorum, onu da bilmiyorum. Bana ne ki? Üzerime vazife sanki. Hem benim orada ne işim vardı ki? Bilmiyor muyum ki, oralardan her dönüşümde başım ağrıyor, üzerime ağırlık çöküyor?&lt;br /&gt;Gülesim geldi kendime. Şey gibi hissettim: Hani lüks bir restoranın bahçesinde yemek yiyen insanları dışarıdan seyrederek iç geçiren az paralı bir grup vardır: "Buralar bize göre değil la! Zenginler için..." diyen... Hani zenginlere için için kızan... Daha da abartıp zenginlerin arabalarını filan çizen...&lt;br /&gt;Çok şükür, hiçbir zaman hiçbir şeyde aklım kalmadı...Benim -yine üzerime ne vazifeyse- derdim o değil ki... Bu şuursuzluk midemi bulandırıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana ne ki? &lt;br /&gt;Ben yine güzel yerlerde yemek yemeğe devam edeceğim, ama orası yemekleri iyi olduğu için "güzel" olacak veya bahçesi huzur verdiği için "güzel" olacak veya garsonu sevimli olduğu için "güzel" olacak veya beraberimdekiler keyif verdiği için "güzel" olacak veya kokoreçin baharatlarını tam kıvamında koyduğu için "güzel" olacak veya çikolatalı sufleyi nutella tadında, yumurta kokmayan  bir pofudak yapabildiği için "güzel" olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben yine alış veriş yapmaya devam edeceğim, ama -mesela- Tunalı'da keyifle vitrinlere baka baka... Pazarlık yapa yapa... Tezgahtarlarla konuşa konuşa... Askıdakilere bakarken peşimden ayrılmayıp "yardımcı olabilir miyim" diyen cinslerine "tek başıma bakmak istiyorum, beğendiğim birşey olursa yardım isterim" diye diye...Ellerim yine poşetlerle dolu olacak, ama molayı Kuğulu Park'ta vereceğim, insanları seyrederek, simit yiyerek. Belki de süt mısır... Belki de eteğimi pazardan, ceketimi Beymen'den, kotumu exporttan alacağım, yeter ki BENİM içime sinsin. Tokalarımı işyerimin oradaki köprünün altında tezgah açan amcadan seçeceğim, kolyelerimi Beypazarı'ndan...   &lt;br /&gt;Acaba benim bu durumum da onların midesini bulandırıyor mudur?&lt;br /&gt;İğğğrençsiiiin! İşportacıdan toka ha?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-115022415536584178?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/115022415536584178/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=115022415536584178' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115022415536584178'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115022415536584178'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/06/irencim.html' title='İĞĞĞRENCİM!'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-115021296008599359</id><published>2006-06-13T18:35:00.000+03:00</published><updated>2006-06-13T18:36:01.103+03:00</updated><title type='text'>BIRAKINIZ SADECE YAZAYIM</title><content type='html'>Köpek oğlumun resmini koymam istenmiş...&lt;br /&gt;Koyamam, kusura bakmasın, beni de anlasın.&lt;br /&gt;Şurada rahat rahat yazınıp çizinirken birileri yazdıklarımla oğlumun resmini hemen bağdaştırıp, CIA görevlisi edasıyla sakladığım kimliğimi öğrenecek gibi geliyor... Öyle olmasa ona "köpek oğlum" der miydim mesela? Adı var onun adı!&lt;br /&gt;E, kim olduğum ortaya çıkınca ne olacak? Gereksizin biri, diğer bir gereksize diyecek ki, "şu bizimkinin bloğu var, aç oku" o da başka gereksizlere söyleyecek... Derkeeeen, benim bütün tadım kaçacak... Yazamayacağım hiçbir şey... Kontrollü olacağım. Yazdıklarım birinin kalbini kırar mı diye düşüneceğim. Utandığım duygularımı yazamayacağım. Yüksek sesle kendime bile söylemeye çekindiklerim olmayacak burada. &lt;br /&gt;Boşver, olmasın burada oğlumun resmi... Onu çok sevdiğim ve hayatımın vazgeçilmezlerinden olduğu bilinsin. Okuyan da farzetsin ki, hiç tanımadığı birinin konuşmalarını yan odadan dinliyor, o kadar... Bu kadarı rahatsız etmez beni. Kendimi kimseye anlatmıyorum burada... Öyle bir derdim yok. Hayatımı ifşa etmek olsaydı derdim, fotoğrafların onlarca düzinesi olurdu burada. Belki de yalanların onlarcası... "Lay lay looom! Bakınız ne kadar mutluyum. Bakınız ne güzel bir köpeğim var. Bakınız ne çok arkadaşım var. Bakınız ne kadar eğleniyorum. Bakınız ve çatlayınız..." &lt;br /&gt;Bu platformu egosunu tatmin etmek için kullanan o kadar çok hayalperest depresif var ki...&lt;br /&gt;Bırakınız, ben yazayım, okumak isteyen okusun... O kadar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-115021296008599359?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/115021296008599359/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=115021296008599359' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115021296008599359'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115021296008599359'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/06/birakiniz-sadece-yazayim.html' title='BIRAKINIZ SADECE YAZAYIM'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-115014387304976387</id><published>2006-06-12T23:24:00.000+03:00</published><updated>2006-06-12T23:24:33.413+03:00</updated><title type='text'>PİS PİSİ OTU</title><content type='html'>Yorgunum.&lt;br /&gt;20 kiloluk köpek oğlumu kucağımda 5 kat yukarı çıkardım. Uyuşturucu yapıldı. Normal köpeklere verilenin 3 katı zerkedildi damara, anca uyuştu bizim dana. Gördüğüm en komik köpekti. Gözler şaşı, dil dışarıda aşağıya iki metre sarkmış, bacaklar yeni doğmuş kuzu gibi kenardan kenardan kayıyor, titriyor. Canım benim. Üzüldüm de çok... &lt;br /&gt;Şu  pisi otunun bu kadar problem yaratacağını düşünmezdim... Kulakta nasıl ilerlemiş öyle. Az kalsın tek kulağı duymayacakmış. Zarı milimle sıyırmış. Bir pisi otu kepazesi de ayak tabanından girmiş, yukarı doğru yürümeye başlamış... Hazır bayılmışken onu da kurtardı kahraman veterinerimiz... &lt;br /&gt;Şu an hiç hali yok yürümeye ama, evin içinde yine de ben nereye gitsem pıt pıt peşimden gelmeye çalışıyor titreye titreye... İnsan bunu sevmez de ne yapar? Ağlayacağım neredeyse şu haline. (Belki de ağlamışımdır...)&lt;br /&gt;Sahi, -çok şükür- uzun zamandır ağlamıyorum. Ben deyim 1 yıl, onlar desin daha da fazla... Şöyle hönkür hıçkırık... Bağıra bağıra... Böğüre böğüre... &lt;br /&gt;Aman ağlamayayım... Kimse ağlatmasın artık. &lt;br /&gt;Onun yerine yeni stil gülme sesleri gelişti bende... Gevrek, morartan, nefes aldırmayan, kesik, gürültülü, ardından "hiiiii" dediğim...&lt;br /&gt;Hep güleyim.&lt;br /&gt;Hep gülmek isteyim.&lt;br /&gt;Etrafımda hep yüzümü güldürenler olsun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-115014387304976387?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/115014387304976387/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=115014387304976387' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115014387304976387'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/115014387304976387'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/06/pis-pisi-otu.html' title='PİS PİSİ OTU'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114944897086957407</id><published>2006-06-04T21:36:00.000+03:00</published><updated>2006-06-04T22:22:51.450+03:00</updated><title type='text'>HAZİRAN GİRİZGAHI</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Haziran 1/&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Sıcak&lt;br /&gt;Yapış yapış&lt;br /&gt;Güne akşam 8'de başlamak istiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Haziran 2/&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Yarın benim için çok önemli.&lt;br /&gt;Hayatımın konuşmasını yapacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Haziran 3/&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Şımarıklık yaptım.&lt;br /&gt;Kendime bir sürü güzel kokulu banyo malzemesi aldım. Zaaf... Tutamıyorum kendimi.&lt;br /&gt;Bir de zilli bir elbise... Bir de  ayakkabı... Bir de çanta...Yarın bana şans getirecekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Haziran 4/&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Hala hesap kitap bilmiyorum.. Bazen işe yarıyor. Bugün,  gelen ekstreleri bir zahmet ve de nihayet incelediğimde, son dört aydır kredi kartıma borcum olmadığı halde ödeme yaptığımı farkettim. Bu salaklığımı,  kendime birşeyler alarak cezalandırdım. Oh olsun! Bir daha yapmam artık!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Haziran 5/&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Köpek oğlumu çok özledim. İki gündür görmüyorum. Evin kapısını çaldığımda ya da anahtarla girerken, kapı açıldığında sanki fik fik kuyruğuyla üzerime atlayıp sevincinden oramı buramı çekiştirmeye başlayacak gibi geliyor. Evden 10 dakika bile ayrılsam, eve her girişimde aynı tören yaşanıyor... &lt;br /&gt;Aslında hayatımda çok şey değişti. Büyük kayıplar yaşadım, kimi yorumlara göre. Ama benim için başedemediğim, yerine başka şey koyamadığım tek kayıp, köpek oğlum. Onun yeri bambaşka. Her şeyden ötede. Aramızda aşk var. Bunu kimsenin anlaması mümkün değil.  &lt;br /&gt;Neden üzerine titrediğim, emek verdiğim her şey benden uzakta kalıyor?&lt;br /&gt;N'olur Allah'ım, n'olur! Köpek oğlum, ben ve bir ev...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Haziran 6/&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Sakarlığım boyut değiştirip, "büyük talihsizlik"le evlendi. Bugün tam 4 kere dizimin aynı yerini aynı yere vurdum. Bununla da kalmadı, kapşonlu tişörtümün yakasındaki hani şu kapşonu sıkıştırmak için geçirilmiş, kalın ve ucuna ip kaçmasın diye plastikimsi klipsler geçirilmiş aptal sicimin sol yakadan sarkanını, ayakkabılarımı bağlarken eğildiğimde sündürerek parmaklarımın arasına sıkıştırmışım ve ellerimle işim bittiğinde hızla parmaklarımdan kurtulup sol gözüme çaktı. Gözüm hala kıpkırmızı ve halen  sulanıyor... Hayır, hayır... Sakarlık değil, salaklık hiç değil... Kötü şans.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Haziran 7/&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bugün neredeyse 20 yıl sonra ilk kez basketbol oynadım. Yok yok... Yaşlanmışım. Ama çok zevkliydi. Neyse ki -yine- işi şımarıklıkla kurtardım. Hem benim basketlerim 2 puan sayıldı, hem de gerekli durumlarda kucaklanarak potaya yaklaştırıldım. Şu an ciddi ciddi  kıçım ağrısa da, önümüzdeki günlerde oynamaya devam edeceğim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haziran 7/&lt;br /&gt;İçim ferah, kalbim huzurlu. Mutluyum genel olarak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114944897086957407?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114944897086957407/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114944897086957407' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114944897086957407'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114944897086957407'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/06/haziran-girizgahi.html' title='HAZİRAN GİRİZGAHI'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114909714234990892</id><published>2006-05-31T20:12:00.000+03:00</published><updated>2006-05-31T20:39:07.276+03:00</updated><title type='text'>MAYIS ÖZETİ</title><content type='html'>Mayıs, eskiden en sevdiğim aydı.&lt;br /&gt;Çünkü "Mayıs", "Mayıs" gibiydi.&lt;br /&gt;Canlı, güzel kokan, ılık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi Mayıs'ı anlayamıyorum. Yaz sıcağı gündüz boyu... Tüm enerjimi alıyor. Bir sevimsiz, bir sevimsiz.&lt;br /&gt;Akşamları dışarıda olduğumda, bahçeye alınan servisler, güneş batınca içeri taşınıyor. Arkalarından da donarak bizler...&lt;br /&gt;Havaya dil uzatılmazmış. Sarıkız arkadaşım öyle söyledi. Onu seviyorum. &lt;br /&gt;İyi be Sarıkız...&lt;br /&gt;Bu Mayıs da güzel.&lt;br /&gt;Belki ben göremiyorum bunu.&lt;br /&gt;Elveda Mayıs 2006.&lt;br /&gt;Seneye daha güzel karşıla beni, ya da ben daha iyi anlayayım seni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu Mayıs'tan aklımda kalanlar:&lt;br /&gt;-Sigarayı bırakma çabam&lt;br /&gt;-Spor salonu ve artık koşarken tıkanmamam&lt;br /&gt;-Sigara içmediğim zamanlar ağzıma doldurduğum paket paket tatlandırıcılı sakızın midemde yarattığı deprem &lt;br /&gt;-Hala hayatımda kimseyi istememem&lt;br /&gt;-Hayatında olmamı isteyenleri kırmaktan keyif almam ama kırılmamalarına şaşırmam&lt;br /&gt;-Hergün, kendi evim olması için dua etmem. Sadece köpek oğlum ve ben...&lt;br /&gt;-"İyi ki böyle bir annem var" demeden uyumamam.&lt;br /&gt;-Yemek yapmayı unutmaktan korkup mutfağa girişmem.&lt;br /&gt;-Son hafta başlayan aşırı halsizliğimin ciddi birşey olmaması için dua etmem&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114909714234990892?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114909714234990892/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114909714234990892' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114909714234990892'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114909714234990892'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/05/mayis-zeti.html' title='MAYIS ÖZETİ'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114821695071318837</id><published>2006-05-21T16:00:00.000+03:00</published><updated>2006-05-21T16:09:11.000+03:00</updated><title type='text'>KIZDIM</title><content type='html'>Ben adam olmam!&lt;br /&gt;Çünküm:&lt;br /&gt;1. İnsanları kendim gibi zannediyorum haaaaaalaaaaaa!!!&lt;br /&gt;2. İnsanları kendim gibi zannedip, "kendime"  gibi ilgileniyorum haaaalaaaa!&lt;br /&gt;3. Sevdiklerimi kendi yarattığım yalancı bir dünyada yalancı bir yere koyuyorum haaaalaaaa!&lt;br /&gt;4. Sevdiklerim beni üzüyor haaaaalaaaa!&lt;br /&gt;5. Beni üzenleri çok seviyorum haaaaalaaaa!&lt;br /&gt;6. Beni en çok üzeni çok özlüyorum haaaaalaaaa!&lt;br /&gt;7. Aptalım haaaalaaa!&lt;br /&gt;8. Kendimden memnunum haaaalaaaa!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114821695071318837?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114821695071318837/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114821695071318837' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114821695071318837'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114821695071318837'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/05/kizdim.html' title='KIZDIM'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114788612793287619</id><published>2006-05-17T20:00:00.000+03:00</published><updated>2006-05-17T20:22:12.143+03:00</updated><title type='text'>CUMHURİYETİME SALDIRIYORLAR</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/4617/2493/1600/Atat%3F%3Frk%20giderken.0.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4617/2493/400/Atat%3F%3Frk%20giderken.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu fotoğraf 58 yıl önce çekilmiş.&lt;br /&gt;Çok kızgınım...&lt;br /&gt;Atatürk'ü mahallelerinden geçerken -cenazesi bile olsa-  görebilmek için birbirini ezen koca bir insan yığını.&lt;br /&gt;Şimdi neredeler?&lt;br /&gt;Kendime de kızgınım.&lt;br /&gt;"Karanlığa küfredeceğine, kalk da bir mum yak." ...vakit geçmeden.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114788612793287619?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114788612793287619/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114788612793287619' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114788612793287619'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114788612793287619'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/05/cumhuriyetime-saldiriyorlar.html' title='CUMHURİYETİME SALDIRIYORLAR'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114771537560607592</id><published>2006-05-15T20:40:00.000+03:00</published><updated>2006-05-15T20:54:30.733+03:00</updated><title type='text'>BİRAZ FANATİKİM...</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/4617/2493/1600/2045.0.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4617/2493/400/2045.0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/4617/2493/1600/3s.1.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4617/2493/400/3s.1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖNÜMÜZDEKİ BİRKAÇ GÜN SAYFALAR BÖYLE DOLAR HERHALDE.&lt;br /&gt;DAYANAMIYORUM.&lt;br /&gt;ÇOK MUTLUYUM.&lt;br /&gt;ŞİŞİYORUM.&lt;br /&gt;BUGÜN ELİMDEN KAPILAN BAYRAĞIMIN YERİNE YENİSİNİ ALACAKTIM, VAKTİM OLMADI.&lt;br /&gt;PENCEREDE GS TİŞÖRTÜM ASILI!!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114771537560607592?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114771537560607592/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114771537560607592' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114771537560607592'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114771537560607592'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/05/biraz-fanatikim.html' title='BİRAZ FANATİKİM...'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114763496095410215</id><published>2006-05-14T21:57:00.000+03:00</published><updated>2006-05-14T22:43:18.536+03:00</updated><title type='text'>İYİ Kİ ANNEMSİN</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/4617/2493/1600/??i??ek.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4617/2493/400/%3F%3Fi%3F%3Fek.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Canım annem,&lt;br /&gt;İyi ki beni SEN doğurdun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Doğ-büyü-oku-işe gir-evlen-çocuk doğur-emekli ol-torun sev-öl" düzleminde hareket edilen, ne istediğini bile düşünmeden bu düzleme dahil olan, önceden programlanmış hayatlar sayesinde şu dünyaya gelen o kadar çok insan var ki...&lt;br /&gt;Kimse ailesini seçemiyor.&lt;br /&gt;Kimse annesini seçemiyor.&lt;br /&gt;Ne olursan ol, yine de çok severdim seni. Anneler sevilmez mi?&lt;br /&gt;Ama insanın annesini hem çok sevmesi, hem de onunla gurur duyması bambaşka birşey.&lt;br /&gt;Hayatım boyunca, varlığın bana hep güven verdi.&lt;br /&gt;Hayatım boyunca, yüreğimde ufacık bir yara bile açmadın.&lt;br /&gt;Hayatımda bir kere bile senin yüzünden mutsuz olmadım.&lt;br /&gt;Bir çocuk ne isterse, onu verdiniz babamla birlikte...&lt;br /&gt;Herşeyden önce, birbirinizi çok sevdiniz.&lt;br /&gt;Bir çocuk için bundan öte mutluluk mu var?&lt;br /&gt;Beni dünyaya getirdiniz, hakkını da verdiniz.&lt;br /&gt;Üremediniz.&lt;br /&gt;İnsan yetiştirdiniz...&lt;br /&gt;İyi ki babamla evlendin!!!&lt;br /&gt;İyi ki annemsin!!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114763496095410215?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114763496095410215/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114763496095410215' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114763496095410215'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114763496095410215'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/05/iyi-ki-annemsin.html' title='İYİ Kİ ANNEMSİN'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114763296945611557</id><published>2006-05-14T21:47:00.000+03:00</published><updated>2006-05-14T21:56:09.670+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/4617/2493/1600/SAMPGS.gif"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4617/2493/400/SAMPGS.png" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;MES'UDUM,&lt;br /&gt;MES'UDUM,&lt;br /&gt;MES'UDUM...&lt;br /&gt;PEK MES'UDUM!!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114763296945611557?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114763296945611557/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114763296945611557' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114763296945611557'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114763296945611557'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/05/mesudum-mesudum-mesudum.html' title=''/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114745961100562237</id><published>2006-05-12T21:02:00.000+03:00</published><updated>2006-05-12T21:51:08.920+03:00</updated><title type='text'>KENDİME KIYAK: 5 en iyi ŞİİR</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;1-Hayat görüşüm:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;KAHVE&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;bir acı kahvenin 40 yıl hatrı varsa,&lt;br /&gt;bir fincan neskafe&lt;br /&gt;kaç yaprak işgal eder anılarda&lt;br /&gt;kaç dijital aşk eşdeğer&lt;br /&gt;mecnun aşkına?&lt;br /&gt;sonar yemiş balık&lt;br /&gt;daha mı uzun muhakeme eder hayatı?&lt;br /&gt;yoksa oltadaki istavrit mi&lt;br /&gt;daha çok özler iyotlu yalnızlığını?&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İbrahim ÖZÇELİK&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;2-Kalbim&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SUSARAK&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Güneş altında söylenmedik söz yokmuş ..&lt;br /&gt;Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi ..&lt;br /&gt;Ne gece ne gündüz yokmuş söylenmemiş söz ..&lt;br /&gt;Ben de söylenmişleri söylüyorum yeni biçimde ..&lt;br /&gt;Hiç bir biçim kalmamış dünyada denenmedik...&lt;br /&gt;Ben de susuyorum sevgimi saklayıp içimde ....&lt;br /&gt;Duyuyorsun değil mi suskunluğumu nasıl haykırıyor ...&lt;br /&gt;Susarak sevgisini ilan eden çok var sevgilim ...&lt;br /&gt;Ama bir başka seven yok benim sustuğum biçimde .....&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Aziz Nesin&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;3-Ruh Halim&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;BÜYÜK CAN DEDİ Kİ&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Kovalamayın beni yatağa&lt;br /&gt;Hiç uykum yok&lt;br /&gt;Daha lafınıza karışacağım&lt;br /&gt;Ortalığı dağıtacağım&lt;br /&gt;Televizyonu kapatacağım&lt;br /&gt;Ayçiçeği resmi yapacağım daha&lt;br /&gt;Başparmağıma şiir okuyacağım&lt;br /&gt;Islık çalacağım&lt;br /&gt;Daha çok işim var&lt;br /&gt;Gecenizi karartacağım&lt;br /&gt;Kütahya vazonuzu kıracağım&lt;br /&gt;Vakitsiz yatırmayın beni&lt;br /&gt;Daha çok erken&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Can Yücel&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;4-Biri beni böyle sevsin...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;BEN SENDEN ÖNCE ÖLMEK İSTERİM&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ben senden önce ölmek isterim.&lt;br /&gt;Gidenin arkasından gelen&lt;br /&gt;gideni bulacak mı zannediyorsun?&lt;br /&gt;Ben zannetmiyorum bunu.&lt;br /&gt;İyisi mi,beni yaktırırsın,&lt;br /&gt;odanda ocağın üstüne korsun içinde bir kavanozun.&lt;br /&gt;Kavanoz camdan olsun, şeffaf, beyaz camdan olsun ki&lt;br /&gt;içinde beni görebilesin&lt;br /&gt;Fedakarlığımı anlıyorsun&lt;br /&gt;vazgeçtim toprak olmaktan, vazgeçtim çiçek olmaktan&lt;br /&gt;senin yanında kalabilmek için.&lt;br /&gt;Ve toz oluyorum yaşıyorum yanında senin.&lt;br /&gt;Sonra, sen de ölünce kavanozuma gelirsin.&lt;br /&gt;Ve orada beraber yaşarız külümün içinde külün&lt;br /&gt;ta ki bir savruk gelin yahut vefasız bir torun bizi ordan atana kadar...&lt;br /&gt;Ama biz o zamana kadar o kadar karışacağız ki birbirimize,&lt;br /&gt;atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz yan yana düşecek.&lt;br /&gt;Toprağa beraber dalacağız.&lt;br /&gt;Ve bir gün yabani bir çiçek&lt;br /&gt;bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse&lt;br /&gt;sapında muhakkak iki çiçek açacak :&lt;br /&gt;biri sen biri de ben.&lt;br /&gt;Ben daha ölümü düşünmüyorum.&lt;br /&gt;Ben daha bir çocuk doğuracağım&lt;br /&gt;Hayat taşıyor içimden.&lt;br /&gt;Kaynıyor kanım.&lt;br /&gt;Yaşayacağım, ama ,çok, pek çok, ama sen de beraber.&lt;br /&gt;Ama ölüm de korkutmuyor beni.&lt;br /&gt;Yalnız pek sevimsiz buluyorum bizim cenaze şeklini.&lt;br /&gt;Ben ölünceye kadar da&lt;br /&gt;Bu düzelir herhalde.&lt;br /&gt;Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde?&lt;br /&gt;İçimden bir şey : belki diyor.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Nazım Hikmet&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;strong&gt;5-Kızdıklarıma&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;NİCELERİ GELDİ&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Niceleri geldi neler istediler&lt;br /&gt;Sonunda dünyayı bırakıp gittiler&lt;br /&gt;Sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi?&lt;br /&gt;O gidenlerde hep senin gibiydiler&lt;br /&gt;Bu dünya kimseye kalmaz bilesin&lt;br /&gt;Er geç kuyusunu kazar herkesin&lt;br /&gt;Tut ki , Nuh kadar yaşadın zor bela&lt;br /&gt;Sonunda yok olacak sen değil misin ?&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ömer Hayyam&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114745961100562237?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114745961100562237/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114745961100562237' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114745961100562237'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114745961100562237'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/05/kendime-kiyak-5-en-iyi-iir.html' title='KENDİME KIYAK: 5 en iyi ŞİİR'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114745351509043614</id><published>2006-05-12T19:43:00.000+03:00</published><updated>2006-05-12T20:27:53.046+03:00</updated><title type='text'>ARTIK KÖTÜYÜM BÖYLE BİLİNE</title><content type='html'>Yorgunum.&lt;br /&gt;Uyuzum.&lt;br /&gt;Dipteyim.&lt;br /&gt;Hani derler ya "İyidir, ama tersi çok fenadır." diye?&lt;br /&gt;Çok tersim, çok fenayım.&lt;br /&gt;Bugün işte azarlamadığım kimse kalmadı.&lt;br /&gt;Deliler deliyi görünce sopasını sakladı. İyi oldu.&lt;br /&gt;Artık sabahları kimse odasında hıyar-domates tabağı yapıp tost yiyemez herhalde...&lt;br /&gt;Çay ocağındakiler de benim çayı artık şekersiz içtiğimi öğrenmişlerdir... Bardağın içindeki aptal kaşığı çıkarıp masada alakasız yerlere koymaktan bıktım.&lt;br /&gt;Yakında kimse benden sigara da isteyemeyecek... Çünkü içmeyeceğim. (Sevdiğim arkadaşlarım için içmesem de paket taşırım, ayrı)&lt;br /&gt;Artık herkes kendi ağrı kesicisini kendi getirsin. Eczane miyiz be? Yıllardır tek bir ağrı kesici bile kullanmadım -çok şükür- ama boyuna evden ağrı kesici taşıyıp duruyorum...&lt;br /&gt;Bitki çayı çeşitlerimi de kimseye göstermeyeceğim. Aktar mıyız be? Gidin alın. Dr. Ender Saraç destekli çeşit çeşit bitki çayları var marketlerde...&lt;br /&gt;Aylardır içimden küfür ederek dışımdan ise gülümseyerek konuştuğum o geçimsiz huysuz gıcık kadına da haddini bildirdim... Hem de hiç küfür etmeden, ters konuşmadan. Odamdan çıkarken, bana verdiği zahmetler için onlarca kere teşekkür etti, bana Sicilya şarabı getireceğine söz verdi, (hem gıcık, hem de Sicilya'ya gidebiliyor... Hak mı ulan bu?) bir de iltifat etti!!! Bir kadında asalet eller ve gözlerden belli olurmuşşşşş. Yaş yetmişe gelse bile kadında bozulmayan yegane uzuvlarmışşşşşş. Çok şanslıymışım... "Beyim" de çok şanslıymışşşşş.&lt;br /&gt;Sana ne be? Sana ne? El benim, bey benim... Allallaaaaa!!! Aylardır aklın nerdeydi? Getir de şarap içelim be kadın! Çok konuşma!&lt;br /&gt;Haftalardır bir zıttırık pps sunumunu hazırlamayı beceremeyen çok bilmiş-az iş görmüş aptala da haddini bildirdim. Bir de "üniversite sınavında 'kaydırdığı' için doktor olamadığını söyleyecek kadar gerzek olduğunu da yüzüne vurarak hem de... Olur mu be öyle? Sen aptalsın da biz de mi öyleyiz? Zekanın söylenilen yalanla ilintili ölçülebildiğini çoook önce öğrendim ben... Doktor olamadın yaaaaa, oh yaaaa! Sen doktor değilsin ...sin ...sin ....sin!!!!! Onlar akıllı, sen aptalsın ...sın ...sın ...sın!&lt;br /&gt;Eminim işyerinde herkes bana, demincek ifşa ettiğim "İyidir ama tersi çok fenadır"cümlesini kuruyordur... Belki "iyidir" kısmını kullanmadan hem de.&lt;br /&gt;Bana ne? İyi olmak isteyen mi var? İyi olduk da n'oldu?&lt;br /&gt;Herkes beni kötü bilsin. Bööööö!&lt;br /&gt;Yıkılın karşımdan rezil hamam böcekleri!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarın saunada otuzsekiz seans yapıp içimdeki zehiri eritebilir miyim?&lt;br /&gt;Keşke öyle olsa. Sıkıntılar tere karışıp bizi terketse...&lt;br /&gt;Dur bakayım, yarın bir deneyim.&lt;br /&gt;Bu son yazım olabilir. (Otuzsekiz seans???)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114745351509043614?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114745351509043614/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114745351509043614' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114745351509043614'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114745351509043614'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/05/artik-ktym-byle-biline.html' title='ARTIK KÖTÜYÜM BÖYLE BİLİNE'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114728153026688069</id><published>2006-05-10T19:58:00.000+03:00</published><updated>2006-05-10T20:46:37.840+03:00</updated><title type='text'>PORTAKALLI ÇİKOLATA</title><content type='html'>Portakal likörlü bir kutu çikolata,&lt;br /&gt;Koca bir fincan şekersiz, iyi kahve...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarım saatin içinde bittiler. Çok üzgünüm. Yine istiyorum. Çok güzeller.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün günden aklımda kalan tek şey bu.&lt;br /&gt;Bir de, hayatımda ilk kez (hoşlaşma babında) güzel bir kutuda çikolata hediyesi aldım... Hediye karşı tarafın amacına ulaşmadı. Aslında, vakt-i zamanında sıradan bir şekilde söylediğim "portakallı çikolataya ruhumu satarım" cümlesinin böylesine önemsenmesi şımartıcı bir incelik... Ne yalan söyleyim, başka birinden almayı tercih ederdim. Kalpsiz mi oldum ne? Ya da bunların hepsi aynı olduğu için böyle şeylerden etkilenmez oldum... "Kötü" kızlar, böyle "kötü" oluyor galiba... Bir dahaki sefere "Hayatta en istediğim şey sevgilimle Roma'ya gitmek" desem, karşımdakinin zekasını fazla mı küçümsemiş olurum???&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç:&lt;br /&gt;Sevdiğinden almadıkça hiçbir hediye anlamlı değil...&lt;br /&gt;Sevdiğinle gitmedikçe hiçbir yer özel değil...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karar:&lt;br /&gt;Aşık olana kadar kimseye vakit ayırmayacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alakasız Not:&lt;br /&gt;"Gazap Üzümleri"ni bitirdim. İlk sayfasında "Nisan 1966" tarihli babamın imzası var...&lt;br /&gt;1. Tam da babamı çok özlediğim bir zamanda bu kitabı okumak... Onun çevirdiği sayfaları yıllar sonra çevirmek... İstediğim tam da buydu. Babamla birşeyler paylaşmak.&lt;br /&gt;2. Kitabın içine girip, sevdiğim herkesle (yeğenler, anne, abla, enişte, köpek oğlum, iki arkadaşım ve aileleri, bir de sevdiğim)  orada, o zamanda yaşamak istedim.&lt;br /&gt;3. Orada, o zamanda olmasa da, bu istediğim hayal değil... Cesaret... Bende var da, yanımda götüreceklerim benimle aynı fikirde değil. Satsak neyimiz varsa, gitsek şöyle sakin bir yere, yirmi  odalı bir evimiz olsa, evin yüz katı bahçemiz olsa... Üç günlük dünya be! Öleceğimizi bile bile pislik bir koşturmanın içinde ömür tüketiyoruz...&lt;br /&gt;4. Ben gidiyorum... Beni seven arkamdan gelsin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114728153026688069?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114728153026688069/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114728153026688069' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114728153026688069'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114728153026688069'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/05/portakalli-ikolata.html' title='PORTAKALLI ÇİKOLATA'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114702718422435754</id><published>2006-05-07T20:30:00.000+03:00</published><updated>2006-05-07T21:49:24.566+03:00</updated><title type='text'>PARDON? NE TEŞEKKÜRÜ?</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Ne güzel başlamıştı bugün ve ne güzel bitecekti...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Güzel mi güzel bir Pazar kahvaltısı: İnce kıyım maydanoz ve küçük doğranmış bahçe domatesi (kabuklarını soymak lazım) az tuz ve sirke, kekik, zeytinyağı, bol limonla koca bir kaseye doldurulur... Kaşıklanarak yenmesi tavsiye olunur. Kırmızı ve yeşil biberler çıtır çıtır közlenir... En sevdiğim peynir dilim dilim kesilir... Yanına ipince kesilip kızartılmış ekmekler, Rize'den gelme (sevgili arkadaşım sağolsun) gerçek Rize çayı kıpkırmızı demlenir... Karşıya arkadaş oturtulur... Gazeteler açıp, mümkünse en az ciddi haberler okunup, birbirine manşetler söylenerek yorucu olmayan, hayattan, basit bir sohbet başlatılır... Ebru Çapa, yüksek sesle okunur, yine sevilir... Ayşe Arman'a daha röportajının yer aldığı sayfada, fotoğrafındaki gıcık ve her hali teşhir kokan (sadece memeler değil, neredeyse biricik kızını nasıl yaptıklarını anlatacak kadar özel hayat teşhiri ve pazarlamasından dolayı) görüntüsüyle -yine- karşılaşılır, yine de okunur, yine de tek bir edebi cümleye rastlanmaz... Çay biter, kahvaltı biter, üstüne sade Türk kahvesi gider... &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Arkadaş yollanır, ballı Balım bebeği sevmeye gidilir... Ballı Balım'ın annesi lohusa depresyonunda şüphesine düşülür, kolundan çekiştire çekiştire sokağa çıkartılır, kahve içmeye gidilir, dedikodu yapıp, arada bir gözyaşı döküp karşılıklı rahatlanır. Ballı Balım'ın annesinin beni çok sevdiği hissedilip, mutlu olunur...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Bagajda spor çantası hazır... Gidip ter atılır... Yan bantta koşan iri yarı, yakışıklı olmasa da doğal bir büyüsü olan adam benimle konuşmaya çalışıp sürekli bakıp bakıp sevimlilik yaptığı için kıç kalkması durumu yaşanır, giderayak ne anlama geleceği belli olmayan bir gülücük atılarak duş almaya gidilir... (35 yaşımda flört etmeyi öğreniyorum. Çok basit: Bak, beğenirsen gülümse... Baksın, beğenirsen biraz ağırdan al, yine gülümse... hi hihi)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Duştan koca bir buhar öbeğiyle, pembe beyaz çıkılır... Pek mutlu, pek rahatlamış olunur... Saçlar mutlaka kurutulur... (bir daha boynum tutulmayacak, söz) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Arkadaş evinden alınır, sipariş üzerine hazırlanmış, tesmosa doldurulmuş güzel kokan bol sütlü kahve, çilek ve tosttan mütevellit sepetimiz görülüp sevinilir, Beytepe'de ormana gidilir... Keyif, keyif, keyif... Yağmur patlar, yine keyif... Saf yağmur suyu katkılı kahve... O da keyif. Zaten anlamam sadece gün boyu güneşi garantileyip pikniğe gidenleri. Hayatın tadı her mevsim. Islanmak da güzel, yanınızda kalın birşeyler ve yağmurluk olduğu sürece. Islak orman kokusu: En büyük keyif. Yağmur sesi: Keyif. Ormanda yağmurun yarattığı kasvet: Keyif. Yağmur yağarken güneş açması: Keyif ve benim obsesyonlarımdan biri. Saçını çek ve dilek tut. Ama mutlaka yağmurda ıslanırken yapmalısın. Öyle pencereden bakarken yağmur içine güneş açtığını gördüğün zaman değil... &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Eh, artık boşanıp da semerimi yemeyeyim, eve geleyim... Yorgun yorgun eve varmak, kapıdan içeri süzülüp ilk kanepeye kendini atmak da keyif... Biraz kestir, köpek oğlunu da yanına alıp. Çok ihmal ettim onu bugün. Aaaaa, arada bir olur canım, hava yağmurlu olmasa o da gelecekti, gitmediği yer mi? Haftaya inşallah... Amanin, haftaya anneler günü! Güzel bir aile pikniğiyle herkesin gönlünü kazanabilirim. Ben de bir nevi anne değil miyim? Köpek annesi. Züğürt tesellisi...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Boşanmış ailelerin dramını!! yaşayan biricik oğlumu öbür eve teslim etme vakti geldi. Haftasonu annede, hafta içi öbüründe... Bu aralar düzen şaştı biraz. Hafta içi de bende kaldı ikidir...Çok yoruluyorum, ev beşinci katta... Sabah altıda içtima başlıyor. Akşam illaki eve dönmek zorundayım en geç yedide. Kapıda bekliyor beni. Beş kat çıkıp, üstümü değiştirip yine aşağı, sonra yine beş kat yukarı... Gün içindeki koşturma ayrı... Canın sağolsun güzel oğlum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Telefon ettim, eski kayınvalidem müsait olduklarını bildirdi. Telefon etmeden gidemem. Gereksiz bir sürprizle karşılaşmak istemiyorum. Eski kocamın seksensekiz yüzlü ve seksensekiz suya götürüp susuz getirebilecek mahiyetteki sevgilisi, ancak aptalların ve işine gelenlerin göz göre göre kanacağı çok basit birkaç hareketle kayınvalidemin gönlünü kazanıp (mesela bir deste Kem oyun kağıdı) evde fink atıyor olabilir... Ar yok ki kadında, ben eski karınla yaşadığın evde mutlu olamam mı diyecek? Eski karı hali hazırda "karı"yken at oynatmadılar mı evimde, yatağımda? Yine arızaya geçtim. Üstüme bu mu be? Bu mu? İnsan bir kadında bazı değerler aramaz mı aptalların kralı? Beyinsizsin, beyinsiz... E, sen kendine bunu layık gördünse, ben ne yapabilirim? Zengin gösteren sonradan görme fahişeler sana değer mi katacak? Herkes arkandan konuşuyor, kadın (ismiyle anmıyorlar, sadece 'kadın' diyorlar) seni maymuna çevirmiş. Seni soytarılar gibi oynatıp, parmağının ucunda yönetiyormuş. Senin yaşlarında görünmek için yaşlı suratına hiç yakışmayan genç işi kıyafetler giyiyormuş. Çok komik görünüyormuş. Sen de parayla tutulmuş jigololara benziyormuşsun. Zengin arkadaşlarla gezmelere gitmeler filan... Üvey babacılık hareketleri... Komik ve sakil, ne diyeyim... Aşağılık kompleksi var herhalde... Pufffff! &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Geldik öbür eve... Kapıyı çaldım, bekliyorum. Kayınvalide açtı, teşekkür etti. Bak bak bak... Bu iki oldu ama. Geçen sefer de oğlumu almaya gittiğimde beni zorla eve davet ettiklerinde, ben de medeniyet uğruna içeri girip kahve içtiğimde, oğlum beni görüp sevinçten dakikalarca çıldırdığında aynen şunu demişti: "Ben Bursa'dan döndüğümde de aynısını bana yapmıştı!" Yok bir farkımız yani... Yaşına hürmet edeceğim, duymamazlıktan geleceğim ama dokunuyor böyle şeyler, anlamıyor ki! Nasıl anlamıyor, onu da çözemedim... Sen ki yıllarca çocuğuna hasret yaşayıp, onu göz göre göre başkalarının büyüttüğünü görüp acı çekmedin mi? Kalpsiz misin nesin? O da benim oğlum be! Sen anlamayacaksın da beni kim anlayacak?... Sonra da bana "hakkını helal et" diyor...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Evet, ne teşekkürü? "Asıl ben teşekkür ederim, oğluma iyi baktığınız için" dedim, ayrıldım.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Şimdi sinirliyim... &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Yarın iyi olurum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114702718422435754?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114702718422435754/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114702718422435754' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114702718422435754'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114702718422435754'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/05/pardon-ne-teekkr.html' title='PARDON? NE TEŞEKKÜRÜ?'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114686111294687576</id><published>2006-05-05T23:31:00.000+03:00</published><updated>2006-05-05T23:31:53.203+03:00</updated><title type='text'>SAĞA SOLA SERPİŞTİRME</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;SERPİŞTİRME-1&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Canım arkadaşım, bana bugün "manda" dedi...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Estağfurullah!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Çünküm;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Yaşadığım olaylara manda tepkisi veriyormuşum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Hani mandaları tepiklediğinizde mesela, hemen tepki vermez,bir süre geçtikten sonra böğürmeye başlarlarmış...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;(Aslında vakt-i zamanında bu benzetmeyi başka birşey için ben ona söylemiştim, şimdi hatırladım. Pis arakçı...)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Benim durumum da aynen öyle, haklı. Durdum durdum, aylar aylar sonra arızaya geçtim. Hani zaman her şeyi çözüyordu? Doğru, çözüyor... Zaman geçince katıksız (gurursuz, tedbirsiz, kırılmanın yarattığı nefretten uzak) püüüür-i pak duygular kalıyor geriye... Çok gerekliymiş gibi. Ben eski halimi seviyordum yaaa... Umurumda değildi, pek bir şımarık, pek bir havalı olmuştum. Bunda dış mihrakların etkisi de var tabii ki... Ama bir duruma çok seviniyorum: Hayatımda İLK KEZ aşk yaşıyorum... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Bu arada, kendimi rahat rahat anlatmaya başladım. Öyle eskisi gibi kapalı kutu değilim. Ölümüm ketumluktan olacaktı, boşa aldım zincirleri ve rahatladım, oh be! Artık anlatıyorum... Ne kendimi küçük düşürdüğümü hissediyorum, ne de açık verdiğimi. Anlattıkça da anlıyorum ki, benden bir sürü var. Yine de kabul ediyorlar ki, bendeki şanssızlık kimsede yok... Ben yaşamamalıymışım bunları. Benim gibi kız... (Koca kadın demek istemişlerdir) Elimi sallasam ellisi (Belki 2-3... 1'i garantiledik...) Eksik olmasınlar, sevdiklerinden herhalde. (Sahte tevazu)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Canım arkadaşım bir de utanmadan bana en sevdiğim Nazan Abla'nın bir şarkı sözünü göndermesin mi? Buyur burdan yak... Yakıştı ama.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;em&gt;BIRAK SEVEYİM RAHAT EDEYİM&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Herşey çok kolay oldu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Ne sızlandım ne de ağladım &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Ani bir ölüm yada bir kalp krizi gibi kolay&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Bütün şehir üstüme gelicek&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Dünyam yıkılacak sanırdım ama olmadı bitti işte&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Bir süre gelen gidenler oldu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Beni anlamaya çalıştılar bir işe yaramadı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Sıkıcı ve kasvetliydim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Bazen bütün gün yorganı başımdan aşığı çekim uyudum&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Bazen de ucuz filmler seyrettim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Günler böyle geçip gitti&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Şimdi iyiyim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Sen utanç gecelerinde ben burda&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Hepsi bu kadar sonrası yok&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Unuttum gitti geberik, unuttum gitti, unuttum gitti&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Ben akşamları sevmem, akşamlar sorun yaratır&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Ben konuşmayı da sevem, gidişler hep o gidiştir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Senin geçtiğin yollardan yalnızlık çıkar gelir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Ve böyle akşamlarda içim biraz daha erir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Ben seni sevmedim, ben seni sevmedim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Ben yalan söyledim, çok sevdim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Bırak seveyim rahat edeyim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Ne sızlandım ne ağladım&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Sana yalan söylemişler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Sen de mutlu sayılmazsın&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Başka bir sebep göster&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Sen beni yanlış anladın&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Kimler gelir kimler geçer&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Ben de bir melek değilim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Bugün canım sevişmek ister&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Şimdi gidip Nazan Abla'mın toplama albümü alınmaz mı? Alınır, alınır... Nazan bir, MFO iki, Kenan üç... Üçü de gözü kapalı alınır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;SERPİŞTİRME-2&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Bugün Hıdırellez! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Severim, heyecanla beklerim, gündüzden dileklerimi yazıp çizip, akşam olmadan gül ağacına bağlarım...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Bu sene kendi gül ağacıma bağlayacağım dileklerimi. Sarı sarmaşık güllerim var balkonda... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;"Sana sarı sarmaşık gülleri aldıııııım, çiçek pazarındaaaaan"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;SERPİŞTİRME-3&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Belkıs Özener... Her bir karesini defalarca seyredip her seferinde huzur bulup ayrıldığım eski Türk filmlerinin, genellikle sonradan ünlü bir ses sanatkarı olan 'esas kadın'larının söylediği o şarkıların gerçek sesi... Albümde dinlediğim her bir şarkı, yüzüme tebessüm, dilime "Aaaaa, bu da şu filmdeki şarkıydı..." gibi bir cümle bıraktı. "Çok şeker", her ne kadar gıcık bir tanımlamaysa da, buna başka biri uymuyor...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114686111294687576?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114686111294687576/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114686111294687576' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114686111294687576'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114686111294687576'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/05/saa-sola-serpitirme.html' title='SAĞA SOLA SERPİŞTİRME'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114668268878379581</id><published>2006-05-03T21:42:00.000+03:00</published><updated>2006-05-03T22:00:29.516+03:00</updated><title type='text'>BABAMI ÖZLEDİM</title><content type='html'>Babamı düşünüyorum.&lt;br /&gt;Başım ne zaman sıkışsa, kendiliğinden gelişen bir terapi gibi, kendimi babamı düşünürken ve onu özlerken bulurum.&lt;br /&gt;Erken ayrıldık birbirimizden. Ona hala çok ihtiyacım var. Onun genişliğinin, hoşgörüsünün yarattığı yaşama zevkini bana aşılamasına çok ihtiyacım var. Ona şikayet edeceklerim var. Ona gözlerim parlaya parlaya anlatacaklarım var.&lt;br /&gt;...da erken gitti. Ayıp etti. Çok iyi şey, az kötü şey kaçırdı.&lt;br /&gt;Benim işe girip para kazandığımı görmedi.&lt;br /&gt;Araba kullanabildiğimi görmedi.&lt;br /&gt;Torunlarını görmedi.&lt;br /&gt;Köpek oğlumu görmedi.&lt;br /&gt;Evlendiğimi görmedi.&lt;br /&gt;Boşandığımı -iyi ki- görmedi...&lt;br /&gt;Hayata dört elle sarıldığımı görmedi.&lt;br /&gt;Anneme ne kadar iyi baktığımızı görmedi.&lt;br /&gt;Belki gördü, biz onu görmedik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok küçücükmüşüm ben babam öldüğünde be!&lt;br /&gt;Dünyadan haberim yokmuş.&lt;br /&gt;Şimdi o olsaydı, belki şu yaşıma kadar yapmış olduğum hataların büyük kısmını yapmazdım.&lt;br /&gt;Hayatta öngörüsüne inandığım ve koşulsuz kabul ettiğim tek insandı.&lt;br /&gt;Özledim seni canım babam.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114668268878379581?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114668268878379581/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114668268878379581' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114668268878379581'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114668268878379581'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/05/babami-zledim.html' title='BABAMI ÖZLEDİM'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114659083999656329</id><published>2006-05-02T20:07:00.000+03:00</published><updated>2006-05-02T20:52:20.853+03:00</updated><title type='text'>MUTSUZUM SEBEPSİZ</title><content type='html'>Bu işte bir gariplik var...&lt;br /&gt;Herşey yolunda gidiyor aslında.&lt;br /&gt;Ailem yanımda, iyi bir işim var, borcum yok, bana çok değer veren biri var, iyi arkadaşlarım var, her şeyden öte sağlığım yerinde.&lt;br /&gt;Eeeee?&lt;br /&gt;İnsan daha ne ister?&lt;br /&gt;Yetmeyen ne?&lt;br /&gt;Niye mutsuzum?&lt;br /&gt;Niye bocalıyorum?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllarca yaşadığım eve misafir gibi gitmek koydu belki.&lt;br /&gt;Belki de benim her bir köşesinde emeğim olan, her bir eşyasını mutlu olalım diye keyifle ve hevesle yerleştirdiğim o evde hayatın bensiz de gayet güzel devam ettiğini görmek koydu.&lt;br /&gt;Belki de kimsenin benim ne hissedebileceğimi önemsemeden düşüncesizce konuşması koydu.&lt;br /&gt;Belki de o evde, benden başka kimsenin, hayatını ve düzenini değiştirmek zorunda kalmaması koydu.&lt;br /&gt;Ama haklılar...&lt;br /&gt;Ben hakettim tüm bunları.&lt;br /&gt;Ben var ya ben, çok ama çok kötü şeyler yaptım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"İnsan daha ne ister?" dedim ya...&lt;br /&gt;Aşk falan istemiyorum.&lt;br /&gt;Saygı göreyim, ANLAŞILAYIM yeter.&lt;br /&gt;Biraz da benim penceremi açıp, benim gördüklerimi görsünler yeter.&lt;br /&gt;Zahmet edip, benim hissettiklerimi anlamaya çalışsınlar yeter.&lt;br /&gt;Kıçları yiyorsa benim mücadelemi versinler yeter.&lt;br /&gt;Benim gibi, zaman zaman arızaya geçseler de yaşadıkları herşeyi olgunlukla karşılayabilsinler yeter.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten bu yazı da premenstrual döneme denk geldi...&lt;br /&gt;Nedir bu isyanlar ayol? Yakışıyor mu bana?&lt;br /&gt;Yakışıyor, yakışıyor...&lt;br /&gt;Bunları yaşamamak, hissetmemek olmaz. Normal insan tepkileri...&lt;br /&gt;Bunlar da geçecek.&lt;br /&gt;Ama asla birilerinin canını yakmadan.&lt;br /&gt;Asla birilerinin mutsuzluğu üstüne mutluluk kurmadan.&lt;br /&gt;Çıldırmadan, edepsizleşmeden.&lt;br /&gt;Zaman içinde, sindire sindire...&lt;br /&gt;Usul usul, asil asil geçecek...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114659083999656329?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114659083999656329/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114659083999656329' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114659083999656329'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114659083999656329'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/05/mutsuzum-sebepsiz.html' title='MUTSUZUM SEBEPSİZ'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114624791012397178</id><published>2006-04-28T20:50:00.000+03:00</published><updated>2006-04-28T21:11:50.623+03:00</updated><title type='text'>BALLI BALIM BEBEK</title><content type='html'>Çok uzun zamandır  görmemiştim:&lt;br /&gt;Mutlu, dingin, sevgiden çakmak çakmak, gururlu, umutlu bir çift göz... Canım arkadaşımın canım bebeğine baktığı gözleri...&lt;br /&gt;Uzun zamandır sevinçten  hüngür hüngür ağlamamıştım.&lt;br /&gt;Çok sevdiğim birinin çok hakettiği birşeye kavuşması...&lt;br /&gt;Çok istediği bir bebeğe, çok sevdiği  adamın bebeğine sahip olması...&lt;br /&gt;Aşk bebeği.&lt;br /&gt;Bal bebek, Balım Bebek!&lt;br /&gt;Şanslı bebek...&lt;br /&gt;Kimse ailesini seçemiyor güzel bebek... Öyle bir ana-babaya düştün ki, öyle şanslısın ki...&lt;br /&gt;Şansın ömrün boyunca devam etsin...&lt;br /&gt;Allah karşına hep iyi insanları çıkarsın.&lt;br /&gt;Karşına çıkan herkes, sana hakettiğin değeri versin.&lt;br /&gt;Bugün henüz yumuk yumuk olan güzel gözlerin, hayata, hep annenin sana baktığı gibi baksın. &lt;br /&gt;Hayat, adının hakkını sana versin.&lt;br /&gt;Bal gibi bir ömrün olsun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114624791012397178?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114624791012397178/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114624791012397178' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114624791012397178'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114624791012397178'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/04/balli-balim-bebek.html' title='BALLI BALIM BEBEK'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114598717717728125</id><published>2006-04-25T20:15:00.000+03:00</published><updated>2006-04-25T20:46:17.586+03:00</updated><title type='text'>EVÖDEVİ</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcccc;"&gt;Ders: Kompozisyon&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcccc;"&gt;Konu: Bkz.bir önceki yazı&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcccc;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcccc;"&gt;Giriş:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcccc;"&gt;"Bu konuda çok fazla yazıp söylemek istemiyorum." &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcccc;"&gt;....diyenden kork.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcccc;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcccc;"&gt;Gelişme:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcccc;"&gt;Ölürüm de adım atmam. Artık önüme bakıyorum. Kendimi  değerli hissediyorum.  Bunu kimsenin yıkmasına izin vermem.  &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcccc;"&gt;İsteyen buyurur, gelir. Kapımı açarım ya da açmam. Kapıdan içeri alırım ya da almam. "Kahve  içer misin?" derim ya da demem. "Seni seviyorum, bundan sana ne?" derim ya da demem. (Bu kimin sözüydü?..)   "Kendi kendime aşk yaşıyorum, bundan hoşlanıyorum, ortada o kadar seçenek varken aptalca seni düşünüyorum, ne trenler kaçıyor bir bilsen" derim ya da demem.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcccc;"&gt;İstemeyen gelmez ... Bu benim için kayıp mı? Yooooo!.. Kendi kendime yaşamaktan zevk aldığım birşey değil mi bu zaten? Yaşarım, son tozlar silkinene kadar beklerim, önüme bakar, yeni trenlere binerim... Tren biletleri zannettiğim kadar zor bulunmuyormuş. Hem de up-ultra mep-mega enbisüper hızlı, komforlu trenler... &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcccc;"&gt;Ben hala 'kara tren'de takıldım... Hay şu nostaljik ruhumun içine................   &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcccc;"&gt;Kara treeeeeyn gecikiiiiir, belkim hiç dööööynmeeeeezzz.....&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcccc;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcccc;"&gt;Sonuç:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcccc;"&gt;O kadar da aptal değilim.&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114598717717728125?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114598717717728125/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114598717717728125' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114598717717728125'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114598717717728125'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/04/evdevi.html' title='EVÖDEVİ'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114571894139909346</id><published>2006-04-22T17:57:00.000+03:00</published><updated>2006-04-22T18:15:41.860+03:00</updated><title type='text'>"SİLMEZ GİBİSİN"</title><content type='html'>Bugün biraz dağıldım.&lt;br /&gt;Gittim MFÖ-Agu'yu aldım.&lt;br /&gt;"Silmez Gibisin"i dinledim,&lt;br /&gt;Daha da dağıldım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben... hala....&lt;br /&gt;Bu da mı başıma gelecekti?&lt;br /&gt;Hani sonsuz mağrurluk?&lt;br /&gt;Aptal mıyım, neyim?&lt;br /&gt;Etkilendim işte.&lt;br /&gt;Gözleri hala çok güzel.&lt;br /&gt;Onlardaki masumluk olmasa, şeytan olduğundan şüphem kalmayacak.&lt;br /&gt;Aptal mıyım neyim?&lt;br /&gt;Evet, öyleyim.&lt;br /&gt;Ripiiiiit aftır miiiii:&lt;br /&gt;Koko is a stupid woman.&lt;br /&gt;Ripiiiit egeyn...&lt;br /&gt;Koko is a stupid woman.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aferin, haftaya bu konuda bir kompozisyon yazıp gelin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114571894139909346?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114571894139909346/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114571894139909346' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114571894139909346'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114571894139909346'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/04/silmez-gibisin.html' title='&quot;SİLMEZ GİBİSİN&quot;'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114547031853136979</id><published>2006-04-19T21:11:00.000+03:00</published><updated>2006-04-19T21:11:58.886+03:00</updated><title type='text'>SİNİRLERİMİ ALDIRDIM</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#99ff99;"&gt;-Ver o tabağı bana!&lt;br /&gt;-Vermiyom!&lt;br /&gt;-Ya neden ya?&lt;br /&gt;-Vermiyom işte! Kolaysa al.&lt;br /&gt;-Ben topladım o dutları, ben dağıtırım herkese.&lt;br /&gt;-Bu bahçe bizim, dut ağacı da bizim. Vermiyom işte!&lt;br /&gt;-Burası sizin bahçeniz değil bi kere... Apartmanın bahçesi. Dutları koyduğumuz tabak da bizim! Dutları da ben topladım o koca ağaçtan! Bak, kolum bile kanıyor. Ağaçtan inerken dallara sürtündüm.&lt;br /&gt;-Vermiyom, vermiyom, vermiyom da vermiyom!&lt;br /&gt;-(Elime küçük, kör bir meyve bıçağı alıp havada sallamaya başladım) Veriyor musun?&lt;br /&gt;-Vermiyom!&lt;br /&gt;-Ver!&lt;br /&gt;-Vermiyom!&lt;br /&gt;-Saplarım!&lt;br /&gt;-Vermiyom!&lt;br /&gt;-Yaparım valla!&lt;br /&gt;-Vermiyom!&lt;br /&gt;-Ver ulan!&lt;br /&gt;-Vermiyom!&lt;br /&gt;-Al o zaman!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bıçak, Mustafa'nın kabak kafasında asılı kaldı ucundan. Ben de kırıta kırıta eve yürümeye başladım hızla.&lt;br /&gt;Arkamda şu sesleri duyuyordum:&lt;br /&gt;Mustafa: Anam anam anaaaaaağğğğğmmmmm!&lt;br /&gt;Kınalı Ayşe(Mustafa'nın annesi): Vay baba dutmayasıca seniiiiiii! Vay dürzüüüüüüüüüüü! Vay başıma gelenleeeerrrrr!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerisini duymadım, çoktan eve varmıştım. Annem kapıyı açtı, "piknik n'oldu" dedi, "sıkıldım" dedim. Oyuncaklarımı çıkardım, sakin sakin oynayarak felaketi beklemeye başladım. Kısa süre sonra kapı çaldı. Mustafa ve Kınalı Ayşe geldi. Ayşe söyleniyor, Mustafa ağlıyor... Gürültüden bütün apartman sakinlerinin kapıları birer birer açılmaya başladı. Annem şaşkın... İçeri aldı onları, anlayacağını anladı, üzerini değiştirip bana tek kelime etmeden kapıyı çarpıp çıktı. Eczaneye pansuman yaptırmaya...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eve döndüğünde dehşetle bana bakıyordu. Yanında kafası sarılı gazi ve annesi... Uzun bir ikna ve zorlamayla Mustafa'dan özür diledim, gittiler. Ne ceza aldığımı hatırlamıyorum, sağlam birşeydi herhalde. Zaten Mustafa'dan özür dilemek yeterince küçük düşürmüştü beni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu nasıl birşey? Serinkanlı katiller gibi adam bıçakla, arkana bile bakmadan suç mahallini terket, hiçbir şey olmamış gibi oyun oynamaya başla... Olacak iş değil, ama olmuş işte... Durumu şöyle etraflıca düşündüğümde, yaptığım işin ne kadar korkunç olduğunu anlıyorum. Ya bıçak sivri uçlu ve keskin olsaydı? Ya kolları kuvvetli bir çocuk olsaydım? Saygıdeğer avukat bey ve zarif eşlerinin küçük canavar kızları ıslahevinde...&lt;br /&gt;-İlk suçunuzu ne zaman işlediniz?&lt;br /&gt;-Altı yaşımda adam bıçakladım abi...&lt;br /&gt;-Eyvallah, abi. Saygılar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle kadın kısmısı, sevimli ve acar görünmek istediklerinde "Ben çocukken çok yaramazmışım, ele avuca sığmazmışım, erkekleri bile dövermişim" gibi beyanlarda bulunurlar. Ben de şunu söyleyebilirim: "Ben çocukken çok yaramazmışım, kapıcımızın oğlunu bıçaklamışım. Ne sevimliyim değil mi???&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bırrrr! İçim soğudu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bunları, şu bağlamayı yapmak için anlattım: Ben çocukken çok sinirliydim. Öyle böyle değil. Bana en çok şu soruyu sorduklarını hatırlıyorum: "Niye celallendin yine?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Homur homur gezinirdim ortalıkta. En çok da -kendimce- bana haksızlık yapıldığını, hakkımın yendiğini, verdiğim emeklerin takdir görmediğini hissettiğim zamanlarda... Ablamı ezmeye çalıştıkları zaman, herşeyi ana-babalarına şikayet ettikleri zaman, cadaloz cadaloz mızıkçılık yaptıkları zaman, oyuncaklarını sinir sinir elletmedikleri zaman oyun oynadığım çocuklara kan kustururdum. Çok etkili sözler de öğrenmiştim: "Bi çakarım, bi de duvardan yersin!!!" Bak bak bak... Sağlam meydan okuma!&lt;br /&gt;Bir de, sinirlenmemden keyif alan, suratımın aldığı şekilleri görmek için damarıma damarıma basan, başını babamın ve arkadaşlarının çektiği bir grup vardı, onlar ayrı... Çocukluğumun korkulu rüyaları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan çocuklukta hesapsızca yaşıyor duygularını, hesapsızca da aktarıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyüdükçe işler değişiyor. Hesapsızca aktarılan duygular, birer birer hesap edilmeye, kabul görülmeyecekler elenip kalanlar aktarılmaya başlıyor. Hesabını bozanlar dışlanıyor. O yüzden susup oturmayı, temkinli davranmayı, içimize atmayı, yapana susup en yakınlarımıza patlamayı, tükürüklere "yarabbi şükür" demeyi, "elalem ne der" korkusu yaşamayı öğreniyoruz, sakin kalıyoruz nispeten. Gürül gürül akan çeşmeye gerekli durumlarda akan kontollü bir musluk takıyoruz mutsuz ola ola: Toplumsal musluk...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sakin kalmanın, musluğu söküp atmanın bir yolu var: Olgunlaşmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan nasıl olgunlaşıyor?&lt;br /&gt;En sevdiklerinin ölümünü yaşadığında... O kadar büyük bir acıyla karşılaşıyor ki, zaman içinde çevresindeki insanların "acı" dediği şeylere gülüp geçiyor.&lt;br /&gt;En güvendiklerinin kalleşliklerine tanık olduğunda... O kadar büyük bir şaşkınlık yaşıyor ki, hayatın içindeki hiçbir kötü sürprize şaşırmıyor, olağan karşılıyor...&lt;br /&gt;Bir çocuğun sorumluluğunu aldığında, daha doğrusu bir çocuğu dünyaya getirmekle 'hayat'a yetiştirmenin farkını anlayarak sorumluluğunu aldığında... O kadar büyük bir sorumluluk taşıyor ki, hayatta hiçbir acının, hiçbir yoksunluğun, hiçbir bencilliğin çocuğuna öyle ya da böyle zarar vermemesini sağlamak için dimdik ayakta duruyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç: Doğum, kazık ve ölüm insanları olgunlaştırıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olgunlaşmak... Değecekleri ve değmeyecekleri ayırabilmek. Hayatın ne kadar kısa olduğunun, hatta -bana göre- bir sınav olduğunun farkına varmak. Sığır gibi yaşamamak, ama değecek şeylere tepki göstermek. Kimseyi istediğimiz gibi davranmaya zorlamamak, olduğu gibi kabul etmek, kabul etmiyorsak "elveda" diyebilmek. Farklı altyapıların farkında olmak. Yapılana değil de, yapılma sebebine bakmak. Niyete bakmak. Cahilliği belki, ama manevi ahlaksızlığı affetmemek, tepki göstermek, ama kendini hırpalamadan. İçini rahat ettirecek kadar, tepkini gösterirken yaptıklarından sonradan utanmayacak kadar. Değmeyeceklere tepkisiz kalmak. "Zavallı" demek, kendi haline bırakmak. Mutsuz ya da sinirli görünerek onları amacına ulaştırmamak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son günlerde aklımı kurcalayan birşey var: Farkında olmadan, 7-8 ay kadar süren bir operasyonla sinirlerimi aldırdığımdan şüpheleniyorum. Zaman içinde, sindire sindire, ince ince her birini tek tek toplatmışım sanki... İncelik gerektiren, zamana yayılması gereken bir operasyonmuş ve sanki ben hasarsız, sapasağlam atlatmışım bu operasyonu... Uçarak çıkmışım ayılma odasından. Öyle hissediyorum. Hiçbir şeye kızmıyorum. Bir hoşgörü, bir memnuniyet, bir güleryüz gırla gidiyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnız birşey var: Operasyon sırasında, ufak bir sinir parçasını bilerek ve isteyerek unutmuşlar vücudumda. Bana da demişler ki, bunu değecek yerlerde devreye sokarsan, sana faydası olur... Ota boka, değmeyecek insanlara kullanırsan, her seferinde katlanarak büyür, tüm vücudunu sarar ve yine o şampuanın bittiği için bile sinir krizleri yaşadığın günlerine dönersin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doktorlar gayet ciddi... Tehdit gayet etkili...&lt;br /&gt;İş başa düştü: Sinir yok! Sinir yok! Acı yok! Koyunluk da yok!&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114547031853136979?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114547031853136979/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114547031853136979' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114547031853136979'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114547031853136979'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/04/sinirlerimi-aldirdim.html' title='SİNİRLERİMİ ALDIRDIM'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114529134503445806</id><published>2006-04-17T19:28:00.000+03:00</published><updated>2006-04-17T22:03:33.413+03:00</updated><title type='text'>AY, ÇOK BAŞARILIYIM</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Başarılı mıyım?&lt;br /&gt;Hangi konuda mı?&lt;br /&gt;"Başarı" deyince, aklıma ilk ne geliyorsa, o konuda tabii ki...&lt;br /&gt;İnsan, "başarılı mısın?" diye sorulunca, öyle olup olmadığına, ondan ne anladığını aklından geçirerek karar vermez mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başarılıyım, çünkü çok param var.&lt;br /&gt;Başarılıyım, çünkü "müdür" oldum.&lt;br /&gt;Başarılıyım, çünkü iki oğlan anasıyım.&lt;br /&gt;Başarılıyım, çünkü sınavdan geçtim.&lt;br /&gt;Başarılıyım, çünkü (ya da) sınavda en yüksek notu aldım.&lt;br /&gt;Başarılıyım, çünkü evim her daim temiz, ocağımda her akşam yemek pişer.&lt;br /&gt;Başarılıyım, çünkü bütün komşular altın günlerinde benden börek çörek tarifi alır.&lt;br /&gt;Başarılıyım, çünkü kocama her istediğimi aldırırım.&lt;br /&gt;Başarılıyım, çünkü karıma 'höt' deyince yere yapışır.&lt;br /&gt;Başarılıyım, çünkü topu en yükseğe ben dikiyorum.&lt;br /&gt;Başarılıyım, çünkü tüm arkadaşlarım benden kuaförümün adresini ister.&lt;br /&gt;Başarılıyım, çünkü çok severek yaptığım bir işim var.&lt;br /&gt;Başarılıyım, çünkü çok arkadaşım var.&lt;br /&gt;Başarılıyım, çünkü kelimeleri tersten okuyarak konuşabiliyorum.&lt;br /&gt;Başarılıyım, çünkü istediğim adamı/kadını elde ettim.&lt;br /&gt;Başarılıyım, çünkü ağlamaya başlar başlamaz her istediğim yapılır.&lt;br /&gt;Başarılıyım, çünkü para biriktirip istediğim evi aldım.&lt;br /&gt;Başarılıyım, çünkü evlenebildim.&lt;br /&gt;Başarılıyım, çünkü boşanabildim......................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya kadar başarı anlayışı...&lt;br /&gt;Bir şeyleri başardığımızı düşünürken, onları başarırken kaybettiklerimizi de hesaba katıyor muyuz acaba?&lt;br /&gt;Ufak bir matematik hesabı.&lt;br /&gt;Toplama çıkarma hesabı.&lt;br /&gt;Her 'başarılı' insanın becerebileceği bir hesap.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağıda bana "evet yaaaa" dedirten bir başarı tanımlaması var. Arkadaşım gönderdi, cut-copy-paste ile burada da vücut buldu.&lt;br /&gt;Karar verelim: Başarılı mıyız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;" BAŞARI ; sık sık gülmek ve çok sevmektir; &lt;span style="font-size:130%;"&gt;Akıllı&lt;/span&gt; insanların saygısını ve &lt;span style="font-size:130%;"&gt;çocukların&lt;/span&gt; sevgisini kazanmaktır; &lt;span style="font-size:130%;"&gt;Dürüst&lt;/span&gt; eleştirmenlerin onayını almak; &lt;span style="font-size:130%;"&gt;sahte dostların&lt;/span&gt; arkadan vurmalarına dayanmaktır; herkesteki en iyiyi bulmaktır; karşılık beklemeyi hiç düşünmeden &lt;span style="font-size:130%;"&gt;kendiliğinden&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size:130%;"&gt;vermektir&lt;/span&gt;; Geride ister &lt;span style="font-size:130%;"&gt;sağlıklı bir çocuk&lt;/span&gt;, ister kurtarılmış bir ruh, ister bir parça yeşil bahçe, ister iyileştirilen bir sosyal durum bırakarak dünyanın iyileşmesine katkıda bulunmaktır; Gönlünce eğlenmek ve gülmektir; tek bir kişi bile olsa, birinin sizin varlığınızdan ötürü daha rahat nefes aldığını bilmek ve &lt;span style="font-size:130%;"&gt;tek bir kişinin bile sizden kasıtlı zarar görmediğini bilmektir; "&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ralph Waldo Emerson&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Başarılı olup olmadığım bana kalsın, illaki bilmem gerekiyorsa, bunu dostlarım söylesin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Koyu renkli büyük tapajlar, hayatta kazık yediğim "başarılı" insanların bana karşı başarısızlıklarıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. "Akıllı insanların saygısını kazanmak" ne muhteşem bir tabir öyle... Ortalıkta yalakaların sahte saygısına şapka çıkarıp kıçı tavanda gezen o kadar aptal varken, cuk oturdu. İş hayatında "başarılı" olanların acaba kaçı işsiz kaldıklarında, yumuşak koltukları ellerinden alındığında ya da en iyi niyetlisi, emekli olduklarında o saygıyı eksiksiz bulacaklar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. "Çocukların sevgisi" dünyada kazanılması en zor sevgi hali. Çocuklar hesapsız... Sevgisinin karşılığında alacaklarının hesabını yapmaz sahte sahte. Sevmezse sevmez, bunu da dannn diye söyler ya da hemen belli eder. Zor sevgi, zor... Aslında buna "köpeklerin sevgisini kazanmak" şartını da ekleyebiliriz. Onlar çocuklardan da hesapsız. Adamın kokusundan anlarlar niyetini...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. "Dürüst eleştirmen", acaba "dost acı söyler"le aynı şey mi oluyor? Etrafında sadece duymak istediklerini söyleyenleri bulunduran, kendini böyle iyi hissedip gaflet içinde yaşayan, onu sevenlerin acı ve haklı eleştirilerinden ve eleştiri sahiplerinden köşe bucak kaçan ne kadar çok yüreksiz var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. "Sahte dost" olur mu? Akıllının dostu, aptalın sahte dostu olur... Demincek belirtildiği üzere, dost acı söylediği için, aptal olan sahte dostlar edinir, günübirlik, yılıbirlik, dönemsel... İhtiyaç kalmayana kadar sürer dostluk ve olağan bir kazıkla son bulur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. "Kendiliğinden vermek"??? Hesap kitap yapmadan başkaları için iyilik yapmak? En azından başkaları için iyi dileklerde bulunmak, dua etmek??? Sen var günahını bile vermemek, yok ise ekmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. "Sağlıklı çocuk", sadece gürbüz çocuk olmasa gerek... Şöyle kırmızı yanaklı, çok yiyen, çok hareket eden... Ya da zehir gibi çalışan bir beyni olan veya beynine sorumluluk sahibi ebeveynler tarafından rayiç bilgiler zerkedilen, para basılıp zeki çocuk haline getirilen... Kalpte hasar var mı kalpte? Güven? İnanç? Beyninde, istenildiği kadar zerke mahsur kalsın, hiç silemediği bir fotoğraf var mı, unutamayacağı? Ya kırgınlık?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9. "Birine kasıtlı zarar vermek" nasıl bir duygu? Başkalarının mutsuzluğundan mutlu olmak bu olsa gerek. Sahip olamamanın hırsı ya da kaybetmenin zıvanadan çıkmışlığı... Sorsanız "niye yaptın" diye, ya başarmayı çok istemiştir, ya o şeye sahip olmayı çok istemiştir, ya çok sevmiştir ya da hakkı yenmiştir... O da cezayı kesmiştir, aklısıra... aklı çapında... Hırsın en berbat hali... Yedi düvele zarar veren hali...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10. Bundan sonra yeğenlerimin "başarılı" olabilmeleri için daha fazla çaba göstereceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11. Artık benim üç yeğenim var. O da çok başarılı olacak, eminim. Hem ballı, hem başarılı...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114529134503445806?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114529134503445806/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114529134503445806' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114529134503445806'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114529134503445806'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/04/ay-ok-baariliyim.html' title='AY, ÇOK BAŞARILIYIM'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114504320519347244</id><published>2006-04-14T22:33:00.000+03:00</published><updated>2006-04-14T22:33:28.220+03:00</updated><title type='text'>ALO, KEMAL ABİ???</title><content type='html'>&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Kemal Abi, Kemal Abi...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Bugün alım satım işlemleri sırasında sabah 9.00'dan aklam 16.45'e kadar sürekli birşeylere para verdim... Cuzdanım ne olur olmaz diye yanıma aldığım son birikmişlerimle doluydu. Şimdi bomboş...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Ama canım arabamı eve getirirken girmediğim çukur kalmadı... Salaklığımdan değil. Yolların ortası çukur dolu. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;En azından benim bugün Emniyette ve bankada saçtığım paracıklarla bizim mahallenin çukurlarını doldurabilir misin bi zahmet???&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Bugün duyarlı vatandaş kisvesindeyim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Bir de arabalı bir vatandaşım ve şımarıkım, kusura bakılmazsa...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114504320519347244?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114504320519347244/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114504320519347244' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114504320519347244'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114504320519347244'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/04/alo-kemal-abi.html' title='ALO, KEMAL ABİ???'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114495382917804926</id><published>2006-04-13T21:34:00.000+03:00</published><updated>2006-04-13T22:04:06.643+03:00</updated><title type='text'>ÇOK İSTEDİM, OLDU</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#66ffff;"&gt;Ne demiştim???&lt;br /&gt;Geçen Pazar günü için ne demiştim delirip de???&lt;br /&gt;Ha?&lt;br /&gt;Beni obsesiflikle suçlayanlar, bana 'sıyrık' diyenler! Cevap verin...&lt;br /&gt;Ben geçtiğimiz Pazar günü için, "çok güzel şeyler olacak, lay lay lom dememiş miydim? Utanın ve kendinize gelin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen Pazar, uzun zamandır çok istediğim birşey için el sıkıştım!!&lt;br /&gt;Evde öyle kösün kösün Pazar kahvaltısı yapıp gerdirirken, canı sıkılan eniştemin "kalk gidelim, biraz bakınalım" gibi, o uyuzluk şartları altında bana çok uzak gelen, ama küseceğini bildiğim için huysuz eniştemi kıramadığımdan kabul ettiğim bir teklifle kendimi dışarıda buldum... Normal şartlarda, Pazar günlerim için olağanüstü bir durum... Uğuruna inandığım için "ablamı da isterim" diye tutturdum, o da geldi homurdanarak. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#66ffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#66ffff;"&gt;Gezindik, gezindik veeee, arabamı buldum!!! Sahibiyle el sıkıştım!!! Yarın benim olacak!!!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#66ffff;"&gt;Yarının tarihi ne? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#66ffff;"&gt;14.04.2006&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#66ffff;"&gt;Peki bu tarih ne? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#66ffff;"&gt;Benim aylardır dilediğim başka bir şeyin olması için kafamdan uydurduğum son gün. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#66ffff;"&gt;".......................... , 14.04.2006'ya kadar olsun" diye dua ettiğim gün!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#66ffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#66ffff;"&gt;İster inaaan, ister inanma! &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#66ffff;"&gt;Kusura bakılmazsa artık bir arabam var, kimseyle uğraşamayacağım... İlgilenmem gereken bujiler, buji memeleri, şanzıman, silecek suyu, amortisör, turbo dizel motor, gergili emniyet kemeri gibi sorunlarım var...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#66ffff;"&gt;Az olsun, benim olsun.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#66ffff;"&gt;Bana da bu yakışırdı zaten...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#66ffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#66ffff;"&gt;Seni seviyorum annem, teşekkür ederim güzel Allah'ım.&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114495382917804926?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114495382917804926/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114495382917804926' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114495382917804926'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114495382917804926'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/04/ok-istedim-oldu.html' title='ÇOK İSTEDİM, OLDU'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114486609270866967</id><published>2006-04-12T20:59:00.000+03:00</published><updated>2006-04-12T21:40:06.786+03:00</updated><title type='text'>ANNNEEEEE!</title><content type='html'>-Beyaz çamaşırlar kırmızı çamaşırlarla yıkanır mı canım annem? (Sakinim)&lt;br /&gt;-Yıkanır tabi! Bana mı öğretiyorsun?&lt;br /&gt;-Evet, ayıp değil ki, sen de yanlış yapabilirsin annnne! (Huylandım)&lt;br /&gt;-Sen kendine bak... Sanki sen hiç atmıyorsun makineye beyazlarla kırmızıları...&lt;br /&gt;-Ben mi? Bennnn mi? O kadar yıllık çamaşır makinesi geçmişimde bir tane bile küçülmüş kazak, rengi atmış siyah, kırmızıya bulanmış beyaz yokkk, annneee! (Sinirliyim)&lt;br /&gt;-Benim de yok çok şükür.&lt;br /&gt;-Annnee, anneee, bu neee? En sevdiğim beyaz gömlek kına mı yakmış kendi kendine? Bu senin ilk vukuatın mı? Hani o ilk işe başladığımda aldığım turuncu hırkayı, daha sonra aldığım siyah ceketi, beyaz bluzu hatırlatırım... Ütüyle yaktıklarını saymıyorum. Ağarttın beni be annem! (Zıvanadan çıktım)&lt;br /&gt;-Hepsi tesadüf... Kötü şans... Sen bu kadar huysuz olmasan olmaz bunlar.&lt;br /&gt;-Hı hıııııı... (Bezdim) N'olacak bu beyaz gömlek?&lt;br /&gt;-Ben bilmem... Sen herşeyin en iyisini bilirsin. Kendin hallet.&lt;br /&gt;- .......................... (Nutkum tutuldu)&lt;br /&gt;-Terbiyesiz... Büyüdü de anneye iş yordam öğretiyor!&lt;br /&gt;- .......................... (Otokontrol, otokontrol, otokontrol... Bunu da öğrendim nihayet. Sağol annneee! İlk adım, susmak. İkinci adım, mekandan uzaklaşmak. Üçüncü adım: Başka şeylerle ilgilenmek. Dördüncü adım: İntikam planları yapmakkkk!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllar sonra anneyle yaşamak...&lt;br /&gt;Aynı evde, kendi düzenini kurmuş, kendi alışkanlıkları olan iki kadın...&lt;br /&gt;Biri bardakları rafa ağzı açık koyar, öbürü ters çevirir... Biri masada yemek yemeyi sever, öbürü tepside... Biri televizyon bağımlısı, öbürü müzik... Birinin kulakları ağır işitmeye başladı, öbürü televizyonun gürültüsünden telefonla bile konuşamıyor...&lt;br /&gt;İki huysuz... (O daha huysuz!!!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah'ım, daha çok para!!! Kendi evim olmalı.&lt;br /&gt;Annemin evi, özleyerek ziyaretine geldiğim, güzel yemeklerini yediğim, huzur bulup şekerleme yaptığım, şımardığım o eski ev olsun yine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yoksa annem tatlı, çok tatlı... Seviyorum kendisini. Hem de çok...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114486609270866967?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114486609270866967/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114486609270866967' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114486609270866967'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114486609270866967'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/04/annneeeee.html' title='ANNNEEEEE!'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114477591064449149</id><published>2006-04-11T20:18:00.000+03:00</published><updated>2006-04-11T20:43:13.796+03:00</updated><title type='text'>ANAHTAR KİMDE?</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffffcc;"&gt;Kadından kadına dost olur mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek çok kadın, marifetmiş gibi şunu söylüyor: Benim en iyi arkadaşlarımın hepsi erkek, kadından kadına dost olmaz... Hadi ya?&lt;br /&gt;Böyle düşünmelerinin sebebi, bence, hayatlarının bir döneminde hemcins kazığı yemiş olmaları. Ama unuttukları birşey var: Kadınların birbirlerinden yedikleri kazık, genellikle karşı cins yüzünden. Zavallı erkekcik hiçbir şey yapmamış mıdır? Mesela, en basiti, her iki kadına da sonsuz sevgi sözleri söyleyip, masum masum aradan çekilip zavallı kadınların kafalarını tokuşturmalarını beklememiş midir?&lt;br /&gt;Akıllı olun kadınlar, akıllı olun... Yaşadıklarıma, gördüklerime, yaşayanlardan tanık olduklarıma, duyduklarıma dayanarak söylüyorum: En iyi erkek, en kötü kadın kadar iyi. Onların bencilliklerinin, olgunlaşmamışlıklarının, uçkur sevdalarının kurbanı olup düşmeyin birbirinize... Onlar da iyi kendi hallerinde. Ama fazla birşey beklemeyin, oldukları gibi kabul edin... Sevin, aşık olun ama birbirinize düşmeyin, değmez. Benim babam da erkek, (babası kadın olan tanıyorsanız, haber verin, manayı anlamışsınızdır) hayatta en sevdiğim insan(dı), ama bu, bana göre gerçekleri değiştirmiyor.&lt;br /&gt;(Okuyan da beni feleğin çemberinden geçmiş, sekiz koca eskitmiş Gönül Yazar bozması sanacak... Ya da kırpık saçlı, bakımsızlıktan dökülen, vücut hatları belli olmasın diye -kadın et değil ya- bol boloş giyinen, 'erkek' sözünü duyunca ideolojisi!! icabı fenalık geçiren feminist özentisi evde kalık abla... Bilmişlikten değil, iyi niyetten söylüyorum.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"En iyi erkek, en kötü kadın kadar iyi" dedim ya, zannetmeyin ki, 'iyi'nin ve 'kötü'nün ölçüsü olmadığını, tarif edilemeyeceğini bilmiyorum. Bildiğim şey, 'kötü'nün zarar verdiği, o kadar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu zarar vermenin haddi, erkeklerde daha fazla -bana göre-. Tabi ki bu da, bütün kadınlar zararsızdır anlamına gelmiyor. Kadın kısmısı klasmanında, erkek kısmısından bağımsız olarak çok kötüler de var, ayyyrı! Hak yemeyelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onların neden 'kötü' olduklarını düşündüğümde, pek çok örnek canlandırdığımda kafamda, kötülüklerini erkeklere borçlu oldukları sonucuna varıyorum: Kocalarına, sevgililerine, babalarına, oğullarına, erkek kardeşlerine...&lt;br /&gt;*Siz hiç damadına sırf 'damat' olduğu için kötülük yapan kız annesi gördünüz mü? Aynı anne, söz konusu olan oğlu olunca eli maşalı kaynana oluyor nedense... Ortalık, sırf 'gelin' olduğu için çeşitli düzeylerde kaynana eziyeti çeken, çekmese de kafası bozulan kadınlarla dolu.&lt;br /&gt;*Erkek kardeşiyle evlenen kıza durup dururken -yüzüne gülse bile- hırs bileyen, aniden kardeşciğinin kıymetini bilen, geline ne alınıyorsa aynısını isteyen, aile eşrafını geline karşı dolduran görümce örneği de çok.&lt;br /&gt;*Baba eziyetiyle büyüyüp karşısına çıkan ilk kısmete uçarcasına atlayıp kaçarak evden ayrılan, mutsuz olup çocuk çocuğu hırpalayan, üçüncü sayfa potansiyelli kadın? Onlar da çok.&lt;br /&gt;*Sevgilisi güzel arkadaşına göz kaçamağı yaptı diye arkadaşını kalleşlikle suçlayıp sevgiliciğine toz kondurmayan aptal kadınlar yok mu?&lt;br /&gt;*Sevgilisi/kocası karşı masadaki kıza baktı diye kızı fahişelikle suçlayanlar? Evet, evet...&lt;br /&gt;*Kocası tarafından aldatılan kadının ilk hareket ve hakaret mercii kocası mı, öteki mi? Çin işi Japon işi, bunu yapan iki kişi velhasıl. Kadın bu kadar yapışkan olmasaymış, adam kanmazmış. Hadi ordan!&lt;br /&gt;*Evli sevgilisinin karısıyla paylaştığı eve girip, karısıyla paylaştığı yatağa kendini atan kaç kadın var?&lt;br /&gt;Evet, bu en beteri... Bir kadının ötekine yapabileceği en büyük kötülük. Erkekler anlamaz bunu. O kadın için nasıl bir hazdır bu kimbilir... Adam bu berbat hesaplardan habersiz bir kukladır, aslında aptallığın, saygısızlığın doruklarındayken, kendini aşkın doruklarında zannetmektedir.&lt;br /&gt;Ne 'kötü' kadın değil mi?&lt;br /&gt;Peki evin anahtarı kimin elindedir???&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffffcc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffffcc;"&gt;a)Kapıcının&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffffcc;"&gt;b)Adamın annesinin&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffffcc;"&gt;c)Kadının&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffffcc;"&gt;d)Kadının kayınbiraderinin&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffffcc;"&gt;e)Adam!!!'ın&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffffcc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffffcc;"&gt;Yaaa, işte öyle...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffffcc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffffcc;"&gt;Benim kadın dostum var. Üç tane... Hepsini de özenle seçtim. Onlar da beni özenle seçtiler... Ortak özelliklerini söylüyorum:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffffcc;"&gt;1.Özgüvenleri yüksek. Bu nedenle başka kadınlara durduk yere bulaşma, çamur atma ihtiyacı duymuyorlar, kendileriyle ilgileniyorlar. Sahip olamadıklarına ulaşmak için erkeklerin aptallıklarından faydalanmıyorlar, kendilerini kepaze etmiyorlar. Kimsenin mutsuzluğundan mutlu olmuyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffffcc;"&gt;2.Özgüvenleri yüksek. Bu nedenle başka kadınlara durduk yere bulaşma, çamur atma ihtiyacı duymuyorlar, kendileriyle ilgileniyorlar. Sahip olamadıklarına ulaşmak için erkeklerin aptallıklarından faydalanmıyorlar, kendilerini kepaze etmiyorlar. Kimsenin mutsuzluğundan mutlu olmuyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffffcc;"&gt;3. Özgüvenleri yüksek. Bu nedenle başka kadınlara durduk yerde bulaşma, çamur atma ihtiyacı duymuyorlar, kendileriyle ilgileniyorlar. Sahip olamadıklarına ulaşmak için erkeklerin aptallıklarından faydalanmıyorlar, kendilerini kepaze etmiyorlar. Kimsenin mutsuzluğundan mutlu olmuyorlar...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114477591064449149?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114477591064449149/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114477591064449149' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114477591064449149'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114477591064449149'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/04/anahtar-kimde.html' title='ANAHTAR KİMDE?'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114460680868628983</id><published>2006-04-09T20:55:00.000+03:00</published><updated>2006-04-09T21:20:09.430+03:00</updated><title type='text'>CANIM ACIDI YİNE</title><content type='html'>Yazık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılların hatırına yazık...&lt;br /&gt;Ben ne yaptım ki?...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gitmek istedi, "buyur, seni tutmayım" dedim.&lt;br /&gt;Gelmek istedi, "canım çok acıyor, almayım" dedim.&lt;br /&gt;O da gittiği ine  döndü, 'mutlulukculuk' oynuyor, oynatılıyor.&lt;br /&gt;Canım hala çok acıyor...&lt;br /&gt;Bu seferki farklı bir acı: Ben kimim ki? Ben kimdim ki?&lt;br /&gt;Yazık...&lt;br /&gt;Yılların hatırına yazık.&lt;br /&gt;Ben kime ne yaptım ki?&lt;br /&gt;Bana kim, ne yaptırdı ki?&lt;br /&gt;Kim kime zorla istemediği birşeyi yaptırabilir ki?&lt;br /&gt;İsteyen istediğini yaptı, bir tek benim canım acıdı.&lt;br /&gt;Acımayan canların, canı sağolsun.&lt;br /&gt;Ben hala mutluyum, gerçekten mutluyum arada bir can acım azsa bile...&lt;br /&gt;O da insanlık hali.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114460680868628983?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114460680868628983/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114460680868628983' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114460680868628983'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114460680868628983'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/04/canim-acidi-yine.html' title='CANIM ACIDI YİNE'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114444084367933581</id><published>2006-04-07T22:11:00.001+03:00</published><updated>2008-07-08T20:21:57.517+03:00</updated><title type='text'>YAZLIK YAZISI</title><content type='html'>"Burası ikimizin özel yeri olsun. Kimseye söyleme."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evlerimizin bulunduğu sitenin karşısındaki şeftali bahçesinin köşesinde, bir kara dut ağacının doğal şemşiyesiyle kapanan minicik, sığınak gibi bir yer...&lt;br /&gt;Bisikletle gezinirken bulduk orayı. Atilla ve ben. Mavi gözlü, neredeyse beyaza bakan sarı saçlı, kalın gür kaşlı, Atatürk gibi bir çocuk. 11-12 civarlarındayız... Her yaz, yaz başından sonbahar başına kadar gördüğüm ama -öyledir genellikle- ikimiz de Ankara'lı olmamıza rağmen Ankara'da görüşmediğim yazlık arkadaşım. Adı üstünde: Yazlık arkadaş. Kışlık arkadaşlar başka.&lt;br /&gt;Çeteyiz o zaman. Bisiklet çetesi. Sürü gibiyiz. Yaramazlık da yapıyoruz, arama kurtarma operasyonu da... Adeta "Afacan Beşler" ya da "Gizli Yediler"iz. Ne beşleri yedileri, onbeşler, onyedileriz.&lt;br /&gt;Çetebaşı Levent Abi. Seçimle geldi. Karşı blokta üst katta oturuyor. Köpekli Can Abi'lerin yanındaki evde. ("Ağabey" olarak yazmamakta ısrarlıyım. Gıcık bir görüntü veriyor.)&lt;br /&gt;Levent Abi'ye aşığım için için. Hem yakışıklı, hem de topluca dondurma almaya gittiğimizde mesela, "önce kızlara verin" gibi kibar sözler sarfediyor. Bir kere bisikletten düştüğümde tüm çeteyi durdurup, bisikletinden inip yanıma gelip, yaramı yaprakla sarmıştı. Kahramanım Temel Reissss! Ben onun için küçük bir kızım. Ama sürekli yanında gezdirdiği, herkesden çok koruyup kolladığı, uydurduğu şiirlere katıla katıla güldüğü kız kardeş mahiyetindeydim. Bisikletinin kilit şifresini de bir ben bilirdim. Bir keresinde de, şişmanlıktan şortum bir uçtan bir uca yırtılmış, farkında değilim. Kulağıma usulca eğilip "Eve git de kot şortunu giy, o sana daha çok yakışıyor" demişti. Bu kadar da asil bir çocuk yani...&lt;br /&gt;O zamanlar bir yıl bile çok önemli yaş farkı açısından.&lt;br /&gt;-Kaçlısın?&lt;br /&gt;-Yetmişbirli!&lt;br /&gt;-Küçükmüşsün.&lt;br /&gt;-Sen?&lt;br /&gt;-Yetmişliyim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atilla'dan hiç hoşlanmıyorum aslında. Bana uyuz ve sinsi geliyor. Çekirdek bile ikram etsek, almıyor. Kimseden birşey almaz, kimseye de birşey vermezmiş. Tam adamım, tam! O şeftali bahçesine de görev gereği gitmiştik. Ölen kediye mezar yeri bulunacak!!! Levent Abi'ciğim de aramızı mı yapmaya çalışıyordu ne? Dönüşte de bisikletlerimizi girişe bağlayıp evlerimize kadar yürürken kolunu omzuma atmıştı uyuz Atilla... Ben de durumu idrak ettikten iki saniye kadar sonra bir anda bir tekerleme uydurup seke seke yürümeye başlamıştım. Doğal olarak Atilla'nın eli pat diye düşüvermişti omuzumdan. Salak Atilla... Bir süre sonra iyice gözümden düştü. Çetedeki bütün kızları birer birer malum şeftali bahçesine götürüp "Burası bizim yerimiz olsun, kimseye söyleme" demiş. Ablama bile! Atilla 'nın geleceğinin kadınlarla ilgili kısımlarının temelleri atılmaya başlamıştı o zamanlar herhalde. Ama bana kalırsa, "Atilla'nın zavallı kadınları" değil, "Zavallı Atilla" olacak gelecekte. (Olmuştur korkarım)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Melek vardı... Babası askerdi. Babasıyla siz'li biz'li konuşur ve ona şakadan değil, ciddi ciddi "generalim" derdi. General ve ailesi birkaç yıl sonra Amerika'ya gittiler. Derken, yıllaaar sonra, bir arkadaşımın üniversite mezuniyet töreni fotoğraflarında seçip tanıdım Melek'i... Sınıf arkadaşı... Selam gönderdim, o da bana gönderdi. Telefon numaramı gönderdim, aradı. Buluştuk, yemek yedik. Fotoğraflardan çok belli olmuyordu. Ayan beyan obez olmuş. Bir de lezbiyen... Kendi söylemişti, ordan biliyorum. İnsanın garibine gidiyor. Yeni yetme cılız kız çocuğu, 25 yaşında obez ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sedef vardı. Babası kuaför. Aydın'lılar. Beline kadar inen çadır gibi saçları var. Bir de çirkin, sormayın. Ama bu kadar mı cilveli olunur? Bazı kadınların ruhunda var bu herhalde. Gargamel gibi kız, herkesi peşinden koşturuyor; kalem gibi, güzeller güzeli ablam da "Can benden hoşlanmıyor" diye her gece ağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse ki canım Levent Abim, "Bu kızın gülmesi midemi bulandırıyor" demişti. Asil kadınlardan hoşlanacak büyüyünce, belli... (Öyle olmuştur, umarım)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hasan-Hüseyin kardeşler ve kızkardeşleri Melike Sultan var. Çok zenginler, ama parayı gömen esnaf ailelerden... Gömün, gömün. Hasan ile Hüseyin az daha büyüyünce çıkaracaklar gömüyü ortaya, çatır çatır yiyecekler pavyonlarda. Gidişat öyle çünkü. Hasan, annesinin altın zincirini yürütüp Sedef'e hediye etti. (Herkes bilmiyor, Melike sır verdi. Annesine söylerse Hasan onu -yine- dövecekmiş.) Hüseyin Serkan'a sinirlenip bisikletinin lastiğini çakıyla paramparça etti ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ebru var, alt komşumuz. İstanbullu. Bir havalı giyiniyor ki... İstanbul havası. İmrene imrene bakıyoruz aklı evvel yeni yetme kız çocukları olarak. Mavi ojeli uzun tırnakları, pullu Converse'leri var. Bazen deri takımlar giyiyor. (Ben de arkası yırtık şortlarla dolaşıyorum!) O çocuk aklımla imrendiğim kıyafetlerin aslında görgüsüzlük abidesi olduklarını, şimdi düşününce anlıyorum. İsilik yapar o deri takımlar yaz sıcağında be!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim orada gerçek sosyal hayat akşam yemeğinden sonra başlardı. Herkes akşama kadar yer, içer, siesta yapar, denize girer, okey-tavla oynar, basket atar, akşam olunca eve gelir, yemek yerdi. Herkes kendi yaşı çapında süslenir, dışarı çıkardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nazilli'li Şebnem-Meltem kardeşler var. Öyle çok çıkamıyorlar geceleri dışarı. Açık hava sinemasına gideceğimiz zaman sadece... Ama onun da şartları var: Babaları önce yan komşuları olan sinema sahibine o akşamki filmin kızları için uygun olup olmadığını soruyor. Uygunsa, kızlar bizimle grup içinde, baba ve anne arkamızda bir yerlerde oturmak suretiyle sinemaya geliyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şebnem'le Meltem'in babasının sinemaya geldiği günler çok sevimsiz. Korku filmi varsa eğer, hiçbir kız, yanındaki hoşlandığı çocuğa "Ay, çok korktum, bitince haber ver" deyip sarılamıyor. Film sıkıcıysa, hiçbir oğlan, yanındaki hoşlandığı kızın boynuna "Ay, uykum geldi, film bitince uyandır" diyerek kafasını düşüremiyor. Hiçbir birbirinden hoşlanan, aynı şişeden kola içemiyor, aynı çekirdek külahının içinde ellerini birleştiremiyor. Gardiyan baba...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O gardiyan baba, bir akşamüstü, bizim bloğun önüne, evinin de önüne, bir araba dolusu adamla geldi. Hiç unutmuyorum: Ebru bize fosforlu pembe oje sürüyordu, ön kapımızdaki avluda. Hepsi dut gibi, küp gibi... O bir araba dolusu adamın iki tanesinin topuklu tahta terlikli kısa şortlu sarışın ablalar olduğunu bir kahkaha bombardımanıyla arabadan topluca indiklerinde anladık. Kızların annesine aşağıdan bağıra bağıra, peltek peltek birşeyler söyledi gardiyan baba. Anne de bir iki dakika sonra bir çift plastik terlik ve gömlek gibi birşey verdi yanına gidip, ağlayarak eve döndü. Bir araba dolusu hayvan da, oyun havaları eşliğinde böğürerek arabaya doluşup şehire doğru yol aldı... Namuslu gardiyan baba...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mercan vardı.. Ablası ve anneannesiyle gelirlerdi. Ev onların değildi. Her sene başka bir evi sezonluk kiralarlardı. Bu nedenle bazen yakın komşu olurduk, bazen uzak... Onunla çok eğlenirdik. Kendi kendimize yalandan radyo programları yapar, kıkır kıkır gülerdik. Herkes de bizi bayıla bayıla seyrederdi. Sonradan tiyatrocu oldu, dizilerde oynadı çok ünlü oldu. Belliydi, belli...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de Murat'a aşık olmuştum bir süre. 'Uzaktan beğeni' mahiyetinde. Çok uğraşırdım onunla. Pişti filan oynarlarken çaktırmadan yere eğilip iki ayakkabısının iplerini birbirine bağlardım, kalkınca düşerdi. Nefret ederdi benden eminim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamit de benden nefret ederdi. Önceleri çok severdi, ama bir akşam çok üzücü bir olay yaşadık!!! Ablasından kavga dövüş izin koparıp tek akşamlık giyebildiği beyaz merserize kazağına boylu boyunca pomfrit (pommes frittes, mon amour) sosu döktüm yanlışlıkla. O günden sonra ailecek benden uzak durdular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güneş, belki de ilk aşkımdı. (Aslında ilk aşkım, Tolga diye bir çocukmuş. 3-4 yaşında Bodrum'da vurulmuşuz birbirimize. Sabahtan akşama kadar kumda beraber oynayıp, öğle yemeği vakti gelince ağlaya ağlaya ayrılırmışız birbirimizden. Onun babası "Heh hheh, çapkın oğlum, yürekler de yakarmış" dedikçe babam çok bozulurmuş... Ne olacaksa bebelerin aşkından? Baba yüreği işte... Bunları hatırlamıyorum. Annem anlatmıştı)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O halde değiştiriyorum, Güneş benim hatırladığım ilk aşkımdı, herhalde. Tek bir yazlık... Sitemizin yegane gençlik fırtınası alanı "Shiwa Disco"da hediyesi şampanya olan bir yarışma yapılmıştı. Biz de Güneş'le katıldık. Şampanya'yı ne yapacaksak? Ne anlarız? Allah'ım, onları yaptığımı hatırladıkça, kendimden utanıyorum: Önce sandalye kapmaca, tek erkekler kategorisi... Sonra balon toplamaca, tek bayanlar kategorisi, veee en son, yoğurt içinden fındık bulmaca!!! Beş çiftiz. Koca birer tabak yoğurt. Kızlar oğlanlara yediriyor, oğlanların gözü bağlı... Bilirsiniz işte... Beni sinirsel bir gülme sardığı için Güneş'e yediremiyorum bile. Derkenn, Güneş fındığı buldu!!! Kazandık! Etrafımız sarıldı, alkışlar, ıslıklar ve evet, evet söylüyorum, Hotel California eşliğinde slow dans... (Allah'ım, küçücük kaldım) Şampanyayı Ata'nın ablası kaptı, götürdü. Biliyorum, plaja gittiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yarışmadan sonra Güneş'le bir yakınlaşma, bir yakınlaşma... Güneş, ertesi akşam sinemada bana kolunu atmıştı. Atmakla kalmayıp, kolunu dolandırıp parmaklarını dudaklarımda gezdirmeye başlamışdı. Ben de panikleyip dudaklarımı "mmm" yapıp ağzımın içine kıvırmıştım. Çocukluk işte... Düşündükçe gülüyorum, hem kendime, hem de Güneş'e... Biraz da popüler oldum galiba. Ata, ben ne zaman Güneş'le yan yana yürüsem dirsek atıp aramıza giriyor. Ama ben de Güneş'ten hoşlanıyorum herhalde ki onu umursamıyorum. Bu hoşlaşma durumu, herhalde güzel birşeyler paylaşmanın sonucu gerçekleşti. İkimizin güzel bir anısı oldu, ondandır. İlişkileri ayakta tutan da bu değil mi? Paylaş, ortak geçmişini düşündüğünde yüzün hep gülsün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yazlık maceraları bana çok şey öğretmiş, farkına varmadan. Bugün, bu yaşadıklarıma şimdiki aklımla yorum yapabildiğimde farkediyorum bunu...&lt;br /&gt;Çocukluğu çocuk gibi yaşamak, çocukken yoz küçük kadıncıklara dönüşmemiş olmak, arkadaşlık, kıymet bilme, temel sempati değerlerinin oluşması (benim Levent Abi'ye hayranlığım gibi), babaların hepsinin -benimki gibi- iyi olmadığını anlamak, annelerin hepsinin -benimki gibi- güçlü ve kişilikli olmadığını anlamak, erkeklerin daha çocuk yaşta bile, kitibiyoz kızlara hoş görünmek uğruna yapabildiği aptallıklar, boşverdikleri değerler, grup bilinci, dostluk bilinci... Bunların hepsi ve daha birsürü hatırlayamadığım görmüş geçirmişliklerim, ta o zamanlarda oluşmaya başlamış...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi ki yaşamışım be!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114444084367933581?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114444084367933581/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114444084367933581' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114444084367933581'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114444084367933581'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/04/yazlik-yazisi.html' title='YAZLIK YAZISI'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114443335285907195</id><published>2006-04-07T21:08:00.000+03:00</published><updated>2006-04-07T21:38:39.753+03:00</updated><title type='text'>HAYATIMA NASIL GİRDİ? VOL.3</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;+Hamileyim galibaaa!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;-Hey hoy, lay lay lom!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;+Aldırıcam galibaaa!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;-Ha?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;+Aynı şeyleri ikinci kez yaşamak istemiyorum. Kilolarımın üstüne kilo binecek, lohusa depresyonu, baba depresyonu, aileler yarışıyor curcunası, hangimizin annesinin kucağında daha çok durdu çekişmeleri, uykusuzluk, yorgunluk, karışıklık... Korkuyorum be kardeş...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;-Saçmalama, doğuracaksın! Yüzüne bakmam, yeğenimin üzerine yemin ederim. (En etkili yeminim)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;Hala yüz yüze bakıyoruz ablayla.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;Tamam, bir insanı vücuda getiren, birbirine aşık leyleklerdir herşeyden önce. (Baba leylek, anne leyleğe "al karım, seni seviyorum, bu da sevgimin ibaresi tohumum"der. Olay böyle başlar. Belki de hikayenin içinde leylek yoktu... Yoktu, değil mi? İnsan anne babaydı onlar...) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;Ama burada durum, farklı. Tohumu yapan onlar da, tohumun toprağa kavuşması için hayatını ortaya koyacak bir damarla ısrar eden, benim.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;Ona her baktığımda, ama öyle alelade değil, içim kopa kopa baktığımda, gözlerim dolar. Bir insanın hayatta olmasının (hayat bulmasının değil) en büyük sebebi olmak garip bir duygu. Bir yanda gurur ve sahiplenme, diğer yanda tarif edilemez bir sorumluluk duygusu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;Ben kimsenin hayatını kurtarmadım. (Aslında kurtardım, ama bu, çok az kişinin bildiği, acı bir hikayedir.) Sadece, birinin hayata gelmesi için, ona hayat verene ölümüne baskı yaptım. "Yüzüne bakmam dedim, ölümü gör dedim, karar vermenin sorumluluğu ve onu kaybetmenin acısını taşıyabilir misin dedim, korkma dedim, beraber bakarız dedim, oğluma bir kardeşi çok görme dedim, sen olmasan ben, ben olmasam sen ne yapardın ey kardeşlik dedim, dedim de dedim... Tutturdum da tutturdum... Tuttuğumu da kopardım.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;Bundan sekiz yıl kadar önce, abisi gibi hummalı bir doğum hikayesiyle değil de, göz açıp kapayana kadar dünyaya gelen ikinci oğlum doğdu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;Aslında doğumuna, dünyaya gelmesine karar verilmesinde sadece benim payım olduğunu düşünmek, fazla sahiplenici. Ama ben öyle hissetmek, öyle bilmek istiyorum. Garip bir şekilde hoşuma gidiyor. Zaten annesi de, "bu, tamamen senin eserin" diyor. Koltuklarımın kabarmasından kollarım havada geziyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;Sen yaşıyorsun, çünkü ben, sen daha milimetrik bir organizmayken, kalbin henüz oluşmamışken, o kocaman kara gözlerinin bu kadar güzel olacağı ve beyaz rengin sana bu kadar yakışacağı belli değilken, yaşamanı çok çok çok istedim.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;Hani ağlak demagojik söylemler vardır: "Şu dünyaya gelmeyi ben mi istedim ulan? Ben mi seçtim? Keşkem getirmeseydiniz beni bu yalan dünyaya!"&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;Demez, derse üzüntümden ölürüm, kahrolurum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;Yine garip bir şekilde, tüm bunlardan ötürü, onun mutluluğundan annesi babası kadar kendimi de sorumlu tutuyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;Ay, bir de bana benzetmiyorlar mı onu? "Yok canım, bu benim güzelleşmiş halim" diyorum ama, için için mutluluktan çatlıyorum. Güzel ya da çirkin, şu dünyada bana benzeyen bir çocuk var.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;Annem diyor, huyları da benziyormuş.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;Mağrurluktan çatlar, asla özür dilemez... Gönlünü almak için sevgi gösterileri yeterlidir. Pohpohlanmayı sever. Dalga geçildiğinde hırsından çatlar. Koklamaya, kucak kucağa yumulmaya bayılır. Damarı tutunca o masum suratı yirmi yıl yaşlanır. O ne celallenmek öyle! Esti mi tam eser.  Sakin sakin kendi başına arabalarıyla oynarken bir hışımla gider odasına, yarım bıraktığı resmini boyamaya başlar. Gel-git akıl... İşgüzardır. Boyu yetişmeye başladığından beri, evdeki tüm gereksiz ışıkları o söndürür söylene söylene. Eşyalarını sahiplenir, sevmediği kimseye elletmez... Sinsiliği, gizliliği hiç bilmez. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;Hep şunu merak ediyorum: Bir insan, kendi çocuğunu daha fazla nasıl sevebilir? (Her iki yeğenim için geçerli)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;Cevap veriyorlar: Anne olunca anlarsın... &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;Anlamaya çalışıyorum, kendimi zorluyorum, daha öte bir sevgi hissedemiyorum. Üst limitteyim. Canımı verme limiti...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;Anne olacak mıyım acaba?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;Eskiden çok üzülürdüm, kahrolurdum. Yaş otuzu geçti, adam benim doğuracağım bir çocuğu istemiyor diye... Derken yaş otuzbeş etti, adam gitti...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;Şimdi fikirlerim değişti. Anne olmak o kadar önemli değil, annelik yapmak önemli. Bir çocuğun mutluluğu için çabalamak, kalbinde en ufak kalıcı hasara sebep olmamak, sevdiklerine ve kendine güven duymasını sağlamak, kendinden önce onu düşünmek, ona doğru değerler verip, düzgün bir insan haline getirmek herşeyin üzerinde. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;Yoksa onu en iyi okula gönderip, kızı baleye oğlanı tenise yazdırıp (şu yazdırma tabiri komiktir), gerekli durumlarda özel dersler aldırıp, tatil köylerinde bakıcılara palyaçolara teslim etmekle yasak savılmıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;Ona iyi örnek olabiliyor musunuz, bu önemli. Sizden, sizin düzeninizden ve hayata tavrınızdan ne gördüyse, hayatta üç aşağı beş yukarı onu tekrarlayacak, bunun farkında mısınız? &lt;strong&gt;Ona örnek olabilecek kadar kendinize güveniyor musunuz?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;Evli sevgilisiyle küçük çocuğunu bir arada bulundurabilen ve durumu çocuğunu rahatsız edecek hale kadar getirip babaya yapılan bir şikayetle enselenen evli kadınlara da "anne" deniyor da...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff99;"&gt;Yine saygıyla eğiliyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114443335285907195?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114443335285907195/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114443335285907195' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114443335285907195'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114443335285907195'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/04/hayatima-nasil-girdi-vol3.html' title='HAYATIMA NASIL GİRDİ? VOL.3'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114435046607727965</id><published>2006-04-06T22:06:00.000+03:00</published><updated>2006-04-06T22:07:46.903+03:00</updated><title type='text'>1.DERS:BUDALALAR</title><content type='html'>Budalalar, tüketim sektörünün en değerli müşterileridir.&lt;br /&gt;Giyim kuşam budalaları,&lt;br /&gt;Güzellik ve kozmetik budalaları,&lt;br /&gt;Teknolojik alet edevat budalaları,&lt;br /&gt;Ev dekorasyonu budalaları,&lt;br /&gt;Yemek budalaları,&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;.... diye uzaaar, giderler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Budalaların bir kısım ortak özellikleri vardır, arzedeyim:&lt;br /&gt;1. Zengindirler, ya da öyle görünürler. Zengin olanların büyük kısmı parayı sonradan bulmuşlardır.&lt;br /&gt;2. Ne istediklerini bilmezler. Neye sahip olmaları gerektiği, onlara üreticiler tarafından öğretilir.&lt;br /&gt;3. Genellikle kendilerini o ürünleri satanlara teslim ederler. Satıcılar onları ayakta karşılayıp "amman efendim, cannım efendim nidalarıyla en afilli koltuklarına oturturlar. Çay, kahve, duruma göre viski, şarap ikram ederler. Eeee, büyük kek'ten küçük ikramları esirgememek gerekir.&lt;br /&gt;4. Kendi zevkleri yoktur. Fiziklerine, ruhlarına, evlerine neyin yakışıp neyin aykırı olacağına dair fikirleri yoktur.&lt;br /&gt;5. Kendini toplum içinde kabul ettirmenin yolunun 'yeni mi çıktı, sahip ol' kuralından geçtiğini zannederler.&lt;br /&gt;6. Tatillerde kendilerini en moda otellere kapatıp, birbirlerini seyrederler. Birbirleri yerine denizi seyretmeleri için, denizi seyretmenin "trendy" olması gerekir.&lt;br /&gt;7. Arada bir bazıları garip modalar uydurur... Büyük ihtimalle elalemi sallamayan ve kesinlikle zengin birinin üzerinde gördükleri birşeydir, canı öyle istediği için öyle giyinmiştir. Mesela file gömlek altına şalvar giymiştir... Bunu gören ilk budala, yeni bir moda akımı başladı zanneder ve panikle onlardan edinir. Diğer budalalar da onu takip eder.&lt;br /&gt;8. Birbirlerini uzun aralıklarla gören budalalar, birbirlerinin karşısına asla bir önceki gömlekleriyle, bir önceki ayakkabılarıyla, bir önceki takılarıyla ve hatta bir önceki cep telefonlarıyla çıkmaz... Ayıptır.&lt;br /&gt;9. Yeni çıkana parası yetmeyen budala ya yeni'ye bok atar, ya da yeni'nin hükmü kalmayana kadar kendini toplumdan soyutlar...&lt;br /&gt;10. Budalaların kendilerini rehabilite ettikleri çok az görülür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsterseniz, şimdi de kısaca temel budala çeşitlerini gözden geçirelim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. GİYİM KUŞAM BUDALALARI:&lt;br /&gt;Vitrinde gördüklerini ya da zengin mahallelerde insanların üzerinde en çok gördüklerini alırlar. Çarşı pazar dolaşmazlar. Küçük bir mağazada tezgahtara dünya kadar kazak indirip hiçbir şey almadan çıkınca, tezgahtarın yüzündeki surat ifadesini bilmezler. Öğle tatillerini, hafta sonlarının bir kısmını Akmerkez, Armada gibi tahammül ötesi yerlerde para yiyerek geçirirler. Dergilerde gördükleri, TV'de izledikleri fashion show'lardaki kıyafetlerin sokakta giyilebileceğini düşünürler, düşünmekle kalmayıp icra ederler.&lt;br /&gt;Genellikle belli mağazalara giderler. Değinildiği üzere, buralarda hürmetle karşılanırlar. Mağazayı gezmez, koltukta oturup giymesine karar verilenlerin kendisi için hazırlanmasını beklerler. Erkek için kravat, kadın için ayakkabı gibi en en kişilik göstergesi ürünleri bile kendileri seçmezler.&lt;br /&gt;Kiminin vücut yapısı bir kısım "trend"lere son derece aykırıdır. Mesela poposu yere çeyrek kala giden kadınlar, düşük belli capri giymekte bir beis görmezler. Ya da koca burunlu adamlar son derece "trendy" şatafatlı bir gözlüğün o koca burunlarına daha da bir ihtişam kattığının farkına varmazlar.&lt;br /&gt;Giyim kuşamlarında en ufak bir ince detaya, kişilikleriyle örtüşen ufak bir mesaja rastlayamazsınız.&lt;br /&gt;Yaz geliyor... Şöyle "trendy" mekanlara gidip gözlerinizi gezdirirseniz, bunlardan bir sürüsüne rastlarsınız. Evet, bir sürü... Ya da sadece "sürü".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. GÜZELLİK ve KOZMETİK BUDALALARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunların durumu daha da vahimdir. Çünkü zaten tüm medya, bu işten para kıranlar tarafından desteklenmektedir.&lt;br /&gt;Selülit kremleri alıp başını yürüdüğünden ve selülit savaşcısı kahraman aletlere binlerce dolar yatırım yapılıp güzellik salonlarındaki yerlerini aldıklarından beri, televizyon kanallarında her gün yüzlerce kızgın parmak, zavallı kadıncıkların olağan selülitlerini gözümüze sokup, utanç verici bir durummuş gibi beynimize kazımaktadır. (Sezen Aksu'yu seviyorum. Ne demişti? "Onlar selülit değil ki, popo gamzesi")&lt;br /&gt;Kadın dergileri, sürüyle para verip reklam veren güzellik ürünleri ve kozmetik üreticilerinin maymunu olmuş durumda. Biri "No, no, noooooo! Asla sür elastin portik protein içeren kremlerinizi sürmeden sokağa adım atmayın" diyor, mesela. Öbürü de diyor ki, (sizin için test ediyor!!!) "kullandım, ilk randevumuzda başını döndürdüm. Bacaklarım mermer gibi sertleşti gerçekten. Yalnız, etkisi 6 saat sürüyor. Bu süreyi iyi değerlendirin.Elinizi çabuk tutun kızlaaaar!" Eeee, ya kız yatıya kalacaksa? Nerede mermer bacak? Yazık değil mi adamcağıza...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşlanmak, hayatın gerçeği, olağan bir süreçken, yaşadığımızı bize hatırlatan güzel kırışıklıklarımızdan tiksinir hale geldik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ok gibi, tül gibi kirpiklere yazılan şiirler de anlamını yitirdi. Şimdilerde maşallah, herkesin fırça gibi kirpikleri var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saçları dalga dalga beline kadar dökülen kadınlar önümüzde, arkamızda, sağımızda, solumuzda. Yarıdan fazlası yalancı saç...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keman kaş mı? Herkesde var.&lt;br /&gt;Boncuk gözler? Renk renk, seç beğen tak.&lt;br /&gt;Kiraz dudaklar? Öğle tatilinde gidip sıktırıver iki bişey...&lt;br /&gt;Kilo mu aldın? Gerek yok öyle spora, debelenmeye, aç kalmaya. Yat masaya, abidik gubidik aletler mıncıklasın seni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yüzden durumları çok vahim bu budala kısmısının. Bir kere güzel ya da yakışıklı olmamak gibi şansları yok, ortalık "güzel ve yakışıklı oldurulur" tabelalarıyla dolu. Üstelik 'güzel' ve yakışıklı' kavramları da bu sektör tarafından belirlenir. Yarın bir gün herkes onların belirlediği ölçülere ulaşınca ne olacak? "Bu sene tahta göğüs moda"diyecekler mesela. Haydin masaya yatalım, memeler tahta olacaaaak! Bu tabela sahipleri, onlar olmasa nasıl para kazanacak? Acaba hizmetleri arasında "asalet kazandırılır", "kitap okuma öğretilir", "kendine güven kazandırılır" ya da "kendine, kendine saygı duyduğun için özen göstermenin yolları" gibi konular da var mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. TEKNOLOJİK ALET EDEVAT BUDALALARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar genellikle erkekler arasından çıkar. Bu budalalar arasında, en büyük ekran televizyona sahip olmak, en çok CD çalan müzik seti edinmek, evi 50 metrekare bile olsa en yüksek ses sistemine sahip olmak, bilmem kaç megapiksel (doğru mu) ekran fotoğraf makinesi edinmek (Ara Güler onlarla çekmiyor ama), 1 nokta 3 santimetre inceliğinde laptop'un olması büyük gurur kaynağıdır. Birbirlerinin evlerine gittiklerinde, küçük çocukların oyuncak sepetlerini alaşağı edip arkadaşlarına oyuncaklarını göstermeleri gibi bir sevinçle, son oyuncaklarının showuna başlarlar. Çoğu da, çoğu aletini tam kapasiteyle kullanmasını bilmez. Aletlerinin içinde, ne işe yaradığını bilmedikleri bir sürü düğme vardır. Ama olsun, ona sahiptirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknoloji üreticileri de bu budalaca zaafiyeti uzuun yıllar önce keşfetmiş durumdadır. Her yıl yeni televizyon, yeni laptop, yeni kamera, yeni müzik seti üretirler. Tanıtım broşürlerine de, bu budalaların okusa da (okuyanı çok çok azdır, o da hava atma esnasında özelliklerini eksiksiz sıralayabilmek için) anlamayacakları yeni birtakım özellikler eklendiği iddia edilir. Bizim budalalar da, geçen yıl avuçla para ödedikleri cam gibi gösteren, billur sesli televizyonlarından aniden soğuyarak, yenisini alma planları yaparlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tipler, en çok zararı keselerine verir. Var ki veriyorlar kardeşim, bana ne? Çocuğunun karısının rızkından kesip verecek değil ya?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. EV DEKORASYONU BUDALALARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar ise, genellikle kadınlar arasından çıkar.&lt;br /&gt;Herşeyden önce, 'ev'in yaşanan, sığınılan, rahat edilen, huzur veren bir yer olduğunun bilincinde değildirler. Evin ruhu olduğunu ise rüyalarında bile görmezler. Ev, başkaları gelince göğüs kabara kabara dolaştırılacak, tek tek odaları gösterilecek bir maldır onlar için.En revaçtaki mobilyacıya, en afilli perdeciye, en pahalı mutfak aletcisine (yeni bir meslek dalı keşfettim!), en egzantrik tasarımların yapıldığı adı çıkmış bir aksesuarcıya gidilir, alınır, gelinir. Zontrik bir gazoz açacağına avuç dolusu para verirler. Genellikle -adı çıkmış ya- İtalyan ürünlerine kıymet verirler.&lt;br /&gt;Ya da ev bir dekoratöre teslim edilir. Dünyanın en zevkli dekoratörü bile olsa, o evde yaşayan kadının elinin, zevkinin değmediği eve ev demem ben.&lt;br /&gt;Salonlarında dergilerden fırlama koltuk takımları vardır. İyi para basılmıştır onlara. Ama en ufak bir kıvrımı ya da kumaşının yumuşaklığına bile kendileri karar vermemişlerdir. En mutlu anlarını sabitledikleri fotoğraflarının çerçeveleri bile başkasının zevkinin ürünüdür. Eşyalar şıktır, pahalıdır, ama evde yaşayanların ruhlarına ilişkin en ufak bir ibare yoktur. Kalıp gibi, mum gibidir.&lt;br /&gt;Aptal görünen, ama anısı olan basit bir biblo bile yerleştirilmez herhangi bir yere.&lt;br /&gt;Mutfağa yerleştirilen onca alet, onca tabak çanak çok az kullanılır. Evini düzmekten aciz kadın mutfağa girip yemek mi yapacak?&lt;br /&gt;Olsun, düşmanları çatlasın. Evinin herrr bir şeyi ennn iyisinden, ennn güzelindendir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tipler ise, en çok kocalarının keselerine zarar verirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. YEMEK BUDALALARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En komik, en gülünesi budala tipleri bunlar arasından çıkar.&lt;br /&gt;Moda olan her yemeği yerler. İçlerinden öğürseler bile, dış sesleri şöyledir: "hımmmm delicious!!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allahın balığını allahın sirkeli pirinciyle basıp, abidik otlarla sarıp, önlerine sürülen, fazokato mato (atıyorum) sushi'yi gerçekten kaç kişi severek yiyor acaba? Biri çıkıp "sushi, Japon varoşlarının en birinci yemeğiymiş" dese kaç kişi kalır "en sevdiğim yemek sushi'dir" diyen? Ananızdan Capon mu doğdunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Damak zevki sonsuz çeşitliliktedir, öyle de... moda diye çiğ balık da yenmez be güzelim! Aç mı gezdin de onu buldun günler sonra...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İtalya, Çin tamam. Adamlarda mutfak kültürü var. Ama yok Kore böcüğü, yok Fransız muşmulası, yok Amerikan patatesi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umarım birgün, şu pek takipçisi oldukları zengin idollerinden biri çıkıp "kuru fasulye-pilavı hiçbir şeye değişmem" der. Ya da "bu toprakların yemek kültürü dünyanın hiçbir yerinde olmadığı kadar zengin..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu budalalar da, zararı hem keselerine, hem de midelerine verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saygıyla eğiliyorum!!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114435046607727965?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114435046607727965/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114435046607727965' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114435046607727965'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114435046607727965'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/04/1dersbudalalar.html' title='1.DERS:BUDALALAR'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114425633357271262</id><published>2006-04-05T19:18:00.000+03:00</published><updated>2006-04-05T20:20:08.483+03:00</updated><title type='text'>KINIYORUM...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Aynı ana-baba, aynı gün doğum, aynı çevre, -varsa- aynı kardeş, aynı akrabalar, aynı beslenme alışkanlığı, büyük ihtimalle aynı okullar... Aynı da aynı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Tek yumurta ikizleri bile, tüm bu şartlara rağmen farklı huylar edinebiliyormuş. Çünkü, en basiti ve en akla gelmeyeni , yemek masasında oturdukları yerler farklı en azından, ve biri yemek sırasında karşısındaki tabloya bakarken, diğeri pencereden dışarıyı görebiliyormuş. E, böyle olunca ne oluyor? Atıyorum, biri tablodaki genç kıza "güzel" derken, öbürü sokaktan geçen koca memeli teyzeye "güzel" diyebiliyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Bana mantıklı geldi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Her insan farklı, aynı şartlara sahip olsalar bile...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Daha CD'lerin yurtdışından getirilip, eşe dosta "teknolojinin son harikası" diye tanıtılıp hava atıldığı dönemlerde, bundan 16-17 yıl önce, üniversitede bir hocamız sınıfa iki tarafı da pasparlak disket şeklinde birşey getirdi. Tahmin edileceği üzere, meşhuuur CD! Bizlere de, elimize küçük birer kağıtla kalem alıp, masanın ortasına koyduğu CD'nin etrafında daire olmamızı istedi. Ders, "Bireysel Farklılıklar". &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Sordu: Ona bakınca, üzerinde hangi şekli görüyorsunuz?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Cevaplar: &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Kırmızı-mavi halkalar &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Mor dalgalar&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Yeşil yuvarlaklar&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Pembe yıldızlar&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Sarı baklavalar&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Turuncu spiraller...............&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Sonuç: Bakılan şey aynı da olsa, her bir insanın bulunduğu yerden gördüğü farklıdır. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Bravo!!! &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Bunun temelinde de, ailenden öğretmenine, edindiğin arkadaşlardan okuduğun kitaba, yaşadığın çevreden yemek masasında oturduğun yere, hayatta yaşadığın yoksunluklardan annenizin kapıcınıza davranış tarzına, seçtiğin eşten yaptığın işe kadar pek çok etken bulunur, nokta.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;İnsanlar farklıymış.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Herkes senin gibi düşünmüyormuş, bu çok normalmiş.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Senden farklı düşünenler, senden daha iyi ya da daha kötü değilmiş.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Senden farklı düşünenleri anlayabilmek için, CD masasının etrafındakilerle arada bir faraza da olsa yer değiştirmek gerekiyormuş.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Bu yolculuk sırasında bulunduğun yerde gördüklerin seni mutlu etmediyse, oraya ait değilmişsin, olmaya da çalışmamalıymışsın, kendini kandırmamalıymışsın. Mesela, çok zenginmişsin gibi ya da çok derin bir sanat zevkin varmış gibi davranma, komik olurmuşsun. Ağıza afiyetle alınıp (bu senin kendini oraya ait olduğunu zannettiğin dönem), çiğnenip (bu senin sınandığın dönem) tükürülmekten (bu senin dışlandığın dönem) öteye gidemezmişsin.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Bu yolculuğa çıkmaya zahmet etmiyorsan, en azından onları kınamamayı veya onlara özenmemeyi bilmeliymişsin. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Bulunmayı istediğin yer, -iyi ya da kötü- farklı bir birikim gerektiriyormuş ve sen onları biriktirmeden zeplinle inemezmişsin. Çiğ görünürmüşsün. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Bulunmayı hiç istemediğin yer, -iyi ya da kötü- ancak orada bulunanın yaşadıklarını onların gözüyle sınadığında da kötüyse gerçekten bulunulmaması gereken bir yermiş... Orada hiç yaşayamazmışsın.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Bu yazıya da, şöyle bir final yakışırmış :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Kınadığın şey, birgün senin de başına geldiğinde ne yapacağını düşün. Bu durumda yapabileceğin en berbat şeyi düşün... Kınadığının yanında, aynı durumda yapmayı tasarladıkların çok asil kalıyorsa, içinden -ama sadece içinden- şunu söyle: İğrenç, iğrenç, iğrenç!!!!!!!!!&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114425633357271262?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114425633357271262/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114425633357271262' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114425633357271262'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114425633357271262'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/04/kiniyorum.html' title='KINIYORUM...'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114408747061762548</id><published>2006-04-03T21:04:00.000+03:00</published><updated>2006-04-03T21:04:38.493+03:00</updated><title type='text'>DELİRDİM</title><content type='html'>&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;İçimdeki bir ses, "önümüzdeki Pazar günü hayatında çok güzel şeyler olacak" diyor. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;Hayırdır inşallah!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;Bana gelirler bazen böyle...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;Hayatımda çok berbat şeyler olacağını da içimdeki ses haber vermişti. Haklı çıktı şerefsiz...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;Bu sefer de haklı çıkacak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;Ben obsesif miyim?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;Siz hiç hayatınızda, "52'lik desteden kupa as'ı keseceğim" deyip kestiniz mi? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;Şans mı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;Pekiii, kafanızdan, sadece blöf yapmak için uydurduğunuz, iki kişi arasındaki konuşmanın bire bir gerçekleştiğinin teyidini aldınız mı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;Şans?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;Rüyanızda, çok sevdiğiniz birinin aşık olduğu adamın evli olduğunu gördünüz ve bu doğru çıktı mı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;Büyyyük tesadüf...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;Seansım 50 YTL şekerim, beklerim...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;Çooook güzel şeyler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;Ama çoook güzel şeyler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;Çok çok güzel şeyler olacaaaaak!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114408747061762548?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114408747061762548/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114408747061762548' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114408747061762548'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114408747061762548'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/04/delirdim.html' title='DELİRDİM'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114400037180668396</id><published>2006-04-02T20:01:00.000+03:00</published><updated>2006-04-02T20:52:52.166+03:00</updated><title type='text'>YA BUGÜN SON GÜNSE?</title><content type='html'>&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;&lt;em&gt;"Gel&lt;/em&gt;  &lt;em&gt;de birbirimizin kadrini bilelim,&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;Çünkü ansızın öleceğiz, ayrılacağız birbirimizden."&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;                                                                 &lt;em&gt;MEVLANA&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;Mevlana'nın hangi sözü üzerinden düşünmeden geçilebilir ki? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;Bu sözü okuduğum andan itibaren etkisi altındayım. Ya bugün son günse?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;Kalbini kırdıklarımı düşündüm...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;Çok kişi tutmadılar. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;En çok annemin kalbini kırıyorum, herkes gibi... Anneler ne için?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;Bazen yeğenlerimin kalbini kırıyorum, o da yanlış davrandıklarında, doğruyu göstermek için. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;Doğruyu göstermenin başka yolları da var tabi ki, ama ben beceremiyorum. Sevdiklerimin yanlışlarına olabildiğince tahammülsüzüm. En zehirli sözler, en kırıcı kelimeler farketmeden çıkıyor berbat ağızımdan. (Sesi büzüşesice...)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;Ablamın kalbini kırıyorum, çok yemek yiyip hala şişmanlamakta olduğu için.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;Şunu farkettim: Ben çok sevdiğim insanların kalbini kırıyorum. Niyetim iyi, hatta çok iyi ve çok saf. Ama tarzım berbat, ham... Tutamıyorum kendimi, yardıma ihtiyacım var bu konuda... Onlar da alıştılar aslında. O kadar alıştılar ki, söyleme tarzımı değil, söylediklerimi ve niyetimi dikkate alıyorlar. Yani benim düzelmem gerekiyorken, onlar beni düzeltiyor...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;Ne yapayım, seviyorum sizi... Yanlış yapmanıza tahammül edemiyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;Başka da kimsenin kalbini kırmadım -sanırım-. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;Benim gözümde, bu tarzımla, kalbini kırmaya değer insan yok etrafımda...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;Ya benim kalbimi kıranlar? Onlar da çok değil... Kalbimi kırmaya çalışan çok, ama başaranlar tüm hayatım boyunca bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az... ('Hayatımın bir dakikasını bile üzüntüyle geçirmeme değecek insan mı, değil mi' ölçüsü üzerinden gitmeye başladığımdan beri)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;Ya bugün son günse?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;Affettim sizi... Niyetiniz kötü de olsa affettim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;Sizler, benim kalbimi kırabilmeye değer gördüğüm insanlarsınız... Demek ki hala yeriniz var kalbimde. Belki hacminiz değişti, o kadar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;Affettim sizi keratalar...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;Bir de küstüklerimi düşünüyorum... Düşününce buluyorum ki, ben kimseye küsmüyorum. Sadece artık o insanları hayatımın bir yerine yerleştiremediğim için, görüşmüyorum, bu kadar basit... Kavga yok, kalp kırma yok.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;Daha düşünecek çok şey var bu konuda.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;Ya bugün son günse?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;Pişmanlıklar, ayrılıklar, değenler, değmeyenler, unutulanlar, kırılmayı hakedenler, vefasızlık ettiklerim, farkında olmadan kalbini kırdıklarım ve hala farkına varamadıklarım...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;Kötüleri Allah'a, iyileri kalbime havale ediyorum...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114400037180668396?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114400037180668396/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114400037180668396' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114400037180668396'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114400037180668396'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/04/ya-bugn-son-gnse.html' title='YA BUGÜN SON GÜNSE?'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114396904183496271</id><published>2006-04-02T12:08:00.000+03:00</published><updated>2006-04-02T12:10:42.006+03:00</updated><title type='text'>NASUL EVLENİRUM?</title><content type='html'>&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Başka biruni severiken oninla nasul evlenirum, Asiye Apla?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Uçumize de yazik değil mu?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;*&lt;em&gt;Dün seyrettiğim dizide kız böyle diyordu dostuna...&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114396904183496271?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114396904183496271/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114396904183496271' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114396904183496271'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114396904183496271'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/04/nasul-evlenirum.html' title='NASUL EVLENİRUM?'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114382031639767019</id><published>2006-03-31T18:33:00.000+03:00</published><updated>2006-03-31T18:58:53.790+03:00</updated><title type='text'>YAVRULARIMIZI ŞİMDİDEN GELECEĞE HAZIRLAYALIM</title><content type='html'>&lt;span style="color:#99ff99;"&gt;Bugün uzun zamandır görmediğim bir arkadaşıma uğradım. Aslında pek görüşmek istemiyorum. İyidir, hoştur lakin biraz boştur. Merakını tatmin etmek uğruna canımı yaktığından bihaber, sorar da sorar saf saf, ben sormadan da anlatır herşeyi daha saf daha saf... Suuuuussss! Duymak istemiyoruuuum... Merak etmiyoruuuuum!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#99ff99;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#99ff99;"&gt;Çok şeker bir kızı var. 18 aylık zannedersem... Onu en son, ilk doğumgününde görmüştüm. Çok büyümüş.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#99ff99;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#99ff99;"&gt;Neyse, bahsedeceğim bu değil.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#99ff99;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#99ff99;"&gt;Bu şeker bebecikle oynarken, oyuncaklarının arasında bir bilgisayar müsveddesi gördüm! Evet, evet, 18 aylık bebeciğin oyuncaklarının içinde minyatür bir bilgisayar var! Annesi, mannesi beni hiç ilgilendirmez. Derhal hesap sordum. O almamış, doğumgününde hediye gelmiş... Bir sürü hediye dolduğu için kimin getirdiğini de hatırlamıyor...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#99ff99;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#99ff99;"&gt;Bu ne hırstır be? Bu ne zıvanadan çıkmadır? Küçücük bebeğe oyuncak bilgisayar almak neyin göstergesidir? Yavrumuzu şimdiden geleceğe hazırlamak mı demek oluyor bu? Alışsın görüntüsüne, tuşlarına filan... Bilmediği için mutsuz olmasın... (Daha doğrusu ana-babasını mutsuz etmesin) İleride de ilişkiyi sadece bilgisayar ekranlarında kuran, eğlenmeyi sadece bilgisayarla mümkün birşey sanan bilgisayar bağımlısı, sosyalleşememiş, mankafa çocuklardan olsun...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#99ff99;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#99ff99;"&gt;Bu zavallı çocuklar, daha da zavallı ana-babalarının hırslarının gölgesinde mutsuz mutsuz çocukçuluk oynayacaklar, izin verilirse... Bu oyuncağı üreten zihniyete de, bunu bir bebeğe hediye olarak verene de, onunla bebeğini oynatana da teessüflerimi bildiririm, umurlarındaysa...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#99ff99;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#99ff99;"&gt;Vallahi, biz sokak ortasında top koşturarak, bebeklerle oynayarak büyüdük... Ne zekamızdan birşey kaybettik, ne mutluluğumuzdan...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114382031639767019?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114382031639767019/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114382031639767019' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114382031639767019'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114382031639767019'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/03/yavrularimizi-imdiden-gelecee.html' title='YAVRULARIMIZI ŞİMDİDEN GELECEĞE HAZIRLAYALIM'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114372446951454131</id><published>2006-03-30T15:18:00.000+03:00</published><updated>2006-03-31T18:28:57.836+03:00</updated><title type='text'>KIRŞEHİR GÜNEŞİ</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;Hayatımda ilk kez göreceğim birşey... Büyülü birşey... Ürkütücü birşey... Yaşamak istediğim birşey...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;Yaşayacağım nihayet!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;İnsanları peşimden sürüklemek o kadar kolay olmadı. Hele Kırşehir'e ikna etmek, hiç! &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;Neden Kırşehir? Belki de günlerden birgün "haydin, toplanın Kırşehir'e gezmeye gidiyoruz" denebilecek bir yer değil. Belki de bunu görebilmek için gideceğim en yakın yer...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;Belediye sağolsun, çeşitli aktiviteler düzenlemiş. Şehir merkezindeki Caca Bey Cami'sinin bulunduğu meydanda davullu zurnalı bir kalabalık var. Halk oyunları ekipleri zıp zıp zıplıyor, yaramaz çocuklar ortada koşturuyor, meraklı teyzeler amcalar çekirdekleri eşliğinde yerlerini almış, okuldan kaçan liseli beyler bu panayır ortamında kızlara hoş görünme telaşında...duyan duymayan gelmiş. İstanbullusu, Ankaralısı, Hollandalısı, Almanı, kameralısı, dövmelisi, TÜBİTAK'ın internette yayımladığı güneş filtresini üşenmeden yapıp geleni... Gezinirken, gençten biri, arkadaşına şöyle diyor: "Bu ne la? Bütün enteller dolmuş..." Belediye görevlisi arada bir hoparlörle anons yapıyor: "Lütfen efendim, bu şekilde itişmeyelim!!!"&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;Biz meydanı öylece bırakıp, tepedeki parka çıktık. İyi de yaptık...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;Arada bir bizi uzaylı gibi gösteren komik gözlüklerimizle güneşe bakıyoruz. Ucundan azıcık gitmiş... Daha 1 saate yakın var... Bu tepe çok mu rüzgarlı, yoksa güneş "ben tutuluyoruuuum" diye mesaj mı veriyor? Rüzgar gittikçe şiddetleniyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;Yemekler yeniyor, gülüşülüyor derken garip bir gölgenin varla yok arası, hissettirmeden ortalığı karartmaya başladığını farkediyoruz... 10 dakikaya yakın bir zaman var...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;İnsanlarla ilişkimi kestiğim anlar başlıyor. Herkesi uyardım. Bundan sonraki 15 dakika beni yok bilin... "Ay ay gördün mü, ne hoş gibi boş şeyler söylemeyin. Hayatımda sadece 1 kez yaşayıp görebileceğim bir şeyin tadını kendimle başbaşa çıkarmak istiyorum..."&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;Komik gözlüklerimi taktım. Güzelce çimenlere yattım. Üşüyorum, hem de çok... Dua etmeye başladım. Bildiğim bütün duaları okudum. Sevdiğim herkes için dua ettim. Eğer öyle birşey varsa, bu olağanüstü olayın sevdiğim herkese şans getirmesini diledim.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;Ve o an... Birkaç saniye içinde gece oldu! Hayatımda böyle olağanüstü birşey görmedim... Ortalıkta rüzgarın sesinden başka ses dolaşmıyor... Yemin ederim, bu güzel bahar gününde kuş sesi bile çıkmıyor.Herkesin tüyleri diken diken, eminim. Duaya devam... İster istemez ayağa kalktım, etrafa bakıyorum. Olmaz böyle şey, olmaz!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;O sırada, dua ederken unuttuğum birşeyi farkettim... "Güzel Allah'ım, hayatta her şeyi yerli yerine koyuyorsun, sana teşekkür ederim!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;Güneş'in sadece birkaç dakika için gündüz vakti ortadan kaybolması... Karanlık, soğuk, kasvetli... Birkaç dakika için yaşanılası, ömre bedel bir deneyim.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;Doğada herşey o kadar yerli yerinde, o kadar dengede ki. Güneş de yeteri kadar uzak. Yaşabilmemiz için zamanı gelince yeterince soğuk, zamanı gelince yeterince sıcak... Yeterince gündüz, yeterince gece... Herşey ince ince işlenmiş, müdahele edilememecesine...&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ffcc33;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;Bu olağanüstü düzeni bozmaya kimsenin gücü yetemez... &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;İyi ki varsın Güneş... Bir daha asla zamansız kaybolma...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114372446951454131?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114372446951454131/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114372446951454131' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114372446951454131'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114372446951454131'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/03/kirehir-gnei.html' title='KIRŞEHİR GÜNEŞİ'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114356920130713008</id><published>2006-03-28T20:27:00.000+03:00</published><updated>2006-03-31T18:10:01.500+03:00</updated><title type='text'>HAYATIMA NASIL GİRDİ? VOL.2</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;&lt;strong&gt;HAYATIMA NASIL GİRDİ? VOL.2&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Onu üç küsur yıl kadar önce tanıdım. Bir Pazar günü... Leonardo* ile yine kavga etmiştik. Ben çatıdaki odaya çıkmıştım. Son zamanlarda sıkça yaptığım şeyi yine yapacaktım. Neredeyse vazo kadar bir kupa dolusu bol sütlü kahve, sigara ve telefonumun eşlik edeceği, boşluğa bakarak aptal aptal düşünme**, ağlama, yine düşünme, yine ağlama, kendine kızma, kendini toparlama, mağrur bir şekilde aşağıya inip hiçbir şey olmamış, hiç ağlamamış gibi davranmaya çalışma, kendini zorlama, rol yapamama, suratımdan düşen parçaların fazla gürültülü olması, kaçmak istemek, koşarak nereye kadar gidebileceğini düşünmek, ablana ya da annene gitme isteği ama onların beni bu halde görmesine izin vermemek, hayatta hiç tarzın olmadığı için (gururlanarak söylemiyorum, hiç iyi bir şey değil) bir dostuna gidip ağlayamamak, belki de dostun olmadığını düşündüğün için kimseye açık vermemek düşüncesi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son zamanlarda tipik bir hafta sonu rutini olmuştu bu yaşadıklarım... Şimdi düşünüyorum da, akıttığım tek bir göz yaşına değmezmiş... Yoğun baskıdan, olan bitene anlam verememekten kaynaklanan şaşkınlık, mutsuzluk, yakıştıramamak, konduramamak, kendini değersiz hissetmek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçim buz gibi oldu... Ben ciddi ciddi depresyon geçirmişim... Hatırlamak istemediğim günler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdayım... Kahvemi yarılamış, ağlamaktan yeterince yorgun düşmüştüm. Kapının çaldığını duydum. Telaşlandım, çünkü kimsenin beni öyle görmesini istemiyordum. "Umarım aşağıdaki, evde olmadığımı söyler, her kim geldiyse" diye geçirdim içimden. Bir hareket, bir telaş başladı evin içinde... Konuşmalar, gülüşmeler... Bir-iki dakika sonra cep telefonumda bir mesaj: "Köpek geldi" Leonardo'dan... Ne? Ne köpeği? Bize mi geldi? Kimin köpeği? Ben köpek sever miyim? Hiç düşünmedim. Nasıl birşey? Bazıları beni çok korkutur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tahta merdivenlerimiz gıcırdamaya başladı... Ben aşağı iniyorum, o yukarı çıkıyor. Ortada buluştuk... Büyükçe, muhteşem renkli, çok sevimli, aşırı hareketli fik fik bir canavar... Fik fik, çünkü yaptığı tek şey her yerimi koklamak. Kuyruk sürekli hareket halinde. Popoyla birlikte sallanıyor. Çok sevimli, çooook!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir anda yüzüm güldü... Yere oturdum, sevmeye başladım. Ürküyorum ama hoşuma da gidiyor. Hayatta köpek okşamışlığım yok...mu? Var. Monster. Bundan 20 yıl öncesi, yıllarca gittiğimiz Gölbaşı'nda bir restoranın bahçesindeki Monster. Bir kurt. Hem de ne kurt. Baba gibi. Onu elimle beslerdim, o da patilerini omuzlarıma koyup benim yarım kadar daha yüksekliğe ulaşarak eğilip yüzümü yalar, teşekkür ederdi. Yıllarca bizimkiler için oraya gitmenin adı "Chez le Belge'de yemek yemek", benim içinse "Monster'a gitmek" oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neydi? Misafir köpeciği okşamaya başlamıştım. Leonardo da yukarı çıktı. Birkaç saat önce yaşadığım herşeyi unutmuştum. "Kalsın mı?" dedi, "Kalsın" dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10 aylıktı. Daha önceki sahibi (şu "sahip" lafından hoşlanmıyorum) bekar bir doktor kızcağız. İyi birine benziyor ama biraz dağınık. Bakamamış Bilbo'ya. Önceki adı Bilbo'ydu bizimkinin. Sonra bir gecelik bir mesai sonucu güzel bir isim koydum oğluma.&lt;br /&gt;Geçtik salona, gelenlere "hoşgeldin" dedim, kızla helalleştik, Leonardo ona yemek, yemek kabı, tasma, oyuncak almaya gitti. Kaldık mı başbaşa?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fik fik dolaşıyor etrafta. Evde burnunu sokabildiği her yeri kokladı. Biraz hiperaktif galiba... Doktora mı götürsek ne? Hani şu, sadece çocuk olduğu için yerinde duramayan yavruları bir koşu psikiyatra götüren ilgili!!! ana-babalar gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutfağa giriyor! Girmesin. Ben sevmem öyle mutfakta tüylü yaratık. Laf da dinlemiyor ki... N'apacağız, bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapı çaldı, Leonardo geldi. Kapı çaldı, Leonardo'nun haber verdiği arkadaşlarımız geldi. Ne o, artık köpeğimiz var. Leonardo'nun kafasındaki tabloya cuk diye oturan bir figür daha. "Bahçeli ev ve köpek" Ama bilmiyor ki şekil olsun diye evimize gelen bu tüylü sevimli şey, onun kafasındaki mutluluk tablosunda olması gerektiği gibi sabit durmuyor... Çişi var, kakası var, otur-kalk'ı var, gel-git'i var, dur-koş'u var, uykusuzluk var, yorgunluk var, emek var, ilgi var, özveri var... Onunla mutlu ve sorunsuz yaşamak istiyorsan, en başta emek vereceksin. (Her ilişkide öyle değil mi zaten?) Klişe: "Kötü köpek yoktur, köpeğin kötü sahibi vardır." Doğru, çok doğru... Şimdi karar verme zamanı. İyi bir sahip olacak mıyım, yoksa onun daha iyi bir sahibe mi emanet edeyim... Sorumluluk duygusu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalışmıyorum o zamanlar. Rahatım yani. (Bir de bana sor) Oğlumla ilgilenecek bol bol zaman var.&lt;br /&gt;İlk üç ayımız, oğlumdan nefret etmek ve sonra da böyle hissettiğim için üzülmekle geçti. Onun ne suçu var ki?&lt;br /&gt;Üç ayımız neredeyse her sabah, o sabahki sürprizin evin hangi köşesinde konuşlandığını aramak, bulmak, eldivenleri giyip, halı şampuanını suya katıp neredeyse ağlayarak halı silmekle geçti. Leonardo'nun tek derdi ise, zıvanadan çıkıp oğlumu evden göndermek isteyebileceğim idi. E, ne duruyorsun o zaman, iki el atsana... Tek bildiğin canın istediği zaman onu dışarı çıkarıp "koş oğlum, tut oğlum" diyerek top oynatmak. Sorsana benim oğlum topu atınca getirmeyi nereden öğrendi? Aylarca emek verdim, elimden gelen her şeyi sabırla öğrettim ona. Kitaplar okudum, köpek sahipleriyle arkadaş oldum... Bazıları hala iyi arkadaşım... Köpek sahibi olmanın böyle güzellikleri de var... En azından 'oğluna' ya da 'kızına' birşey olduğunda hüngür hüngür ağlamanı anlıyorlar... Onunla insan gibi konuştuğunda içlerinden "deli galiba, köpeğe adam gibi laf anlatıyor" demiyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Evet, çok emek verdim oğluma... O ne yaptı? Yaptığı aynen şuna benzedi:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Özene bezene ellerinle innncecik hamurlar açıp, cevizini fıstığını milim milim döşeyip, ince ince oklavaya sardığın, oklavayı hızla aradan sıyırıp hamuru büzdüre büzdüre tepsiye döşediğin ve tepsi dolana kadar aynı özenle aynı işlemi defalarca yaptığın , yağını tam kıvam döküp, ısısını tam ayar bulup sabırla pişmesini beklediğin, tam kıvam şerbetini soğuk soğuk üstüne döktüğün muhteşem 'sarığı burma'nın sadece kokusunu alıyorsun, tatması ona kalıyor... Üstelik ne eline sağlık, ne teşekkür... Afiyet olsun şekerim, ben ne yaptım ki?..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Boşveeeer!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Canım oğlum,&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Bana ilk aylarımızda yaşattığım tüm yorgunluklar, sana verdiğim tüm emekler, ellerimdeki her bir nasır ve hasar, -sokakta yürürken çekiştirdiğin için- kollarımda hissettiğim her bir ağrı, senin için attığım her bir adım, hepsi sana helal olsun... Bana verdiğin keyifin, huzurun ve sevginin yanında bunlar ne ki? Elimden gelse sana çok daha fazla emek verir, çok daha fazla vakit harcardım... Sen de bana çok şey öğrettin.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Belki birgün onları da anlatırım.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Ben de seni köpekler gibi seviyorum...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;*Leonardo: Eski kocam&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;**Düşündüğüm şey: "Neden bunları yaşıyorum?"&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Cevabını -geç de olsa buldum ve kabullendim: Beni sevmiyor, bu kadar basit!... &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114356920130713008?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114356920130713008/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114356920130713008' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114356920130713008'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114356920130713008'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/03/hayatima-nasil-girdi-vol2.html' title='HAYATIMA NASIL GİRDİ? VOL.2'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114348703906457235</id><published>2006-03-27T21:44:00.000+03:00</published><updated>2006-03-31T18:12:25.816+03:00</updated><title type='text'>A..A!... KÜSTAH ŞEY!!!</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;&lt;strong&gt;A...A!... KÜSTAH ŞEY!!!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Geçtiğimiz Cuma akşamı, hani "eve gidip kendimi yatağa atacağım" dedirten bir yorgunlukta ve üstüne üstlük boynum tutuk, acı çekerek gerçekleştirdiğim eve dönüş yolum, dolmuşun bizim durağa gelmesiyle son buldu...&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Boşluğa baka baka dolmuştan indim, iki adım attım atmadım, sırıtan bir kas yığınının bana doğru gülerek geldiğini gördüm... "Bana mı geliyor?" gibi bir şüpheyle sağıma soluma bakmama gerek bile yoktu (zaten bakamazdım, boynum yüzünden çevreyi tarama açım %90 azalmıştı) çünkü adam çok netti, bana geliyordu sırıtarak! Haliyle, durup onu bekledim. Ya birine benzetti, ya da birşey soracak...&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Olay bundan sonra İngilizce konuşmaya çalışan bir İspanyol ile İngilizce konuşmaya çalışan bir Türk'ün diyaloğuna dönüştü... &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Mr.Muscle&lt;/em&gt;: Neden bana öyle dikkatli bakıyordun?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Şaşkın ben&lt;/em&gt;: Ne? Anlamadım...&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Mr.Muscle&lt;/em&gt;: Dedim ki, bana neden öyle dikkatli bakıyordun?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Daha şaşkın ben&lt;/em&gt;: Sen bana baktığın için bakıyordum sana. Tanıdık biri zannettim.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Mr. Muscle&lt;/em&gt;: Adın ne?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Biraz kızmış ben&lt;/em&gt;: Seninki ne?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Mr.Muscle&lt;/em&gt;: Hakan&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Şüpheli ben&lt;/em&gt;: Hakan mı? (Eğer bu kas yığını Türk de benimle İngilizce konuşuyorsa, onu boğazlayacağım, deli mi ne?)&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Mr.Muscle&lt;/em&gt;: Akan. A-K-A-N&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Rahatlamış ben&lt;/em&gt;: Ha, anladım. Benimki de bilmem ne.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;(Tokalaştık... Fena halde rahatsızım.. Kim bu be, durup dururken...)&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Mr.Muscle&lt;/em&gt;: Nerede oturuyorsun?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Saf ben&lt;/em&gt;: (Elimle bizim evin oraları gösterdim) Şurada... Ya sen? (Kaşlarımı çattım bunu sorarken, sen sorarsın da ben soramaz mıyım havası vermeye çalışıyorum aklım sıra...)&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Mr.Muscle&lt;/em&gt;: Şurada, ikinci ev... (Oldu, ev müsait mi?)&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Meraklı ben&lt;/em&gt;: Nerelisin?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Mr.Muscle&lt;/em&gt;: Biraz İspanyol, biraz İtalyan.. Daha çok İspanyol...&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Sıkılmış ve kızmış ben&lt;/em&gt;: (İyi, n'apayım?Niye sorduysam...) Gitmem lazım...&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Mr.Muscle&lt;/em&gt;: Görüşeceğiz... (Eve misafirliğe gelecek herhalde)&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Eve kadar şaşkın şaşkın yürüdüm... Kim bu yaa? Görebildiğim kadarıyla tişörtü kaslardan yırtıldı yırtılacak... Hiç sevmem. Ben sevmem de seven çok herhalde ki, adam boşluğa bakan bakışlarımı yüzüne alınıp, alınmakla kalmayıp bir de yanıma gelerek hesap soracak kadar özgüven sahibi olmuş... Beğenip de baksam, vallahi itiraf edeceğim... Sırtında da spor çanta vardı. Bizim spor salonuna gidiyormuş meğersem... Kaldıramayacağım ikinci bir özgüven ve kas bombardımanını... &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Küstah şey... Sana mı kaldım?..&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114348703906457235?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114348703906457235/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114348703906457235' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114348703906457235'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114348703906457235'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/03/aa-kstah-ey.html' title='A..A!... KÜSTAH ŞEY!!!'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-24078025.post-114339533979993584</id><published>2006-03-26T20:17:00.000+03:00</published><updated>2006-04-02T19:59:41.246+03:00</updated><title type='text'>SEVERİM... MIX</title><content type='html'>&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;strong&gt;SEVERİM... (mix)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;ol&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Kendimi severim. Kendimin bu hale gelmesinde büyük payı olan ailemi severim... (Tabula Rosa)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Akşamları ışıklar kesilince mum ışığında anlatılan anıları severim. Işıklar geldiğinde bozulurum.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Denizde (asla havuzda değil... havuza girmem. Deniz varken havuza girene illet olurum) vakit geçirip bitap düştükten sonra kurulanmadan yaktığım sigarayı severim.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;İçim geçmiş, üstüm başımla -muhtemelen- televizyon karşısında şekerleme yaparken üzerime örtülen sıcak battaniyeyi severim.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Ata, ağa, eş, evlat gibi değerleri el üstünde tutanları severim.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Büyük şehirde yaşamalarına rağmen değerlerini unutmayan, hala her bayramda yöresel yemeklerini yapan, tatillerinin bir kısmını bile olsa köylerinde geçiren aileleri severim.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Açık havada yürümesini severim. Hele bir de iğdeler kokmaya başladıysa...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Güzel kokan insanları severim.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Güzel bakan insanları severim.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Kurabiyeden kazağa, boncuktan telkırmaya, el emeğiyle yapılan her işi sever, sevmenin ötesinde büyük saygı duyarım.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Kışın işten çıkıp trafik, soğuk, yorgunluk, gürültü derken bitkin düşen bedenimi evime attığım o anı severim.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Sevdiklerimi koklayarak öpmeyi severim, dokunmayı, kucaklamayı severim.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Yeni aldığım bir CD'nin jelatinini heyecanla açıp, player'a taktığım o anı severim.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Arabayla yolculuk etmeyi severim. Kimsenin akın etmediği keşfedilmemiş yerlerde, "çaylar bizden" diyen insanların, sanki evlerinde misafir kabul edermişcesine servis yaptığı yerlerde mola vermeyi severim.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Kimseyi umursamadan istediği gibi yaşayan, kendini kabul ettirmek için debelenmeyen, bu arada da bunları yaşarken -en önemlisi- kimsenin canını yakmayan insanları severim.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Güleryüzlü insanları severim.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Köylü çocukları -daha da çok- severim.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Evime davet ettiğim insanları severim. Sevmediğim kimseyi evime davet etmem. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Bilmediği konular üzerinde konuşmayan, "bilmiyorum" demeyi bilen insanları severim.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;İçine portakal tadı katılmış çikolata severim.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Lafı dolandırmadan, ima etmeden derdini anlatan insanları severim. İma edenlerin "ima"larını anlamamazlıktan gelerek eğlenmesini severim.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Yazları akşam olduğunda, herkesin süslenmek üzere odalarına tıkıldıkları saatlerde kumsalda kalıp, mümkünse soğuk bir beyaz şarap içerek güneşi batırmayı severim.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Gülmeden, yüz ifadesini bozmadan espri yapabilen zeki insanları severim.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Hayata bağlı, buruşuk dudaklarına hala ruj süren yaşlı teyzeleri severim.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Çocuklar oyun oynarken gizli gizli seyretmeyi severim. O ne hayal gücüdür öyle...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Köpekleri ve bütün hayvanları sevenleri severim.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Ne istediğini bilen ve ona nihayet sahip olandan çok, elde ettiğine sahip çıkmasını bileni severim.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Kadınlığın sadece asaletinden, zerafetinden ve duyarlılığından faydalanmasını bilen akıllı kadınları severim.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Yılışık kadınların bilindik yılışık oyunlarına kanmayan akıllı erkekleri severim.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Düzgün el yazısı olan, imla kurallarını atlamadan yazı yazan insanları severim.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;Sevdiklerine el emeğiyle yaptıkları hediyeleri verenleri, ondan da çok, bu hediyeleri el üstünde tutanları severim.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;İncelikleri olan, sağduyulu insanları severim.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#99ffff;"&gt;-devam edecek...-&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/24078025-114339533979993584?l=buyukyurek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://buyukyurek.blogspot.com/feeds/114339533979993584/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=24078025&amp;postID=114339533979993584' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114339533979993584'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/24078025/posts/default/114339533979993584'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://buyukyurek.blogspot.com/2006/03/severim-mix.html' title='SEVERİM... MIX'/><author><name>KOKO</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04125867035643142228</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
